DOLAR 6,0815
EURO 6,8094
ALTIN 251,2
BIST 86.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Sağanak Yağışlı

ABD-Kürt ilişkilerine yeni format

09.11.2018
A+
A-

Halil SAVDA

ABD Dışişleri Bakanlığı hafta başında sürpriz bir karar aldı:

KCK Yürütme Kurulu üyesi Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan için arama kararı çıkardı ve 12 Milyon dolar fidye koydu.

Bu beklenmedik bir karardı!

İsmi geçen üç kişi Kürt Hareketinin herşeyi..!

Kürt hareketi deyince Öcalan’dan sonra akla gelen isim Cemil Bayık!

Bayık, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı! Duran Kalkan, Bayık ile birlikte Apocu gurubun ilk üyelerinden. KCK Yürütme Konseyi üyesi.

Murat Karayılan, PKK’nin ilk kadrolarından ve KCK Yürütme Konseyi üyesi.

KCK Yürütme Konseyi, ABD’nin kararını ‘Uluslararası komplonun bir parçası ve tehlikeli’ olarak ifade etti.

KNK ‘kararı kınıyoruz’ dedi.

Kürt hareketinin bu üç ismine gösterilen yaklaşım kuşku yok ki Kürtleri rencide edicidir.

Kürtler bu kararı kendilerine dönük algılıyorlar ve bunda haksız da değiller.

Kürt hareketi Apocu gurubun oluştuğu 1972’den bu yana ABD’nin sivil veya askeri varlığına tek bir taş atmadı. ABD’nin çıkarlarını tehdit etmedi.

ABD’nin kararı tek kelime ile ucuz ve akılsızca!

Bu kararın Amerika Birleşik Devleti’ne (ABD) bir faydası olmaz.

ABD’nin Kürtler ile ilişkisi tarihsel olarak hep problemli oldu.

Irak Kürdistan Federe bölgesi ile geliştirilen ilişkiler ve Suriye’de DAİŞ’e karşı ortak mücadele ilişkideki tarihsel problemi iyileştirmişti.

Karar ile birlikte ABD-Kürt ilişkileri yeniden sorgulanır oldu.

AKP hükümetine yakın kimileri bu kararı ‘ABD ile PKK arasında bir danışıklı dövüş’ olarak gösteriyor.

Bu yanıltıcı olabilir.

ABD’nin kararı Türkiye ile sıkıntılarını perdeleme çabası olsa da bu fotoğrafın tümü değildir.

KCK Yürütme kurulu bu kararı 1998’de devreye koyulan Uluslararası Komplonun bir parçası olarak gördü ve buna karşı mücadeleyi Uluslararası Komplo ile mücadele ile birleştirme çağrısı yaptı!

Komplo büyük.

Buna ABD’nin bölgesel siyasetini Kürt ekseni üzerinden oluşturma stratejisini değiştirdiği iddiasında bulunanlar var.

Bu yabana atılır bir iddia değil.

Eğer bu iddia doğru ise ABD bölgesel siyasetinde fabrika ayarlarına dönüyor demektir!

Bu Türkiye ile ortak hareket ve zorbalığı ile işbirliği demek olacaktır.

Bu her alanda Kürt karşıtı bloğu güçlendirecektir.

Kürtler eski fabrika ayarlarına dönen bir ABD ile iş yapamazlar.

Böyle olursa DAİŞ’e karşı ortak mücadele ve Suriye’de işbirliği sona ermiş olur. Bu Kürtleri yeni mücadele stratejisi ve yeni ittifak arayışlarına itecektir.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın kararı İran, Suriye ve Türkiye’nin Kürdistan Özgürlük mücadelesini kriminalize etme çabalarını güçlendiriyor.

Bu kararın arifesinde Türkiye Rojava’ya saldırılarını arttırdı.

Bu açık ki Kandil ve Rojava’yı saldırıya açık hale getirmiş oluyor.

Kandil’deki üç Kürt lider için alınmış olan kararın yakın ve uzun vadede pek çok sonucu olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.