DOLAR 7,8745
EURO 9,3878
ALTIN 458,21
BIST 1.342
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Az Bulutlu

25 Kasım’ı erkeklere sorduk: Televizyondan öğrendim

21.11.2020
A+
A-

İSTANBUL – Kadına yönelik şiddeti sorduğumuz İstanbul’daki erkeklerden Mehmet Kocabey, 25 Kasım’ı televizyonlardan öğrendiğini belirterek, kadın eylemlerinin medyada daha çok yer alması gerektiğini söyledi. 

Dünyanın dört bir tarafından kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne hazırlanırken, İstanbul’da 25 Kasım’ı ve kadına yönelik artan şiddeti erkeklere sorduk. 
 
Sokakta mikrofon uzattığımız Mustafa Ketenci, evde ve dışarıda kadın emeği görünür kılındığı takdirde dünyanın daha güzel bir yere dönüşeceğini belirterek, “Ama maalesef kız çocukları doğar doğmaz ayrımcılık uygulanıyor. Buda toplumsal şiddetin artmasına neden oluyor. Bana göre kadına yönelik şiddet aileden başlıyor. Bir hegemonya olayı var ve yıkılmazsa kadına yönelik şiddetin çok zor önüne geçilir” diye belirtti. 
 
‘TELEVİZYONDA ÖĞRENDİM’
 
Mehmet Kocabey, 25 Kasım’ın kadınların şiddete karşı alanlara çıktığı ve tepkilerini dile getirdiği bir gün olduğunu belirterek, TV haber bültenlerinde izleyerek bilgi sahibi olduğunu söyledi. Kadın haklarının bilinmesi açısından bu tür eylemlerin TV’lerde daha görünür olması gerektiğini kaydeden Kocabey, kadına yönelik artan şiddetin temel sebeplerinden birinin ekonomik kriz olduğunu vurgulayarak, “Aile içi şiddet bundan kaynaklanıyor. Geçimsizlik kavga ve şiddete dönüşüyor. Daha çok ekonomiden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. İşsizlik kadına yönelik şiddeti artıyor” dedi. 
 
‘ERKEK DE MÜCADELE ETMELİ’
 
Tuncer Aktay, kadına yönelik şiddete sessiz kalınmaması gerektiğini ifade ederek, şöyle dedi: “Şiddet uygulayan erkekler gerekli yerlere şikâyet edilmeli, kadınlarda da ‘şikâyet ederim sonra başıma geleceklerden korkarım’ duygusu olmamalı. Eğer böyle olursa maalesef şiddet artarak devam eder. Ayrıca şiddete karşı durmak sadece kadınların ses çıkarması gereken bir durum da değil. Bunun bilincinde olan erkeklerde var. Şiddete karşı kadın ve erkeklerin birlikte karşı çıkması gerekir ancak bu şekilde üstesinden gelebiliriz.”  
 
‘SİSTEM DEĞİŞMELİ’
 
Şiddetin artmasının temel nedenlerinden birinin kadın kazanımlarına yönelik saldırılar olduğunu dile getiren Hüseyin Candüz, “Tüm kadın kazanımları yok edildi, kaldırıldı. Dolayısıyla kadına şiddet de arttı. Sadece kadınlara da değil çocuklara dönük istismarlar da arttı. Bu düzenin başka bir dayanağı yok. Önce bu düzenin değişmesi lazım” ifadelerini kurtardı. 
 
‘SADECE KADINLARIN SORUNU DEĞİL’
 
Tarihteki ilk toplumların kadınlar tarafından yönetildiğine dikkat çeken Candüz, “Ne zaman ki dinsel motiflere ağırlık verdik, bütün kadın kazanımları geriye düştü. Kadını üretimden, sosyal hayattan çıkardık ve şimdide kendimizi padişahız sanıp kadınları eziyoruz. Oysa kendimiz eziliyoruz ama farkında değiliz. Kadınlar hayatın her alanında yer almalılar. Algılama gücü kadınlarda çok daha yüksek” diye konuştu. 
 
Toplumsal cinsiyet eşitliği ile şiddetin ortadan kalkacağını ifade eden Candüz, “Hayatın her alanında kadınları görmek için mücadele etmemiz gerekiyor. Kadına yönelik şiddet yalnızca kadınların sorunu değildir. Asıl erkeklerin mücadele etmesi gerekiyor” dedi. 
 
‘ÇÖZÜM BİRLİKTE MÜCADELE’
 
Muhammed Çetin de, erkek ve kadın arasında bir farkın olmadığını yineleyerek, “Erkeklerin kadınlara şiddet uygulaması suçtur. Şiddet cahiliye döneminden kalma bir davranıştır. Hayvanlar dahi böyle davranmıyor ama insanlar kadınları kendinden küçük gören, aşağılayan bir pozisyonda. Ataerkil toplumun devam etmesi için erkek kendini egemen görüyor. Kadının karşı çıktığı bir durumda ise şiddetle güç gösterisinde bulunuyor. Toplum olarak şiddet uygulayan erkeklerin dışlanması gerekiyor. Kadın erkek eşittir, erkek neyse kadın da o haklara sahiptir. Şiddete karşı ağırlaştırılmış cezalar verilmesi gerekiyor. Bir çözüm bulunması şart. Kadın ve erkeğin şiddete karşı birlikte mücadele etmesi gerekiyor” ifadelerin kulandı. 
 
‘ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜ ŞART’
 
Arda Altın ise, kadına yönelik şiddet ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Erkeklerin hegomonyası hep süregeliyor, zamanla da yükseliyor. Bu denge büyüdükçe kadınlar arka plana atılıyor, erkekler ön plana çıkıyor. Şiddetin yok olması için toplumsal zihniyetin yaşanması şart. Kişinin kendi gelişimini sağlaması gerekir. Özellikle devletin bu konuda büyük bir rol üstlenmesi gerekiyor. Bu sorun da yalnızca kadınların sorunu değil, erkekler bu soruna karşı mücadele etmeli. Erkeklerin de kadınlarla birlikte mücadele etmesi gerekiyor, şiddete ancak bu şekilde karşı gelebiliriz.” 
 
MA / Semra Turan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.