DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

20 yıllık direniş ve değişmeyen talep: Barış

27.02.2020
A+
A-

İSTANBUL – Kürt sorununun barışçıl biçimde çözülmesi ve ölümlerin yaşanmaması için mücadele veren Barış Anneleri, 20’nci yılını geride bıraktı. Barış Annesi Güler Buğday, 20 yıldır başlarında beyaz tülbentleri ve dillerinde barış talebinin hiç düşmediğini söyledi.

Türkiye’de PKK ile devlet arasındaki çatışmalar 40 yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Türkiye tarihine en karanlık yıllar olarak geçen 1990’lı yıllar ise çatışmaların en yoğun geçtiği dönem olarak kaydedildi. Kürt hareketinin bitirilmesi amacı ile devletin attığı her adım halkta daha çok katliam, kaybettirme, köy boşaltmaları, siyasi cinayetler ve faili meçhul cinayetler olarak yansıdı. Savaşın giderek yoğunlaştığı dönemde, 1996 yılında Kürt anneleri “Savaşın tüm acılarını biz yaşıyoruz” diyerek Barış Anneleri adıyla savaşın son bulması için uzun soluklu bir mücadeleye girişti.
 
Anneler sadece PKK saflarındaki çocukları için değil, çatışmalarda yaşamını yitiren asker anneleri ile ortak harekete etmek için de ciddi bir çaba içerisine girerken, bunu gören devlet annelerin bu çabalarını boşa düşürmek adına Barış Anneleri üzerinde yoğunca baskı uygulamaya başladı. Anneler hem gerilla hem de asker cenazesi gelmemesi, 40 yıldır süren savaşın bulması ve Kürt sorununun demokratik yollardan çözülmesi için hep çağrılar yaptı. 
 
Anneler, 1999 yılında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın devletlerarası operasyon sonucu Türkiye’ye teslim edilmesinden sonra devletin tüm baskı ve sindirmelerine rağmen asker anneleri ile birlikte Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüdü. “Geride kalanlar aşkına”, “Biz anayız barıştan yanayız” sloganı ile yapılan yürüyüş, o dönem büyük ses getirirken, aynı zamanda uluslararası arenada barış taleplerine meşruiyet kazandırmayı da başardı. 
 
HİÇ VAZGEÇMEDİLER
 
Barış için verilen bu mücadele 1999 yılında yapılan yürüyüşün ardından ivme kazanırken, anneler bu mücadeleyi kurumsallaştırmak için yollarına “Barış Anneleri İnisiyatifi” olarak devam etme kararı aldı. 2013 yılına gelindiğinde ise Barış Anneleri İnisiyatifi, Barış Anneleri Meclisi olarak yoluna devam etti. 20 yıldır süreklilik gösteren barış talebini görünür kılma mücadelesi, bugün hala aynı kararlılıkla devam ediyor. Bu süre zarfında yüzlerce üyesi gözaltına alınırken, her bir üyesi hakkında onlarca dava açıldı. Kimi anneler tutuklanıp cezaevlerine konulmasına rağmen barış mücadelesinden vazgeçmedi. 
 
20’NCİ YILI KUTLAMAYA HAZIRLANIYORLAR
 
Devletin tüm baskı ve sindirmelerine rağmen mücadelelerinden taviz vermeyen Barış Anneleri, 20’nci yıllarını kutlamaya hazırlanıyor. Yarın İstanbul Çağlayan’daki Figaro Düğün Salonu’nda, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, yurtiçi ve dışından onlarca konuğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliğe birçok müzik gurubu da ezgileriyle katkıda bulunacak. Türkiye’de 40 yıldır ahlaksız ve kirli bir savaşın yürütüldüğünü belirten Barış Anneleri Meclisi İstanbul Üyesi Güler Buğday, annelerin savaşı ve akan kanı durdurmak için böyle bir sorumluluk aldıklarını dile getirdi. Annelerin barış mücadelesinin 1996 yılında başladığını ancak 1999 yılında bu mücadelenin Barış Anneleri İnisiyatifi olarak kurumsallaştığını anımsatan Buğday, barış mücadelesini sadece Kürt halkı için değil tüm dünya halkları için istediklerini ifade etti. 
 
‘BİR 20 YIL DAHA MÜCADELE EDERİZ’
 
15 Şubat 1999 ile birlikte savaşın boyut değiştirdiğini kaydeden Buğday, bu değişen şartların tüm dünyada yaşayan Kürtler gibi kendilerini de derinden etkilediğini ve bu şartlarda annelerin çok büyük sorumluluklar üstlenerek mücadeleye atıldığını belirtti. 15 Şubat tarihinin kendileri için “kara bir gün” olduğunu ifade eden Buğday, savaşın derinleştiği, birbiri ardına gelen ölüm haberlerine karşı o gün annelerin bir araya gelerek neler yapabileceğini konuştuğunu ve asker anneleri ile birlikte Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyüş gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Bu yürüyüşün ardından annelere dönük baskının dozajının arttığını, onlarca annenin gözaltına alındığını bir kısmının tutuklandığını ve her bir anne hakkında onlarca davanın açıldığını kaydeden Buğday, tüm baskılara rağmen 20 yıldır başlarında beyaz tülbent ve dillerinde barış talebinin hiç düşmediğini vurguladı. Buğday, ölümler durana kadar ve onurlu bir barış sağlanana kadar bir 20 yıl daha hiç durmadan mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. 
 
‘SOKAK SOKAK DOLAŞIP BARIŞ İSTİYORUZ’
 
20 yıldır sokak sokak, ev ev dolaşıp barış mücadelesi verdiklerini ifade eden Emine Erbek ise, 40 yıldır süren savaşa ve yaşanan ölümlere karşı kar kış demeden her alanda barışı haykırdıklarını belirtti. Erbek, “Ne asker, ne polis ne de gerilla ölsün. Ölüm çözüm değil. Tek çözüm onurlu bir barış ve karşılıklı müzakeredir” dedi. 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.