DOLAR 6,1238
EURO 6,8412
ALTIN 250,7
BIST 83.675
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Çok Bulutlu

10 Ekim 3 yıl oldu: İhbarlardan biri değerlendirilse katliam engellenecekti

10.10.2018
A+
A-

10 Ekim 2015 yılında düzenlenen barış, demokrasi ve emek mitinginde IŞİD’in gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısında 103 insan hayatını kaybetti, yüzlerce insan da yaralandı. Onlardan biri de 44 yaşındaki Gökhan Yaralı. Katliamdan yaralı olarak kurtulan Gökhan, artık yüzde 94 engelli ve bir bacağı yok, protezle hayatına devam ediyor.

O da alanda bulunan herkes gibi mitingin başlamasını bekliyordu. “Beklediğim yerde katliamın en küçük kurbanı olan Veysel Atılgan’ın hemen hemen yanıydı” diye anlatıyor o dakikaları. Hayatını kaybeden küçük Veysel’in babası Gökhan’ın mesai arkadaşıymış.

HAYATIMIN BÜYÜK BİR ZAMANI TEDAVİLERLE GEÇİYOR

Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’a konuşan Yaralı, “Büyük bir zamanım tedavilerle geçiyor. Çeşitli tedavi merkezlerinde tedavim devam ediyor” diyor.Sen Yaralı, ağrılarının şiddetli olduğundan şikayet ediyor: “Yüzde 94 engelliyim. Bir bacağım yok, protezle yaşıyorum. Kulağımda çınlama problemi ve sürekli bir ağrı var. Ağrılarımı hissetmemek için çok ağır bir ilaç kullanıyorum. Kopan bacağımın ağrıları çok şiddetli ve kulağımın çınlaması beni sürekli rahatsız ediyor. Ameliyat oldum bir kez daha olmam gerekiyor.”

KAMU GÖREVLİLERİNİN HİÇ Mİ SUÇU YOK?

Katliamdan sonra çalıştığı kurum Yaralı’ya sahip çıkmış, emekli olmamış halen çalışmaya devam ediyor. Sözü katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine getiriyor Gökhan ve soruyor: “Bu katliamda hiç mi kamu görevlilerinin suçu yok?” Mahkemede yargılanan sanıkların ifadelerine değinen Yaralı, onların ‘Biz Suriye’ye gidip geliyorduk. İHH aracılığıyla geçiyoruz diyorlar’ sözlerini hatırlatarak “Buna göz yuman kamu görevlileri yok mu? Sınırı geçtiklerine göre muhakkak var. Arama noktalarından geçen arabalar var. Antep’e geçen bombalar var. O bombalar Ankara’ya getirildi. Bunlarda kamu görevlilerinin sorumluluğu yok mu?” diye sormaya devam ediyor.

EMNİYET İHBARLARDAN BİRİNİ DEĞERLENDİRMİŞ OLSAYDI BU KATLİAM YAŞANMAYACAKTI

Emniyetin katliamdaki rolüne dikkat çekiyor ve katliam günü değerlendirilmeye alınmayan ihbara sözü getirerek “Emniyet ‘evet bu konuda bize ihbar geldi. Birimlerimizi bilgilendirdik ama halkı bilgilendirmedik’ dedi. Bunu söylemek bile tek başına suç değil mi? ‘Bize böyle çok ihbar geliyor o yüzden halka bilgi vermedik’ ifadeleri var. Bu ihbarlardan birini değerlendirmiş ve bilgi vermiş olsaydınız insanlar ölmeyecekti” sözleriyle büyük ihmale vurgu yapıyor.

SORUMLULUĞU BULUNAN KAMU GÖREVLİLERİ CEZALANDIRILMALI

“Bundan sonra böyle katliam yaşanmaması için sorumluluğu bulunan kamu görevlileri de cezalandırılmalı” diyen Gökhan, “Suruçtaki o kamu görevlileri cezalandırılmış olsaydı Ankara Gar katliamı yaşanmayacaktı, insanlar ölmeyecekti” sözleriyle yaşananlar arasında bir bağlantı olduğunu söylüyor.

ARKADAŞLARIMIZIN ÖLDÜĞÜ YERDE BİLE ANITIMIZ YOK

Gökhan mitinge neden gittiğini “Ben ve benim gibi oraya gelenler demokrasi barış ve emek adına oraya gelmişti. Bugün olsa yine giderim. Barış çocuklarımıza verdiğimiz bir isim. Emekten yüce değer var mı? diyenler bizleriz. Bugün olsa yine sokağa çıkarım” sözleriyle açıklıyor. Yalnız kaldıklarının altını çizen Yaralı sözlerini şu cümlelerle tamamlıyor:

Mesele sokağa çıkmakta değil, vurulduğumuz yerde kaldık. Acılarımızla yaşıyoruz. Arkadaşlarımızın öldüğü yerde bile bir anıtımız yok. Alelacele Meclisten geçirilen bir anıt kararı var. Sadece arkadaşlarımızın koyduğu bir anıt var. 103 ölü, 550 yaralı vardı. İnsanların kanları birbirine karıştı. O günden sonra yaşamıyoruz. Ben yüzde 94 engelli biri olarak yaşayamıyorum. Ben Ankara’nın o sokağından yolundan geçemiyorum üzerinden arabalar geçiyor. Acımızla baş başa kaldık, yalnızlaştık. Birçok insan 10 Ekim’de ne olduğunu hatırlamıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.