DOLAR 6,0760
EURO 6,8025
ALTIN 250,7
BIST 85.355
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü

141 gündür grevde olan Güngör: Direnişimiz ortak geleceğimiz içindir

05.05.2019
A+
A-
İSTANBUL – 141 gündür açlık grevinde olan Yasin Güngör, “Direnişimiz ortak geleceğimiz içindir. Bedenim her gün erirken umutlarımızın büyümesini sağlayacağınıza inancımı bir kez daha paylaşıyorum” dedi. 
 
PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 16 Aralık’ta tutuklu bulunduğu Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde açlık grevine başlayanlardan biri de Yasin Güngör. 141 gündür grevde olan Güngör, 43 kiloya düştü. Güngör ailesi aracılığıyla gönderdiği mektupta toplumun açlık grevindekiler ses vermesi çağrısında bulundu. 
 
‘TECRİT KÜRT HALKINA YÖNELİKTİR’
 
Bu toprakların katliamlarla anıldığını belirten Güngör, “Evrensel insanlık değerlerinden uzak hukukun işlemediği özgürlük kavramının yok sayıldığı tüm totaliter anti-demokratik ülkelerde insanlık değerlerini temsil eden ilerici güçlere bedel ödetmek devletin karakteri haline dönüşmüştür. O yüzden de bu topraklarda zindanlar tarihi boyunca ölümler ve katliamlarla anılarak gelmiştir. ‘Asmayalım da besleyelim mi’ zihniyetinin zindanlara yaklaşımı kendi hukuk ve yasalarını tanımayan, evrensel insan haklarını hiçe sayan biat ettirmeye dönük bir politika olmuştur. Bugün zindanlarda özellikle 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında bunu fırsat ve Allah’ın bir lütfu olarak algılayan, ceberut devlet zihniyetinin tüm insan haklarını askıya alan, kazanılmış hakları yok sayan, hukuk tanımaz, insanlık dışı uygulamalarını artırarak sürmüştür. İmralı adasında uzun yıllardır ağır baskı ve tecrit altında tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan adeta özel statü ile burada tutulmaktadır. Öcalan şahsında kendini gösteren ağır tecrit politikası bir şahsa değil bizzat Kürt halkına yönelik politikaların yansımasıdır” diye belirti. 
 
‘DEMOKRASİ IŞIĞI BÜYÜTÜLMELİ’
 
Öcalan’ın sıradan bir şahıs olarak ele alınmaması gerektiğini ifade eden Güngör, devletin Öcalan’a dönük yaklaşımları ölümlerin sebebi olduğunu ve bunun toplumsal barışın önünde bir engel olduğunu söyledi. Tecridin ortadan kaldırılması talebiyle Leyla Güven’in başlattığı açlık grevinin cezaevlerinde ve dışarıda binlerce kişi tarafından sahiplendiğini hatırlatan Güngör, şöyle devam etti: “Yaratılmak istenen korku imparatorluğu ve karanlığa karşı, zindanlar bir kez daha bedenlerini açlığa yatırıp demokrasi için, adalet için, birer ışık olmuşlardır. Açlık grevi yürüten biz tutsaklar olarak, özgürlük taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğimizi insanlığın üzerine çöken bu vahşi tecridi, izolasyonu ve imha politikalarını kabul etmeyeceğimizi açıkça göstermek ve belirtmek isteriz. Zindanlarda tutsakların bedenlerini özgürlük, barış, kardeşlik ve demokrasi için birer direniş mevziisine çevirmesi, gören gözler, hisseden vicdanlar için anlaşılması ve anlam verilmesi gereken bir demokrasi eylemidir. Çünkü açlık grevine yatırılan her beden toplumsal barışı ve halklarımızın bir arada yaşama umudunda açılan bir yaradır. Cezaevlerinde kaybedilecek her can, halklarımızın gelecek umutlarını kanatır. Özgürlük ve demokrasi yolunda iyileşmez yaralar açar. Bunun içinde toplumun ilerici güçleri, yitirilmemiş vicdanlar derhal harekete geçmeli ve acilen karanlığa karşı cezaevlerinde yakılan bu demokrasi ışığı büyütülmelidir.”
 
‘TOPLUMSAL BARIŞA KATKI SUNACAK’
 
Açlık grevlerinin kritik aşamayı geçtiğini dile getiren Güngör, yaşanan ölümlere yeni ölümlerin eklenmesi an meselesi olduğunu belirtti. Cezaevlerinde yükselen yaşam çığlıklarına artık ses verilmesi gerektiğini söyleyen Güngör, “Sessiz kalmanın suça ortak olmak anlamına geleceğini bilerek vicdan sahibi gelecek kaygısı olanları cezaevlerinde yükselen yaşam çığlıklarını sahiplenmeli sesimize ses olmalıdır. Unutmayalım ki cezaevlerinde ki her can kaybıyla beraber ölen insanlık ölen vicdan yok olan geleceğimiz olacaktır. Biz zindanlarda ki tutsaklar olarak ‘yaşamı uğruna ölecek kadar çok seven’ bir geleceğin temsilcisiyiz . Şuan sürdürmekte olduğumuz açlık grevi eyleminin talepleri kabul edilmeyecek talepler değildir. Taleplerimiz devletin kendi hukukunu ve yasalarını uygulamasıdır. Öcalan üzerindeki tecrit sadece şahsına değil başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye ve Ortadoğu halklarına uygulanmaktadır. Tecridin kalkması gerginlikleri azaltacak, ölümleri durduracak ve toplumsal barışa katkı sunacaktır. Tecridin kalkması demokrasiye katkı sunup ülkenin gerçek sorunlarına odaklanmaya zemin sunacaktır” diye belirtti.
 
‘SESİMİZE SES KATIN’
 
Tecridin kaldırılmadığı müddetçe grevlerine devam etmeye ve direnmeye devam edeceklerini vurgulayan Güngör, son olarak şunları dile getirdi: “Tecrit ekonomiyi bozmakta savaşı büyütmekte ve dış politikada tavizleri artırmaktadır. Barışa katkısı tartışılmayacak derecede fazla olacak olan Öcalan üzerindeki tecrit kalkınca artık barış iklimi yaşamımızda renk olacaktır. Yaşam ve ölüm arasında  insanlık direnişinin sürdürüldüğü bu kritik aşamada bir kez daha tüm insanlığa sesleniyoruz. Başta aydınlara, partilere, insan hakları savunucularına, ilerici emek güçlerinin temsilcilerine CHP’ye ve tüm demokratik kamuoyuna halkımıza sesleniyoruz. Direnişimiz ortak geleceğimiz içindir. Ortak geleceği ve barışı inşa etmeye çalışırken insani değerleri yüceltmeye çalışırken bunu yok etmek isteyen İmralı tecridinin kalkmasına imha politikalarına ve tüm karanlıklara karşı sesimize ses olun. Her gün umutla kalkıyor ve moralle yarına uyanıyorum. Demokrasiye olan inancımı inançla güçlü tutuyorum. Bedenim her gün erirken umutlarımızın büyümesini sağlayacağınıza inancımı bir kez daha paylaşıyorum.”
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.