DOLAR 6,7782
EURO 7,3872
ALTIN 359,48
BIST 92.382
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Rüzgarlı

1992 Cizre Newrozunda eşi katledilen Ertene: Kibrit yakarak Newroz’u kutlarım

17.03.2020
A+
A-

ŞIRNAK – 40 günlük bebeğiyle katıldığı 1992 Cizre Newrozunda eşi katledilen Ayşe Ertene, o günlere dikkati çekerek “Bir kibrit de olsa yakıp Newroz’u kutluyorum” dedi. 

Şırnak, Cizre ve Nusaybin’de alanlara çıkan binlerce kişinin üzerine ateş açılarak yüzü aşkın kişinin katledilmesi sonucu tarihe “Kanlı Newroz” olarak geçen 1992 Newrozunun en kanlı saldırıların ve en büyük direnişinin sergilendiği merkezlerden biri Cizre oldu. Yıllar sonra açılan arşivlerden ortaya çıkan görüntülerle hafızalara kazınan 1992 Cizre Newrozundan günler önce hazırlıklarına başlayan Cizreliler, mahallelerde ateşler yakıp, davul zurna eşliğinde halaylar çekiyor, büyük bir heyecanla 21 Mart tarihini bekliyordu. 
 
CİZRE’YE ERSÖZ ABLUKASI
 
Cizre’deki büyük Newroz kutlamalarına katılım kararı alan halka tahammül edemeyen asker ve polis hemen her gece ev baskınları yapıyor, yüzlerce insanı gözaltına alarak, kutlamaları engellemeye çalışıyordu. Haftalar öncesinden dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Levent Ersöz’ün talimatıyla Cizre’de yoğun bir asker ve polis yığınağı başlamış, kent tam anlamıyla bir kuşatmaya alınmıştı.
 
DEMİREL’DEN NEWROZ AÇIKLAMASI 
 
Newroz kutlamalarında herhangi bir olayın yaşanmaması için Meclis Başkanvekili ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Diyarbakır Milletvekili Fehmi Işıklar başkanlığındaki Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekillerinin de aralarında bulunduğu bir heyet, Başbakan Süleyman Demirel’i ziyaret ederek, gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Ziyaretin ardından Demirel, “Newroz’u herkes serbestçe, hukuk kuralları içinde kalarak, provokasyona ve tahriklere kapılmadan kutlayacak” açıklamasında bulundu. 
 
PANZERDEN ATEŞ 
 
Demirel’in açıklamasının ardından halk “Ulusal Bayram” olarak gördükleri Newroz’un serbestçe kutlayabileceğini düşünerek büyük bir coşku yaşarken, 21 Mart günü sabahın erken saatlerinden itibaren Nur, Cudi ve Yafes mahallelerinde toplanan gruplar, müzikler eşliğinde halaylar çekerek kutlamalara başladı. PKK bayrakları, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterleri ve pankartlar taşıyan kitle, daha sonra üç kortej oluşturarak, büyük kutlamaların olacağı Cizre Mezarlığı’na gitmek üzere yürüyüşe geçti. Binlerce kişi Nusaybin Caddesi’ne geldiğinde asker ve polisler, panzerlerle halkın önünü keserek, yürüyüşü engellemek istedi. Engelleme girişimlerine rağmen alana ulaşmakta kararlı olan kitlenin üzerine bu sırada bir panzerden ateş açıldı. Panzerden halkın üzerine açılan ateşte, onlarca kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı.
 
GAZETECİ KEZER YAŞAMINI YİTİRDİ
 
Hastaneye giden yaralıların bile gözaltına alınması ve ağır işkencelerden geçirilmesi nedeniyle yaralılar hastanelere dahi götürülemezken, 22 Mart’ta Cizre’de fiilen sokağa çıkma yasağı uygulanıp kolluk güçleri ve kontra-gerilla cinayetlerini sürdürdü. Kadıoğlu Oteli’nde kalan bir grup gazeteci, durumun nasıl olduğunu anlamak için ellerinde fotoğraf makineleri ve beyaz bayraklarıyla sokağa çıkmaya çalıştı. Fakat sokağa daha adım atar atmaz kontra-gerilla güçleri tarafından ağır silahlarla üzerlerine ateş açıldı. Sabah gazetesinde çalışan gazeteci İzzet Kezer, açılan ateşle öldürüldü. Açılan dava ise mermi çekirdeği bulunamadığı için faili meçhul olarak rafa kaldırıldı.
 
BM: SİVİLLER 20 SAAT TARANDI
 
Resmi kaynaklara göre 57, tanıklara göre ise 100’den fazla kişinin yaşamını yitirdiği Newroz’da gözaltına alınanlar da işkencelere maruz kaldı. Cizre ve Şırnak’ta yaşananların yankı bulması üzerine saldırılarda panzerleri kullanılan Almanya, “Sivil Kürt halkına ateş açıldığı” gerekçesiyle Türkiye’ye silah sevkiyatını durdurdu. HEP’in 14 Kürt milletvekili, Birleşmiş Milletlerine konuyla ilgili Türkiye’yi şikâyet edince, BM olayların incelenmesi için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun 15 Nisan 1992’de yayımladığı rapora göre, kolluk güçleri sivil halkın bulunduğu alanları 20 saat boyunca taradı.
 
40 GÜNLÜK BEBEĞİYLE ALANLARDA 
 
Kürt halkının hafızasında silinmeyen 1992 Cizre Newrozunda yaşamını yitiren Hüseyin Ertene’nin eşi Ayşe Ertene, o gün yaşananları anlattı. “Çocuğum 40 günlüktü ama Newroz’da evde duramazdım.  92 Newrozunu kutlamak için herkes yöresel kıyafetlerini giyerek alanlara çıktı” diyen Ertene, “Newroz alanında halaylarımızı çektik. Bir süre sonra haber geldi. Devletin Cudi Mahallesi’nde yolları kapattığını duyduk. Aradan kısa zaman geçtikten sonra polisler biber gazı atmaya başladı. Sonra öğrendik ki Cudi Mahallesi’nde 4 kişi devlet tarafından öldürülmüş. İnsanlar esir alınmış. Halk orada tutulmuş bir yere kıpırdayamıyor” sözleriyle tanıklığını anlattı.  
 
CENAZEYİ HALK SAKLADI
 
Newroz sırasında ortalığın karıştığını ve yaralananların olduğunu belirten Ertene, “Halk onların tedavisini yapmaya çalıştı. Gece olduğu zaman eşim Hüseyin’in öldürüldüğünü duydum. Sabaha kadar sokaklarda çatışma devam etti. Sabah saatlerinde tekrar sokaklara çıktım eşimi aramaya. Hastaneye gittik eşimin cenazesine bakmak için ama orda olmadığını öğrendik. O’nun cenazesi devlet tarafından alınmasın, kayıp edilmesin diye halk tarafından alınmış, bir eve saklanmıştı. Akşam saatlerinde cenazemizi alıp defnetmek istedik. Devlet buna da izin vermiyordu. Dışarıya çıktığımız zaman saldırıyordu. En son 4- 5 kişi cenazeyi alıp mezarlığa götürdü. Mezarlıkta da saldırı oldu. Zar zor defin ettik. Devletin elinde olsa gözümüzü açtırmayacak. O gün çocuklar bile öldü. Ölenleri Allah affetsin, kalanlarda bir daha böyle acı görmesin. Çok acı çektik. Çocuklarımız öldü. Umut ediyoruz artık ölümler olmasın” dedi.
 
NEWROZ ATEŞİ SÖNMEYECEK
 
Newroz Bayramı’nın Kürt halkının sembolü olduğunu vurgulayan Ertene, “Newroz geldiği zaman gece heyecandan uyuyamıyorum. Bir kibrit de olsa yakıp Newroz’u kutluyorum. Newroz bütün Kürt halkına kutlu olsun. Her sene muhakkak Newroz’u kutlamak için alanlara gidiyorum. Cizre halkı Newroz kutlamaktan vazgeçmeyecektir. Çünkü Newroz Kürdistan’ın sembolüdür. Baharın gelişidir. Her ne kadar baskı olursa olsun Newroz ateşi sönmeyecek. Binlerce yıllardan beri bu ateş yakılıyor ve hiçbir zaman sönmeyecek. Bizden önce dedelerimiz, nenelerimiz bu ateşi yaktı, bugün biz yakıyoruz. Yarın da çocuklarımız yakacak” dedi. 
 
MA / Müjdat Can – Ömer Akın

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.