DOLAR 5,7087
EURO 6,4028
ALTIN 258,0
BIST 98.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

25 yıl geçti: Fail belli, yargı meçhul

02.06.2019
A+
A-
URFA – Hayatını halkının özgürlük mücadelesine adayan Kürt siyasetçi Muhsin Melik, 25 yıl önce şoförüyle birlikte katledildi. Dosya zaman aşımıyla “faili meçhule” bırakılırken, eşi Şenay Melik, “Muhsin Melik adı, Kürt ve Türk halklarının barış ve kardeşliğini çağrıştırmaktadır” dedi. 
 
Urfa’da 2 Haziran 1994 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kürt siyasetçi Muhsin Melik’in bugün ölüm yıldonümü. 1951 yılında Urfa’nın merkez Arapoku (Açmalı) köyünde dünyaya gelen Melik, ilk, orta ve lise öğrenimini kentte tamamladıktan sonra 1970 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni kazandı ve bu bölümden mezun oldu. Melik’in devrimci mücadele ile tanışması ise, 1968 yıllarına rastlar. O dönem Diyarbakır’da çalışan Melik, iki kez gözaltına alınır ve polis sorgusunun ardından Diyarbakır cezaevinde 2 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılır. 
 
2 AYLIK TUTUKLULUK HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
 
Bu cezaevi süreci, Melik’in hayatında bir dönüm noktası oluşturup, bütün bir hayatını kaplayacak mücadelenin çıkış noktası olur. Devrimci mücadele içinde gittikçe öne çıkan Melik, maruz kaldığı baskılara rağmen mücadelesinden geri adım atmaz. Bu nedenle Çankırı’ya sürgün edilen Melik, kısa bir süre sonra görevinden istifa ederek yeniden Diyarbakır’a döner. Burada çalıştığı işten bir süre sonra kendi isteği ile ayrılan Melik, doğduğu kent olan Urfa’ya yerleşme kararı alır. Kentte Ziraat Odası’nı kurarak mühendislerin örgütlemesinde önemli bir rol oynayan Melik, ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesi’nin kurucuları arasında yer alır.
 
EN ZORLU YILLARDA MÜCADELENİN EN ÖNÜNDE
 
Takvimler 1990’lı yılları gösterdiğinde ülkede Kürt sorunu gittikçe alevlenir ve çatışmalı ortam gittikçe kızışır. Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP) Urfa İl Genel Meclisi üyeliğine seçilen Melik, SHP’nin 7 Kürt Milletvekilini ihraç etmesi üzerine, bu partiden arkadaşları ile birlikte ayrılarak Halkın Emek Partisi (HEP) kurucuları arasında yer alır ve Urfa Merkez İlçe Başkanlığı görevini üstlenir. Yaptığı siyasi faaliyetler ve konuşmalarından ötürü ise hakkında sayısız dava açılır. 
 
1991 yılı genel seçimlerinde SHP ve HEP ittifakında Urfa’da birinci sırada milletvekili adayı olan Melik, 114 oy ile seçimi kaybederek seçilemez. HEP’in kapatılmasının ardından kurulan Demokrasi Partisi’nin de (DEP) kurucuları arasında yerini alan Melik, 1994 yılında yapılan yerel seçimlerinde Urfa Belediye Başkan Adayı olur, ancak DEP’in kapatılması gündeme gelince adaylık çekilir. DEP’in kapatılması ile birlikte bu kez Halkın Demokrasi Partisi’nin (HADEP) kurucuları arasında yer alıp, Parti Meclisi’ne girer.
 
KATİLLERİNİ GÖRDÜ
 
Melik, DEP Milletvekili Savaş Buldan’ın kaçırılmasından bir gün önce yani 2 Haziran 1994 tarihinde sabah evden çıkıp işyerine giderken, kontra güçler tarafından aracı çapraz ateşine tutulur. Şoförü Mehmet Ayyıldız olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan Melik kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirir. Melik, gözlerini yummadan hemen önce uğradığı saldırının faillerine dair yanında bulunan dostlarını şunları söyler: “Saldırganları şahsen tanıyorum. Çünkü uzun süreden beri beni izliyorlardı. Çeşitli kereler yüz yüze geldiğim kişilerdi. Yani bize kurşun sıkanlar, önceden beni izleyen sivil polis ekibinden kişilerdi.” 
 
DOSYASI ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI 
 
Ancak aradan geçen yıllara rağmen Muhsin Melik ve şoförü Mehmet Ayyıldız’ın failleri bulunamaz. Açılan soruşturma dosyası, zaman aşımına uğramasına bir yıla kala, 2013 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından o dönem pek çok faili meçhul dosyasında olduğu gibi yeniden raftan indirildi.  İktidara yakın medya tarafından haberler dosyaya ilişkin servis edilen haberlerde ise, toplanan deliller, olay yeri krokisi, otopsi raporu ve dinlenen tanık ifadeleri doğrultusunda Musin Melik ve şöförünün ölüm emrini dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş’in verdiği, her iki ismin ‘şüpheli’ olarak kayıtlara geçirildiği propagandası yapıldı. Uzun süre gündemde tutulan bu haberler bizzat Başsavcılıkça yalanlandı ve dosya her iki ismin ifadesine başvurulmadan zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldı. 
 
Melik’in katilleri işlenen cinayetin üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen hala ortaya çıkarılmış değil. Öldürülmesinin üzerinden 25 yıl geçen Kürt siyasetçi Muhsin Melik’i eşi Şenay Melik anlattı.
 
EŞİ: YAŞAMI BOYUNCA MÜCADELE ETTİ
 
Yitirdiği eşini, kişisel ve sosyal ilişkilerinde yapıcı, hoşgörülü, sabırlı, gösterişi sevmeyen sade bir bir insan olarak tanımlayan Şenay Melik, yine bölgede yaşanan sorunların yakından takipçisi olduğunu ekledi. Melik, bu özellikleri nedeniyle eşinin Urfa’da hemen her kesimden insanın sevgisini ve saygısını kazanmış biri olduğunu ifade etti.
 
Çünkü görmek ve anlamak istemeyenlerin bile üzerinde derin izler bırakacak kadar yüce insani değerlere sahip olduğunu dile getiren Melik, “Hak, adalet, özgürlük, eşitlik ve demokrasi gibi yüce değerleri kitlelere mal etmekte ve kitleleri peşinden sürüklemekte etkin bir yapıya sahipti. Yaşamı boyunca bu uğurda çalışmalar yaptı. Muhsin Melik adı, Kürt ve Türk halklarının barış ve kardeşliğini çağrıştırmaktadır” diye vurguladı.
 
MA / Erdoğan Alayumat – Barış Polat
 
 
 
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.