DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Sisli

105 yıl öncesinin tekrarı yaşanıyor

23.04.2020
A+
A-
KOBANÊ – Üzerinden 105 yıl geçen Ermeni Soykırımı’nda ailesi sürgün edilen Fırat Bölgesi Eşbaşkanı Lemis Abdullah, “Soykırım, Suriye’de DAİŞ kılığında devam etti. DAİŞ yenilgiye uğrayınca Türkiye devreye girdi ve Ermenilerin birçoğu yine sürgün yollarına düştü” dedi.   
 
Türkiye Cumhuriyeti’ne evrilen Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma döneminde Ermeni halkına dönük 1915’te hayata geçirilen soykırımın üzerinden 105 yıl geçti. Birçok ülke tarafından da kabul edilen soykırımdan kaynaklı büyük acılara maruz bırakılan Ermeniler dünyanın dört bir yanına dağıldı. Ermeniler, “Tehcir Kanunu” adı altında Ortadoğu’nun Irak, Lübnan ve Suriye ülkelerine sürüldü. Suriye’ye göçertilen Ermenilerin birçoğu ise, sınır hattındaki Girê Spî, Serêkaniyê, Qamişlo, Halep ve Efrîn’e yerleşti. 
 
Şu an Kuzey ve Doğu Suriye’nin Fırat Bölgesi Eşbaşkanlığı görevini yürüten Lemis Abdullah’ın ailesi de bu ailelerden sadece birisi. Soykırım sürecinde ailesi Urfa’dan Girê Spî’ye geçen Abdullah, Ermenilere dönük saldırıların halen devam ettiğini ve bölgede gerçekleşen devrimle kendilerini koruma imkanı bulduklarını söyledi. 
 
URFA’DAN GIRÊ SPÎ’YE
 
Abdullah (39), ailesinin sürgün edildiği Girê Spî’de dünyaya gelir. Bir süre sonra ailesi Rakka, Halep ve Lübnan’a dağılan Abdullah, bu süreçte Kürtler ile de yakın ilişkiler kurar. Abdullah da, Suriye’ye gelen birçok Ermeni’nin yaptığı gibi kimliğini saklamak zorunda kalır ve yaşam alanı bulmak için Arap kültürüyle büyür. 
 
Osmanlılara karşı verilen savaşta 8 dedesini kaybettiğini aktaran Abdullah, onların o dönem Ermeniler için mücadele eden Taşnak Partisi’ne üye olduğunu belirtti. 
 
YÖNETİMİN PARÇASI
 
Şu an Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin bir parçası ve yöneticisi olduğuna değinen Abdullah, “Bu yapı ve sistem Ermenileri içine aldı. Sadece Ermenileri değil, diğer halklara da kucak açtı. Halklar kendi rengi, kimliği ve kültürü ile buluşuyor. Bu bizim oluşturduğumuz yaşam şeklidir. Bu, Ermeni ve Kürt halkının tarihsel ve siyasal ilişkileri için de iyi bir örnektir. Ermeniler en çok kendilerinden söz eden Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a minnettar. Savunmalarında çok söz ediyor onlardan, bunun için ona teşekkür borçluyuz” diye konuştu.
  
UNUTULMAYACAK BİR TARİH
 
Ermeni halkının Osmanlılar tarafından büyük saldırılara maruz kaldığının hatırlatan Abdullah, o dönem ülkenin birçok yerinde Ermenilerin tek tek evlerinden çıkarılarak öldürüldüğünü, kimilerinin de sürgüne gönderildiğini kaydetti. Anadolu’nun bütün zenginliğinin bu şekilde yok edilmeye başlandığını vurgulayan Abdullah, bu durumun sistemli bir şekilde yıllara yayıldığını, tarihin unutamadığı bir acının o topraklara yayıldığını ifade etti.
 
‘KİMLİĞİMİZİ HİKAYEMİZİ GİZLEDİK’
 
Abdullah, Suriye’ye gelen Ermenilere de değinerek, “Kendilerini korumak için gelen Ermenilerin çoğu asimile oldu. Birçoğu kimliğini ve hikayesini gizledi. Buna benim ailem de dahil oldu. Kimi yakınlarımız kendilerini korumak için Müslümanlaştı. Ancak kendi kültür ve tarihimizi hiçbir zaman unutmadık” ifadelerini kullandı. 
 
OSMANLI, DAİŞ, TÜRKİYE…
 
Osmanlılar döneminde yürürlüğe sokulan politikaların, geldikleri Suriye’de de devam ettiğini kaydeden Abdullah, bu saldırıların da DAİŞ kılığında devam ettiğine dikkati çekti. DAİŞ’in gerçekleştirdiklerinin 100 yıl önce yaşananların devamı olduğunu vurgulayan Abdullah, Osmanlıların yaptığı gibi DAİŞ’in de kendilerine “kafir” diyerek katlettiğini söyledi. 
 
DAİŞ’i yenilgiye uğratmaları ile Türkiye’nin devreye girdiğini kaydeden Abdullah, şöyle devam etti: “Şimdi tekrar yaşadığımız topraklara saldırıyorlar. En son örneği Girê Spî ve Serêkaniyê’dir. Şimdi yine binlerce insanımız sürüldü. Soykırım döneminde buraya yerleşen Ermenilerin birçoğu yine sürgün yollarına düştü. Osmanlı, DAİŞ ve Türkiye arasında hiçbir fark yok.”
 
SOYKIRIMA UĞRAMAMAK İÇİN
 
Abdullah, hiçbir zaman bu katliamları unutmayacaklarına işaret ederek, “O soykırımda yaşamını yitirenleri saygı ile anıyorum. Bu katliamların önünü almak için halen yaşamını yitirenler ve halen mücadele edenler var. Onlar olmazsa şimdi ki durumumuz da olmayacaktı. Yeni soykırımlara uğramamak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
 
MA / Nazım Daştan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.