DOLAR 6,0918
EURO 6,6103
ALTIN 322,0
BIST 116.829
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Parçalı Bulutlu

31 Mart ve HDP

03.04.2019
A+
A-

Aylardır birçok partinin kıyasıya yarışa girdiği ve çalışmalar yaptığı yerel seçimler nihayet yapıldı.
AKP’nin daha önceki büyükşehir belediyelerin birçoğunu bu yerel seçimlerde CHP aldı. AKP, büyük şehirlerde ve tabi ki Kürt şehirlerinde de bazı hileli yerler dışında genelde kaybetti. HDP’ye yönelik ne gibi bir baskı, sindirme, tutuklamalar ve gözaltıların olduğu biliniyor. Bu zor şartlar altında, HDP dışında başka parti olsaydı dayanamaz ve belki de seçim dışında kalırdı.

Bütün zorluklara, baskılara ve engellemelere rağmen, HDP üstün bir performans ve çalışmayla belli 8
şehir, onlarca ilçe ve beldede belediye kazandı. Hiç kimse, HDP’nin aldığı beledileyere bakarak HDP’nin oy oranını hesaplamasın. Çünkü CHP’nin kazandığı büyükşehir belediyelerinde, HDP aday göstermediği için, HDP’nin önemsenecek değerde oyu CHP’ye gitti. Yani genel seçimler olsa, HDP şimdiki aldığı oy
oranını üçe katlar.

Bundan dolayı, CHP’nin HDP’nin aday göstermediği ve CHP adaylarının kazandığı bölgeler için teşekkür
etmesi gerekiyor. HDP sahip olduğu tabandan bir oy kaybı yaşamamıştır. Ancak, Türkiye’de seçimlerin içine hileler karıştırıldığı ve çeşitli dümenler döndüğü de biliniyor. İktidar partisi AKP, HDP’nin Türkiye genelinde kazanmaması için elinden gelen engeli yapmaktan geri durmadı. Halbuki normal ülkelerde seçimler demokratik koşullarda yapılır ve herkes tercih ettiği partiye oyunu verir.

31 Mart seçimleri Türkiye halkları için bir demokrasi sınavıydı. Ancak sadece seçimlerle ve sandığa gidip oy
kullanmakla demokrasi işlevsellik kazanmış olmuyor. Yani sadece seçimlerde oy kullanmak, sandığa gitmek demokrasinin yolunda olduğu anlamına gelmiyor. Sandık ve seçimler sadece temsili demokrasiyi ifade eder ki; o bile Türkiye’de demokratik olmayan şartlarda oluyor. Demokrasinin işlevsellik kazanması ve toplumsal belediyeciliğin gelişmesi, halka hizmetin yapılması, seçenlerin seçilenler üzerinde yaptırım gücünün olması, demokrasiyi demokrasi yapar, seçilenleri de seçenlerin hizmetine koyar.

Yoksa belediyeleri rant ve çıkar kapısı olarak görüp, halkın oylarını da çantada keklik olarak görmek demokrasi ve demokratlık değildir. Dolayısıyla sandığa giden ve oy verenler esasen seçimlerden sonra, demokrasinin
gelişip gelişmediğini, doğru bir toplumsal belediyeciliğin olup olmadığını, seçilenlerin ne derece seçenlerin hizmetinde olup olmadıklarını kontrol edecekler. Demokrasi sandıkta değil, hayatın içinde, toplumsal yaşamda
kendisini gösterir.

Bu yerel seçimlerde bir de şöyle bir gerçeklik var: Sermaye etiketli düzen partilerinin siyasal milliyetçiliği ve
dini kullanarak hala toplumun önemli bir kesimini etkiliyor olmasıdır. Gelişmemiş ve demokrasi kültürü güçlü olmayan toplum ve ülkelerde bu gibi durumlara sıkça rastlanılır. İktidar partisi AKP’nin bu yerel seçimlerde özellikle büyük şehirlerde kaybetmesi, üst yönetiminde büyük bir hayal kırılığına yol açtı. Bu seçimler AKP’nin iktidar taşlarını yerinden kımıldattı denebilir. Çünkü büyük şehirleri kaybetmek, genel seçimlerin nasıl bir seyirde olacağını da gösterir. Türkiye’de demokrasi kültürü yeterince gelişmediği için, toplum, HDP’ye farklı bir
göz ve zihniyetle bakıyor.

Normalde toplumun azımsanmayacak çok önemli bir bölümü, “biz AKP’nin ne olduğunu biliyoruz ama ne
yapalım başka parti ve kimse yok onun için AKP’ye oy vermeye devam ediyoruz” diyorlar. “AKP’ye vermesek,
diğerine versek ‘teröre gider’ anlayışı var. İşte bu yanlış anlayış yıkılsa, HDP’nin oyları 2-3 misli artar ve Türkiye genelinde daha büyük bir güç olmasının yolu açılır ama bu da ileride olacak.

Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü ve demokrasi ışığı HDP’dir. Sistem içi sözde muhalefetin statükonun bekçileri olduğunu onlarca yıllık deneyim ve pratikleri barizce gösteriyor. Türkiye’de geleceğin en büyük siyasi gücü hiç şüphesiz, HDP olacaktır. Bunca baskı ve sindirme, tutuklama ve saldırı, HDP’nin geleceğin büyük siyasi gücü olacağını bildiklerindendir…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.