DOLAR 5,7801
EURO 6,4307
ALTIN 277,2
BIST 98.799
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Ali Temel besteleriyle yaşıyor…

12.07.2019
A+
A-

MARDİN – Zulmün bir diğer adı olan Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde tahta ve çorap lastiğinden oluşan sazıyla yaptığı bestelerle yaşananları dile getiren Ali Temel, ölümünün üzerinden geçen 25 yıla rağmen bu eserleriyle yaşıyor. 

 
Kürt kültür ve sanat çalışmalarının kurumsallaşmasına öncülük eden isimlerden biri olan Ali Temel, 13 Temmuz 1994 yılında Mardin’in Mazıdağı ilçesinde yaşamını yitirmesi üzerinden 25 yıl geçti. Çocuk yaşta başladığı sanat çalışmalarını, önce köylerde katıldığı düğünler ve arkadaşları arasında daha sonra ise siyasal faaliyet alanlarında geliştiren Temel, 1981’de tutuklanarak Diyarbakır Cezaevi’ne konuldu. Cezaevine konulmadan önce 120 gün askeri tugayda gözaltına işkenceye maruz kalan Temel’in annesi de kendisi ile birlikte gözaltına alınarak 90 günlük bir işkence sürecinden geçti. Konulduğu cezaevinden 1990’da tahliye edildikten sonra ilk kaseti “Rozerin”i Koma Çiya ile birlikte çıkaran Temel, Özgür Ülke gazetesinin de kültür sanat servisinde çalıştı. PKK’ye katıldıktan sonra Mazıdağı’nda çıkan bir çatışmada yaşamını yitiren Temel’in kemikleri ise 2013 yılının Ekim ayında yapılan bir kazıda bulundu ve cenazesi ancak 2014 yılının Nisan ayında Kızıltepe’de defnedildi. 
 
TAHTA VE ÇORAP LASTİĞİNDEN SAZ 
 
Diyarbakır Cezaevi’nde iken tahta ve çorap lastiğinden yaptığı saz ile birçok bestesini ortaya çıkaran Temel’i kardeş Faysal Temel anlattı. Ali Temel’i “Kendisi ile barışık bir insandı” diye tanımlayan Temel, “Yaşamı köyde geçti. Çocukluğundan beri kedisi ve doğa ile barışıktı. Biz feodal bir aileden gelmemize rağmen Ali bunları kırdı ve köylülerle herkese göre çok daha haşır neşir olan biriydi. Çok hümanist ve çok sıcak kanlıydı. İnsanlarla diyalogunu maksimum seviyeye getiriyordu. Kibir yoktu onda. Hiçbir zaman odanın baş köşesine oturmazdı. Sürekli ayakkabıların olduğu tarafa otururdu. İnsanları karşısına alır, onların gözlerinin içine bakarak konuşurdu.  Düğünleri ve folkloru çok seviyordu. Araç olmadığı zaman da ekip arkadaşları ile yaya bir şekilde köylere düğünlere gidiyordu” sözleri ile anlattı.
 
‘ERİVAN RADYOSU’NUN HAYATINDA ÖNEMLİ BİR YERİ VARDI’
 
Ali Temel’in Erivan Radyosu dinleyerek büyüdüğünü dile getiren Temel, bunun da kardeşinin hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Lise yıllarında ağabeyinin eve gelerek annesine “Benim yolum farklı ben devrimcilere katıldım” diyerek, yolunu çizdiğini kaydeden Faysal Temel, o süreçte yaşadıkları bir anıyı şöyle dile getirdi: “Annem ikna etmek için onunla konuşmuştu ama eve gelmemişti. Aylar sonra gelmişti. Geldiğinde bitlenmişti. Annem makine ile saçlarını kesmişti.” 
 
‘KÜLTÜR MERKEZİNİ EVİ GİBİ GÖRÜYORDU’
 
Temel’in henüz cezaevinde iken bir kültür merkezi açma hedefi olduğunu ve İstanbul Tarlabaşı’nda arkadaşları ile birlikte imkansızlıklar içinde Mezopotamya Kültür Merkezi’ni açmayı başardıklarını kaydeden Temel, bugün bu kurumların yeteri kadar sahiplenilmediğini belirtti. Faysal Temel, “Kültür merkezini kendi evi gibi görüyordu. Ayrılmak istemiyordu. Karşılığında bir maddiyat beklemiyorlardı. Maneviyatları güçlüydü. Kültür kurumlarımızın da manevi yönden güçlü olması gerekiyor” diye konuştu.
 
‘HALKIN MİRASIDIR’
 
Son dönemlerde Ali Temel’in bestelerinin kimi çevrelerce maddi amaçlarla kullanıldığını kaydeden Faysal Temel, “Biz bu bestelerin daha çok kendi kurumlarımız ve MKM tarafından kullanılması taraftarıyız. Bunların maddi beklentilerle kullanılması taraftarı değiliz” dedi. Temel’in sanatını halkı için yaptığını ve maddi bir karşılık beklemediğini kaydeden Faysal Temel, “Bu miras halkın mirasıdır” vurgusunda bulundu.
 
‘ARŞİVİ OLUŞTURULMALI’
 
Ali Temel adına bugüne kadar en önemli eksiği “Bir arşivin oluşturulmamış olması” olarak gördüğünü kaydeden kardeşi Faysal Temel, “Ali’nin sesini duyan insanlar, onu dinlemek isteyenler bizden kasetlerini sürekli istiyorlar. Bu süreçte Ali’nin birçok şiiri bestelenmedi. Şarkılarının klipi de yapılmadı. Yapılabilirdi aslında, öyle bir talep de vardı. Aynı zamanda Ali ile kültür merkezindeki hiçbir çalışmanın bir tane arşivi yok. Bu arşiv konusunda bizim elimizde bir belge yok ama İstanbul MKM ya da MKM çalışanları bunları toplayabilir” diyerek beklentisini dile getirdi.
 
ŞARKILARI VE BESTELERİ MİRAS OLARAK KALDI
 
Ali Temel’in geleceğe miras olarak bıraktığı eserlerinden öne çıkanlar; Vaye PKK Rabû, Xûşka Zozan, Deşta Bismilê, Rozerin, Bûka Kurda, Keçika Dersimê ve Şitla Azadî iken, en bilinen şiiri ise Amed oldu.
 
MA / Ahmet Kanbal
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.