DOLAR 5,6803
EURO 6,3746
ALTIN 260,4
BIST 100.944
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Az Bulutlu

Adana’da 32 kurumdan ortak açıklama: Tutukluların talebi kabul edilsin

17.05.2019
A+
A-
Adana’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi, Tabip Odası, Baro, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) çağrısıyla bir araya gelen 32 kurum ve siyasi parti temsilcisi, cezaevlerinde devam eden açlık grevi ve ölüm oruçlarına dikkat çekti. İsmet İnönü Parkı’nda yapılan açıklamaya, kent milletvekili Tülay Hatimoğulları ve tutuklu aileleriyle ile çok sayıda kişi katıldı.
 
‘TALEPLERİN KABULU İÇİN YASAYA GEREK YOK’
 
“Ölüm değil, yaşam kazansın. Yaşama ses ver” pankartının açıldığı açıklamada konuşan İHD Şube Başkanı Avukat İlhan Öngör, tutukluların yasalardan kaynaklı haklarını kullanmak için başlattığı eylemlerle ilgili taleplerin demokrasi çerçevesinde kabul edilmesi istedi. Öngör, açlık grevleri ve ölüm orucunda olan tutuklular için gelinen aşamanın yaşam hakkı açısından kritik bir noktaya geldiğini ve yarın çok geç olacağını vurguladı. Açlık grevlerinin çözüme kavuşturulmasının iktidar açısından hiç de zor olmadığını dile getiren Öngör, “Bunun için yeni bir yasal düzenlemeye dahi ihtiyaç yoktur. Anayasa ve yasaların eşit uygulanması tek başına yeterlidir” dedi. 
 
‘YAŞAM KAZANSIN’
 
Yasaların eşit uygulanmasını sağlamak ve cezaevlerinde tutulmakta olan tutukluların yaşam hakkını korumanın devletin görevi olduğuna değinen Öngör, “Bir mevsimi geride bırakan açlık grevleri büyüklüğü ve sonuçları açısından toplum olarak altından kalkamayacağımız bir insani kriz aşamasına varmıştır” dedi. Dünya Tabipler Birliği (DTB) Malta Bildirgesi’nin giriş bölümüne dikkat çeken Öngör, “Açlık grevleri genellikle taleplerini başka yollardan ortaya koyma imkânları bulunmayan kişilerin başvurdukları bir protesto biçimidir. Yaşam hakkı ve hukuki talepler noktasından soruna yaklaşarak, ‘ölüm değil, yaşam kazansın’ diyoruz” diye belirtti. 
 
‘KAPILAR BAĞIMSIZ HEYETLERE AÇILSIN’
 
Açlık grevleri izleme heyetlerinin ve bağımsız hukukçuların takipleri sonucu ortaya çıkan bilgileri paylaşan Öngör, birçok tutukluda ileri derecede görme, işitme, tansiyon, dengesizlik, unutkanlık, yüksek ateş sorunu yaşadığını, sıvı almada zorlandığını ve yaşamlarının kritik bir eşikte olduğunu paylaştı. Çoğu, yıllardır cezaevlerinde bulunan tutuklular için açlık grevlerinin zorlayıcı bir süreç olduğunun altını çizen Öngör, “Yeterli besine ulaşmamış olan,  kronik hastalıkları bulunan, sağlık birimlerine ve tedaviye ulaşma ile ilgili ciddi problemler yaşayan mahpuslar için açlık grevi her an ölümle sonuçlanma ihtimalini barındırmaktadır” dedi. Açlık grevini sürdüren mahpusların sağlık durumunun geldiği kritik aşamaya dikkat çeken Öngör, tıp etiği ilkeleri ve mahpus haklarına dair kurallar gereği, cezaevlerinin bir an önce kapılarını bağımsız sağlık ve hukuk heyetlerine açması gerektiğini ifade etti. Öngör, “Çünkü cezaevlerindeki mevcut sağlık birimleri ne sağlık personeli sayısı açısından ne de cezaevi revirlerinin olanakları açısından açlık grevindeki binlerce mahpusu takip etme kapasitesine sahip bulunmamaktadır” diye konuştu. 
 
‘ANNELERE UYGULANAN ŞİDDETİ KINIYORUZ’
 
Tutuklu annelerine yönelik polis şiddetini kınayan Öngör, şöyle devam etti: “Annelerin bu insani talebi karşısında kolluk kuvvetlerinin şiddete başvurması, annelere kötü muamelede bulunmasını açıkça kınıyoruz. Başta Kürt meselesi olmak üzere, tüm toplumsal sorunlarımızın barışçıl, demokratik ve evrensel hukuk değerlerini yaşamsallaştırarak çözümünün mümkündür. Bu ülke yeterince ölümü gördü, yaşamı yücelten, demokrasiyi geliştiren, insan haklarına saygılı bir ülke görmek istiyoruz, bunun için demokratik mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” 
 
Açıklamaya katılan kurumlar şöyle: Adana Barosu, Adana Tabip Odası, İHD, KESK, DİSK, Dersimliler Derneği, ÇHD, CHP, HDP, DAD, EMEP, SYKP, Yeşil Sol Parti, DBP, Sosyal Dayanışma Derneği, Anadolu Hakları Derneği, TUAYDER, Adana Vartolular Derneği, ÖDP, HDK, ESP, PSAKD, Halkevleri, Adana Bulamlılar Derneği, TÖPG, Adana Alevi Kültür Derneği, Arap Alevileri Derneği, Mor Dayanışma Derneği, Adana Kadın Platformu, Adana KHK Mağdurları Platformu, Akkapı Kültür, Yardımlaşma ve Eğitim Derneği ve Emekliler Dayanışma Derneği.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.