DOLAR 8,1295
EURO 9,7089
ALTIN 455,83
BIST 1.378
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Çok Bulutlu
İstanbul
16°C
Çok Bulutlu
Çar 20°C
Per 13°C
Cum 14°C
Cts 15°C

10 Ekim davası: Eşi dışındaki sanıkları tanımadı!

19.03.2021
A+
A-
ANKARA – 10 Ekim Katliamı davasından firari sanıklar ile insanlığa karşı suçtan yargılanan Erman Ekici’ye açılan davanın 10’uncu duruşması başladı. Mahkeme başkanının önceki duruşmadaki keyfi tavrına karşı Türkiye’nin dört bir tarafından gelen kişiler 2 duruşma salonunu doldurdu.
 
Ankara Garı’nda 10 Ekim 2015’te DAİŞ’in bombalı saldırısı sonucu gerçekleştirilen katliama ilişkin firari sanıklar ve insanlığa karşı suçtan yargılanan sanık Erman Ekici’ye açılan davanın 10’uncu duruşması başladı.
 
Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya avukatlar ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan’ın yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından gelen 10 Ekim aileleri, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Sanık Erman Ekici ise duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandığı.
 
MAHKEME BAŞKANI TEHDİTLE SÖZE BAŞLATTI
 
Katılımın yoğunluğundan kaynaklı iki duruşma salonu açıldı. Her iki salonun izleyicilerle dolduğu duruşma, kimlik tespitinin ardından başladı. Duruşmaya yarım saat geç gelen mahkeme başkanının ilk sözü, “Kimse söz almadan konuşmasın. Tanık dinlenirken kimse araya girmesin. Araya giren birilerini tespit etmemiz durumunda bundan sonraki celselere alınmayacak” oldu. Bir önceki duruşmada, “Adalet istiyoruz” diyen müştekiyi salondan çıkarmaya çalışan mahkeme başkanı, ardından duruşmayı keyfi bir şekilde ertelemişti.
 
‘MAĞDURLARIN KORUNMASI ÖNCELİKLİDİR’
 
Söz alan 10 Ekim Ankara Katliamı Avukat Komisyonu’ndan Avukat Senem Doğanoğlu, “Söz almadan konuşanları duruşmadan çıkaracağınız ve bir daha almayacağınızı söylediniz. Bu usulen mümkün değil. Bu dosyada insanlığa karşı suçtan yargılama yapılıyor. Bu nedenle diğer dosyalarda farklı. Suçun mağdurlarının korunması önceliklidir. Tanığın sorgusunun kesintisiz olması bizim için önemli. Sanık vekili tarafından engellendi. ‘Çıkaracağım’ şeklindeki ikazınız uyarı olabilir. Ama AİHM’in bu konuda içtihatları var. Sizin başta söyledikleriniz, mahkemeye erişim hakkını engelleyecek bir açıklama” dedi.
 
10 EKİM BARIŞ DERNEĞİ’NDEN KATILIM TALEBİ
 
Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin de “Barolar olarak, insanlığa karşı işlenmiş bu dosya ve benzer dosyalarda burada olacağız. Talebimiz bundan sonrada yargılamanın bağımsız yürümesi ve sizler açısından da hiçbir şüpheye yer vermemesi yönündedir” dedi. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin kapatılması üzerine 10 Ekim Barış Derneğini kurduklarını belirten dernek başkanı Avukat Mehtap Sakinci, dernek olarak katılma talebinde bulundu.
 
Sanık avukatı ise katılma talebinin reddedilmesini, “duruşmanın düzenin bozulması” durumunda salonun boşaltılmasını istedi.
 
EŞİ DIŞINDA HİÇBİR SANIĞI TANIMADI!
 
Ardından bir önceki duruşma ifadeleri yarıda kalan Muhammet Zana Alkan’ın eşi Büşra Şahin tanık olarak dinlendi. Dava avukatlarından Eylem Sarıoğlu’nun beyanlarıyla sorguya geçildi. Sarıoğlu, tanık Şahin’e tabletten sanıkların fotoğraflarını gösterdi. Şahin, kendisine gösterilen kişilerden sadece eşi Alkan’ı tanıdığını diğer hiçbirini tanımadığını iddia etti. Sarıoğlu’nun “Alkan’ın çalıştığı kişileri hatırlıyor musun?” sorusuna Şahin, “Hayır Araplarla çalışıyordu. En önde savaşanların grubundaydı. Alkan’ın savaşmayı kendi talep etiğini biliyorum” dedi. Sarıoğlu’nun “Yerleşimleri kim belirliyordu” sorusuna Şahin, “Ben eniştem ablam aynı evde oturuyorduk. Onlar nerede kalacağımızı buluyordu. Tam olarak bilmiyorum” şeklinde yanıtladı. Sarıoğlu’nun “Roj kampından hatırladığın kimse var mı?” sorusunda Şahin, “Hayır tam hatırlamıyorum. İsim olarak bilmiyordum. Biz normalde hapisteydik. PKK’nin hapsinde 9 ay kaldık” yanıtını verdi. Sarıoğlu’nun kendisine Roj kampında bulunan olası kişilerin ismini sordu. Şahin, hiçbirini tanımadığını ya da hatırlamadığını ileri sürdü.
 
YARGILAMADAKİ EKSİKLERİ SIRALANDI
 
Tanık ifadesinin ardından 10 Ekim Ankara Katliamı Avukat Komisyonu’ndan avukatlar, değişen mahkeme heyetine katliamın nasıl örgütlendiğine, 5 buçuk yıldır süren soruşturma kapsamında yaşananlara ilişkin bilgi verdi. İlk olarak söz alan avukat İlke Işık, “10 Mart’ta da duruşmaya devam edebilseydik, adalet dediğimiz şeyin ne olduğunu anlatacaktık. Bu duruşmada yapamadığımız talepleri şimdi yapmamız gerekiyor. 5 buçuk süren bir dosyanın yargılaması yapılıyor” dedi. 
Işık, 10 Ekim 2015 ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “Bugün buradaki herkes o katliamın tanığı aynı zamanda. Bu katliamın tüm yönleriyle soruşturulmasını istiyoruz. Savcılık doğru düzgün inceleme yapmadılar, bizlerin destek ve çabalarına izin vermediler. Canlı bombalardan birinin hala kimliğini tespit etmediler. Yunus Emre Alagöz birinci canlı bombacı. Her şey o kadar beliydi ki bu canlı bombacıların mitinge gelebileceği bile biliniyordu. Yargıtay incelemesi devam ediyor 19 sanığa ceza verildi. Antep’te örgütlendi bu katliam.” 10 Ekim öncesi yaşanan katliamları da aktaran Işık, ardından savcılık soruşturması ve yargılama sürecinden bugüne kadar süren eksikleri tek tek saydı.
 
‘ZİNCİRLEME SORUMLULUK VAR’
 
Firari sanıklar yönünden yargılamanın boş sanık sıralarıyla devam ettiğini vurgulayan Işık, “Nerede olduklarına dair hiçbir şey yapılmadı. 5 yıldır yaptığımız tüm talepler sorumluların yargılanmasıyla ilgili. Yıllardır bu ülkede bir İŞİD örgütlenmesi var ama en kötüsü kimse bunlar hakkında hiçbir şey yapmamış. Bu sanıkların emniyet müdürleri tarafından kim oldukları biliniyor. Yıllarca takip edilmişler. Kurdukları dernekler biliniyor. Genç Ensar Derneği en bariz örneği. Bu dernek hakkında soruşturma var ama kimse dokunmuyor. Yunus Durmaz’ın kendisini öldürdüğü söyleniyor. Katliamı gerçekten kimin planladığını da soruşturmamız gerekiyor. Bu katliamı aydınlatmadan ‘elimizde bunlar var’ diyerek geçebileceğimiz bir şey değil. Ankara Emniyeti görevini yapmadı. Bu İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı soruşturmada da ortaya çıktı. Zincirleme bir sorumluluk var. Bunlar için taleplerde bulunmak zorundayız” ifadesinde bulundu.
 
SANIKLARIN ÖRGÜTSEL POZİSYONLARI
 
Avukat Eylem Sarıoğlu da dosya kapsamında sanıkların örgütsel pozisyonuna dair bilgileri paylaştı. Heyetin değişmesinden dolayı tekrardan anlatmak zorunda olduklarını belirten Sarıoğlu, “Katliamın ortaya çıkan kayıp klasörleri, katliam emrin veren kişinin dosyada sanık dahi yapılmayan Ebu Zeynep olduğunu gösteriyor. Firari sanık İlhami Balı ise İŞİD’in Türkiye emiri olarak nitelendiriliyor. Oysa bu belgelerden sadece emir olduğu anlaşılıyor. Bu sanıklara ilişkin taleplerimiz olacak bu nedenle bu sanıkları size anlatmak istiyoruz. Ve bu sanıkların neden sadece üyelikten yargılanmamalı gerektiğini anlamanızı istiyoruz” dedi. 
 
MAHKEME BAŞKANINDAN GÜLDÜREN SORU
 
Sarıoğlu’nun Suriye’deki kamplarda oldukları emniyet tarafından tespit edilen firari sanıkların hala Türkiye’ye teslim edilmediğini söylemesi üzerine mahkeme başkanının “Onlar neden teslim etmiyor” sorusu gülüşmelere neden oldu. Sarıoğlu, “Biz de bunu talep ediyoruz zaten” dedi. Sarıoğlu, “Sanıkların eşleri olan kadınların da dinlenmesini istiyoruz. Hem iki gün sonra serbest bırakılmaları, hem de yeni acıların yaşanmaması için daha etkili bir arama mekanizmasıyla firari sanıkların ve kamplarda bulunan sanıkların getirilmesi yönündeki taleplerimizin yerine getirilmesini istiyoruz” talebinde bulundu.
 
Avukatların konuşmasının ardından duruşmaya ara verildi.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.