DOLAR 8,5588
EURO 10,0825
ALTIN 496,01
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

’23 yaşında ölüm ve kayıp nedir çok iyi biliyoruz’

29.02.2020
A+
A-

İSTANBUL – Cumartesi Anneleri bu hafta 26 yıl önce gözaltında kaybedilen 23 yaşındaki Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini sordu. Amca Recep Aydınlar, “Başka ailelere aynı acı düşmesin. 23 yaşında ölüm nedir, kayıp nedir, çok iyi biliyoruz” dedi.

Cumartesi Anneleri, zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için 779’uncu haftadır düzenledikleri eylem için bir kez daha bir araya geldi. Galatasaray Meydanı’na gitmeleri polis tarafından engellenen Cumartesi Anneleri, bunun üzerine 79 haftadır olduğu gibi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta polis ablukası altında eylemlerini gerçekleştirdi. Yoğun yağmura rağmen bir araya gelen Cumartesi Anneleri, kayıpların fotoğraflarını ve karanfiller taşıdı. Annelerin eylemine, insan hakları savunucuları ile çok sayıda kişi destek verdi.
 
‘İSTANBUL TEM KAYBETTİĞİNİ DUYURDU’ 
 
Bu haftaki açıklamayı, 21 Mart 1995’te gözaltına alınarak öldürülen ve cenazesi kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak yaptı. Savaşın acısını en iyi bilenlerin kayıp yakınları olduğunu belirten Ocak, Türkiye’nin İdlib’e dönük savaşında yaşamını yitirenlerin ailelerine sabırlar diledi. 20 Şubat 1994’te Bakırköy İncirli’de TEM polisleri tarafından gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini soran Ocak, “Cüneyt’in 27 Şubat 1994’te kaydı yapıldı ve gözaltında olduğu resmi olarak kabul edildi. Ancak Cüneyt’le gözaltında tutulan 14 kişi savcılığa çıkartıldığında aralarında Cüneyt yoktu. Bu kişiler 17 Mart 1994’te avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamada; Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994’te gözaltına alındığını ve 2 Mart 1994 tarihine kadar birlikte gözaltında tutulduklarını, Cüneyt’in başına geleceklerden Gayrettepe Terörle Mücadele Şubesinin sorumlu olduğunu söylediler. Cüneyt’e ağır işkence yapıldığına, yürüyemez ve hareket edemez halde olduğuna dair çok sayıda tanık vardı. Ancak İstanbul Emniyet Müdürlüğü, onu soran ailesine oğullarının 28 Şubat 1994’te yer göstermek için götürdükleri Beyoğlu Çukurcuma’da ‘Dur’ ihtarına uymayarak kaçtığını söyledi. Ailenin başvurusu üzerine İHD avukatları olayı araştırdı, tanıklarla görüştü. Yapılan araştırma sonrasında, İHD İstanbul Şubesi, 25 Mart 1994 tarihli basın açıklaması ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinin gözaltına aldığını kabul ettiği Cüneyt Aydınlar’ı kaybettiğini duyurdu” diye konuştu. 
 
Bugüne kadar Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini açığa çıkartacak ve onu kaybedenleri yargılayarak adaleti sağlayacak idari ve adli bir süreç işletilmediğini söyleyen Ocak, dosyası zaman aşımı gerekçe gösterilerek kapatılan Aydınlar için adalet talep etti.
 
‘ÖLÜM HABERLERİ GELMESİN’
 
Ardından söz alan Cüneyt Aydınlar’ın amcası Recep Aydınlar ise, Cüneyt’in kayıp hikayesini ve olaya tanık olanların anlatımlarını paylaşarak, hükümete kayıpların bulunması konusunda sorumluluğunu hatırlattı. Ülkede savaş politikaları nedeniyle kayıp edilen ve yaşamını yitiren kişileri anımsatarak konuşmasını sürdüren Aydınlar, “Cüneyt 26 yıl önce 23 yaşında kaybedildi. 23 yaşındaki bir evladın kaybedilmesinin verdiği acıyı bizler çok iyi biliyoruz. Bu nedenle hiç kimsenin evine 20’li yaşlarda olan gençlerin ölüm haberi gelmesin istiyoruz, bunu temenni ediyoruz. 26 sene içinde yaşadığımız bu acı ve tecrübe, bizlere bunu gösterdi ki ne yazık ki bu ülkede genç insanlar korunmuyor. Genç insanlarımız henüz 20’li yaşlarına varmadan ya kaybettiriliyor ya da toprağa veriliyor. Cüneyt’in kaybedilmesinden sorumlu olan devletin Cüneyt’in akıbetini açığa çıkarmasını bekliyoruz” dedi.
 
‘PROTESTOLAR DEMOKRASİNİN ÖZGÜVENİDİR’ 
 
Cumartesi Anneleri’nin yıllardır buluşma yeri olan Galatasaray Meydanı’na yönelik yasak kararını hatırlatan Aydınlar, kayıp yakınlarının adalet arayışının yasaklanmasının demokrasiye ve insan haklarına aykırı olduğunu vurguladı. Aydınlar, “Biz kayıp yakınları olarak her yerde buluşuruz. Amerika’da Beyaz Saray’ın önünde Trump’ın yanında, Fransa’da Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu yerde, İngiltere’de Kraliçe’nin bulunduğu yerde protesto eylemleri düzenleniyor. Protestolar demokrasinin kendine olan özgüvenidir, engellenmemeli. Bu özgüvenden korkmamamız gerekiyor. Biz kardeşimizi kaybettik, başka ailelere aynı acının düşmesini istemiyoruz. 23 yaşında ölüm nedir, kayıp nedir çok iyi biliyoruz. Bunu anlatmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
 
KİRAZ ŞAHİN ANILDI
 
Tekrardan söz alan Maside Ocak, 27 Şubat 2015’te akıbetini sorduğu eşi İsmail Şahin’den bir haber alamadan yaşamını yitiren Kiraz Şahin’i anarak , “Kimse demesin ki, Kiraz kanser hastalığından öldü. ‘Ben adaletsizlikten ve hukuksuzluktan ölüyorum’ diyen Kiraz’ın mücadelesini büyüteceğiz. Seni çok özlüyoruz Kiraz. Senin bıraktığın yerden ve İsmail’i aramaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.