DOLAR 8,6602
EURO 10,3531
ALTIN 495,34
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Gök Gürültülü
İstanbul
27°C
Gök Gürültülü
Per 27°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 29°C

Ailesinden 80 kişi öldürülen Çiçek: Dersim’e dair gerçekler ortaya çıkarılsın

06.05.2021
A+
A-
DERSİM – Dersim katliamı sırasında ailesinden 80 kişiyi katledilen Hıdır Çiçek, bütün tarihi gerçekler olduğu gibi ortaya çıkarılması ve kabullenilmesini istediklerini söyledi.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte girişilen Türk-İslam sentezine dayalı ulus inşası doğrultusunda atılan adımlardan biri 1937-38 yıllarında gerçekleştirilen Dersim katliamı oldu. Meclis’te 25 Aralık 1935 tarihinde çıkarılan 2884 sayılı ‘Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun’ ile birlikte girişilen Tedip ve Tenkil Harekâtı sonucunda devletin resmi kayıtlarına göre, 1937 yılında bin 737 kişi, 1938’de ise 6 bin 868 kişi hayatını kaybetti. 
Resmi olmayan bilgilere göre ise en az 70 bin dolayında insan katledildi, on binlercesi sürgün edildi.
 
Kıyımdan kurtulmak için mağaralara sığınanların zehirli gazlarla öldürüldüğü, küçük kız çocukları ailelerinden koparıldığı Dersim, en kanlı katliamlardan biri olarak tarih sayfalarına kaydoldu.
 
SADECE İKİSİ KURTULDU
 
Üzerinden 84 yıl geçen katliam sırasında Hıdır Çiçek’in ailesinden 80’den fazla kişi öldürüldü. Kutudere bölgesi Gökçek Köyü’ne bağlı Gevrek mezrasında yaşayan ailesine dönük katliamdan sadece babası Kamer Çiçek ve kuzeni kurtuldu.
 
Katliama dair babasından dinlediği hikayelerle büyüyen Çiçek, devlete yakın aşiret liderlerinin o dönemde köyde bulunan yaşlı, kadın ve çocukları toplayıp yakın karakola teslim ettiğini anlattı. Bu kişilerin birkaç gün sonra Pax ve Marçik bölgesinde toplu şekilde öldürüldüğünü, bunun üzerine halkın geri kalanının dağlara çekildiğini aktaran Çiçek, babası ve yeğenin yıllarca mağaralarda yaşadıktan sonra çıkan af yasası ile hayatta kaldığını dile getirdi.
 
BABASINDAN DİNLEDİĞİ VAHŞETİ ANLATTI 
 
Çiçek, babasının tanık olduğu katliama dair kendisine anlattıkları ise şu sözlerle paylaştı:  “Dağdakilerin de çok sevdiği, saygı duyduğu, ahlakıyla, duruşuyla örnek olan abisi Hemede Civraile Khejiaile vurulma anı babamı çok etkilemişti. Ne zaman ki abisinden laf açılmışsa da gözleri hep dolmuş ve ağlamıştır. Abisinin cenazesine giderken onun üzerindeki silahını belindeki tabancasını, bıçağını alıyorlar. İkincisi ise Laç mağarasında öldürülen cenazelerin üzerlerine gaz dökerek öbek öbek yakmışlardı. Hangi cenazenin kime ait olduğu bilinmiyor. Amcam, oğlunu ve kızını alıp gece yarısı ablukayı yarıp çıkıyor. Eşi ve 3 çocuğu orada kalıyor. En büyük kızı bu ‘nineler çetesi’nde yargılandı. Yardım yataklıktan 90 yaşındayken cezaevinde kaldı ve çıktıktan sonra öldü.”
 
Yaşananları anlatmasını her istediğinde babasının boğazı düğümlendiğini paylaşan Çiçek, “Babamın teslim olması için bizim pirlerimiz, ileri gelenlerimiz ikna etmeye çalışıyordu. ‘Kerbela’da insanlar katledildi ama neticede bir cüret kaldı. Sen ölürsen koca bir ailede kimse kalmamış olacak’ diyerek ikna etmeye çalışıyorlar. Babam silahını vermemek şartıyla kabul etti. O zaman Pah Karakolu’na teslim oluyorlar. Haber geliyor, işte dağdakiler teslim olacak diye. İnsanlar direnişçileri kitleler halinde görmeye geliyor” diye belirtti.
 
TANIKLARI DİNLEYİP KAYIT ALTINA ALDI
 
Babasının yanı sıra bugüne dek katliama tanıklık eden en az yüz kişiyle konuştuğunu söyleyen Çiçek, bunların içerisinde milislik yapanlar, teslim olanlar, direnenler, yaralı kalanlar olduğunu da ifade etti.
 
Orta okul yıllarındayken o dönem hayatta olup, direnişe katılanların seslerini kayıt ettiğini anlatan Çiçek, şöyle devam etti: “Tornova’da Seyit Rıza’nın yaşadığı köye yakın bir yerde yaşlı bir adamla karşılaştım. Katliamın yaşandığı zamanda 14 yaşlarında olduğunu söyledi. Nasıl kurtulduğunu söyleyince ‘yiğitler vardı, direndiler. Güvenlik buraya gelinceye kadar ki üç dört yıl geçmişti, af çıktı, biz bu şekilde kurtulduk’ dedi. Yoksa devletin şefkatinden, korumacılığından kurtulmadılar. Devlete gelip biat edenler, sığınanların hiçbiri hayatta yok, yaşamadı. Hatta babamın anlattığına göre ‘biz 7 kış 8 yaz kaldık’ diyordu. Türkiye ve Kemalist milliyetçileri açısından olay farklı bir şekilde bakılıyor. Keza bizde de farklı şekilde lanse edenler vardır. Özünde yaşayanların, anlatımların sonucunda devlet öteden beri buraya bir katliam yapmak için bir plan yapıyor.  Bütün gelen raporların hepsinde aşağı yukarı aynı şeyler vardır.”  
 
‘SOYKIRIM OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ’
 
Dersim katliamında yer alan Sabiha Gökçen’in 1956 yılında verdiği bir röportajda; ‘Bize dediler ki hiçbir canlı kalmayacak. Hatta onların beslenmelerini temin edecek keçileri de vuruyorduk. Onların da öldürülmesi gerekiyordu’ dediğini belirten Çiçek, “Biz buna soykırım diyoruz. Hiçbir bebek, yaşlı, kadın, genç bırakılmaksızın imha ediliyor. Bu açıdan bir soykırım olarak değerlendiriyoruz” dedi.
 
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKARILSIN 
 
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vahşetin yaşanmadığını vurgulayan Çiçek, “Ben diyorum ki dünyanın hiçbir yerinde hamile kadınların karnından bebekler alınıp ne kadar yaşayacaklar diye kronometre tutmadılar. Bunlar tanıkların ifadesinde var. 4 Mayıs 1937’de bakanlık kararı bu katliam için bir starttır. Biz bu startın deşifre edilmesini istiyoruz. Biz intikam peşinde değiliz. Bütün tarihi gerçeklerin olduğu gibi ortaya çıkarılması ve kabullenilmesi istiyoruz” diye konuştu.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.