DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Açlık grevini evinde sürdüren Sinmiş: İnsanım diyen bu zulmü kabullenmemeli

23.03.2019
A+
A-

Tahliye olduktan sonra açlık grevini Küçükçekmece’deki evinde sürdüren İhsan Sinmiş, “Arkadaşlarım orada 90 gündür açlık grevinde. Gelip kendi evimde yemeğimi yemeyi kabullenemedim. Sonuna kadar da greve devam edeceğim. Bu baskıyı kabul eden her şeyi kabul eder” dedi.

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a 28 Mart 2018’de İstanbul 7’nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kayyum atandı. Kayyum ile birlikte yapılan operasyonda gözaltına alınan 23 kişiden biri olan matbaa çalışanı İhsan Sinmiş’e (55), İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Mart’ta görülen duruşmada “örgüte üye olmak” iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası ve ruhsatsız silah bulundurmadan 1 yıl 10 ay hapis cezası verilerek tahliye edildi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 1 Mart tarihinde bulunduğu Silivri Cezaevi’nde açlık grevi eylemine başlayan Sinmiş, tahliye sonrası eylemini İstanbul Küçükçekmece’de bulunan evinde sürdürüyor.

İlk olarak 2000 yılında “örgüt üyeliği” gerekçesiyle ceza alan ve Batman Cezaevi’nde kalan Sinmiş, 2005 yılında kamuoyunda “Öcalan yasaları” olarak da bilinen Terörle Mücadele Kanun’unda (TMK) yapılan değişiklik sonucunda cezaevinde çıktı. Tahliye olduktan bir ay sonra tekrar aynı gerekçeyle tutuklanan Sinmiş, 3 yıl Tekirdağ Cezaevi’nde kaldı. Tahliye olduktan 8 ay sonra cezasının kesinleşmesi üzerine tekrar tutuklanan Sinmiş, Trabzon Cezaevi’ne gönderildi. Oradan Adana’daki Kürkçüler Cezaevi’ne sevk edilen Sinmiş, 2012 yılında Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi ve aynı yıl cezaevinden tahliye oldu.

Sinmiş, Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik‘e konuştu. Cezaevlerinde kaldığı süre boyunca bir çok kez açlık grevine girdiğini ifade eden Sinmiş, ilk kez süresiz dönüşümsüz açlık grevine girdiğini belirterek, bu şansı yakaladığı için mutlu olduğunu vurguladı.

‘SONUÇ ALININCAYA KADAR DEVAM EDECEĞİZ’

Öcalan şahsında bütün Ortadoğu ve Kürtlerin tecrit altında tutulduğunu ifade eden Sinmiş, talepleri kabul edilinceye kadar açlık grevinde olacağını vurguladı. Cezaevinde olan bir tutuklunun hakları ne ise Öcalan’ın da aynı haklara sahip olmasını istediklerini belirten Sinmiş, bunun temel bir hak olduğunu söyledi.

Tecridin Türkiye’de bir kaos ortamını yarattığını sözlerine ekleyen Sinmiş, Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirildiği taktirde bu kaosun ortadan kalkacağını ifade etti. Türkiye ve Ortadoğu’daki barışın Öcalan’a bağlı olduğunu vurgulayan Sinmiş, “Her şey Öcalan’la yapılacak bir görüşmeye, O’nun bir açıklamasına ve talimatına bağlıdır. Bir görüş yapılsa Türkiye, Suriye, Irak yani bir bütün olarak Ortadoğu rahatlar” diye konuştu.

‘CEZAEVİ İHTİYAÇLARI KESMEYE ÇALIŞIYORDU’

Cezaevlerinde binlerce tutuklunun açlık grevinde olduğunu hatırlatan Sinmiş, açlık grevinde olanların ihtiyaçlarının idare tarafından karşılanmadığını vurguladı. İdare tarafından kısmi olarak verilen ihtiyaçların son dönemde tamamen kesilmeye çalışıldığını ifade eden Sinmiş, “Açlık grevini 80, 90 gündür sürdüren arkadaşlar var. Bunlar çok kilo kaybetti. Tutuklulara B1 vitamini verilmiyor. Vitamin ilaçlarını almak için cezaevi idaresine dilekçe yazıyorduk. İlaçlar dilekçeden iki hafta bezen üç hafta sonra veriliyordu. Ya da hiç verilmiyordu. Verildiğinde ise B1 vitaminleri yerine B12 veriyorlardı. Onu da dediğim gibi doğru düzgün vermiyorlardı” ifadelerini kullandı.

‘8 KİŞİLİK KOĞUŞTA 42 KİŞİ KALDIK’

Cezaevinden sabah saat 7’de kalktıklarını söyleyen Sinmiş, temel ihtiyaçlarını giderdikten sonra kimi arkadaşlarının kitap okuduğunu, kimisinin televizyon seyrettiğini, kimisinin ise sohbet ettiklerini belitti. Sohbetlerinin genellikle Ortadoğu üzerine olduğunu ifade eden Sinmiş, “Yani Kürdistan’da neler yaşanıyor, Kürtlerin üzerinde neden böyle bir baskı olduğunu, Türkiye’nin niye bu hale geldiğini konuşuyorduk. Saat 23.00’ten sonra da bir çay içip her arkadaş yatağına çekilip yatıyordu” dedi.

Uzun süredir açlık grevinde olan tutukluların hiçbir şey yapamadığını söyleyen Sinmiş, “O arkadaşlar hem sese hem de ışığa karşı aşırı duyarlı olmuşlardı. Ve bu onları rahatsız ediyordu. Bir de bizim yerimiz çok dardı. Koğuş normalde 8 kişilikti. Bu 8 kişilik yerde bir ara 42 kişi kaldık. Şu anda koğuşta 24 kişi var. Yataklar tuvaletin önüne kadar gidiyor. İçeride temizlik yapamıyorduk, tuvalet ihtiyacımızı dahi karşılayamıyorduk. Hijyen hiç yoktu” diye konuştu.

’20 GÜNDE BİR BAŞLARINI YIKIYORDUK’

Uzun süre açlık grevinde olan arkadaşlarının banyo ihtiyaçlarını havluları ıslatıp vücutlarını silerek gidermeye çalıştıklarını belirten Sinmiş, 20 günde bir sadece kafalarını yıkadıklarını belirtti. Bunları yaparken arkadaşlarını yormamaya özen gösterdiklerini ifade eden Sinmiş, “Arkadaşlarla doğru düzgün konuşamıyorduk. Konuştuğumuzda ise onların rahatsız olmaması için çok sessiz konuşuyorduk. Çok hassas bir duruma gelmişlerdi. Rahatsızlıkları çok oluyordu” ifadelerini kullandı.

‘İNSANIM DİYEN BU ZULMÜ KABUL ETMEMELİ’

Tahliye olmasına rağmen açlık grevini sürdürdüğünü vurgulayan Sinmiş, “Arkadaşlarım orada 80, 90 gündür açlık grevinde. Ben oradan kalkıp gelip kendi evinde yemeğimi yersen kimse kabul etmez. Ben şahsen kabullenemedim. 1 Mart itibariyle açlık grevindeyim. Sonuna kadar da greve devam edeceğim” dedi.

Toplumun açlık grevlerine karşı çok sessiz olduğunu belirten Sinmiş, “Bu açlık grevi dünyanın farklı bir yerinde olsa yer yerinde oynardı. 10 bin insan açlık grevinde ama hiç kimsede ses yok. Türk medyasında tek bir kelime dahi konuşulmuyor. Konuşan insanı da alıp içeri atıyor. İnsanları öyle bir korkutmuşlar ki artık konuşamıyorlar. Ama ben insanım diyen herkes bu baskıyı, bu zulmü kabul etmemesi gerekir. Bu baskıyı kabul eden her şeyi kabul eder. Artık hükümet olsun, faklı partiler olsun, aydınlar, yazarlar, çizerlerden duyarlılık istiyoruz. Bu insanlar neden açlık grevine girdi diye insan bir sorar, bir düşünür, bir gider bakar. Kimse durup dururken açlık grevine girmez” ifadelerini kullandı.

‘AKLIMDA OLAN TEK ŞEY ARKADAŞLARIM’

Kendisini evde ziyaret eden kişilerin kendisine ilk olarak “açlığa nasıl dayanıyorsun” diye sorduklarını sözlerine ekleyen Sinmiş, “Ben ise her şeyin insanın iradesine bağlı olduğunu söylüyorum. Yani insanın iradesi varsa bir şeye inanıyorsa ölüme kadar da gider. Ben şimdi açlık gibi hiçbir şeyi hissetmiyorum. Hissettiğim tek şey var o da içeride olan arkadaşlarımdır. Yani kimi cezaevlerinde arkadaşlarım su dahi bulamıyor, meyve suyu bulamıyor. Tek kişilik hücrelere atılıyor, orada hiçbir şey bulamıyorlar. Aklımda olan tek şey odur. Başka da bir şey aklımda yok” dedi.

Sinmiş, cezaevinde açlık grevinde olan tutukluların göndermiş olduğu mesajı ise şu şekilde paylaştı: “Halkımız arkamızda olduktan sonra hiç kimse sırtımızı yere getiremez. Biz halkımızla birlikte bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Sonu ne olursa olsun bu tecridi kıracağız. Tecridi ortadan kaldıracağız.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.