DOLAR 5,8034
EURO 6,4401
ALTIN 273,4
BIST 108.011
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Ankara Baro Başkanı Sağkan: YSK hukuku kullanarak irade gaspı yaptı

08.05.2019
A+
A-
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı seçimlerini iptal etmesi kararına tepkiler devam ediyor. AKP tarafından YSK’ye yapılan olağanüstü itiraz gerekçelerinin oluşmadığı belirtilirken yapılabilecek itirazın tam kanunsuzluk yönünden olması gerektiği tartışmaları yürütülüyor. 
 
Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, İBB seçimlerinin iptal edilmesi, neden tam kanunsuzluk yönünden başvuru yapılmadığını Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi.
 
‘BU KARARI HUKUK KİSVESİ ALTINA KOYMA DURUMU VAR’
 
YSK’nin önceki gün aldığı karara ilişkin hala bir hukuki değerlendirme yapamadıklarını kaydeden Sağkan, YSK’nin aldığı kararın hukuk kullanılarak, bir irade gaspı yaptığını vurguladı. Sağkan, “Bu kararı hukuk kisvesi altına koyma durumu var ve bu hem iktidar hem de YSK tarafından yapılmaya çalışılan bir durum. Aslında alınan kararın hukuksuz olduğu herkes tarafından biliniyor” dedi.
 
Alınan karar da yer alan sandık kurullarının oluşumundaki hukuksuzluğun dayanak olarak gösterilmeye çalışıldığını belirten Sağkan, “YSK’nin kararında bahsedilen sandık başkanı ve kurullarının belirlenmesindeki usulsüzlük konusu 198 sayılı yasasının 22 ve 23’üncü maddelerinde açık olarak düzenlenmiş. ‘Kamu görevlileri arasından mahalli mülki idari amirlerinin belirlediği isimlerden ilçe seçim kurulları tarafından çekilecek kura sonucunda belirlenecek isimler engel halleri (mani hal) olmaması durumundan başkanlık yapar’ deniliyor. Bunu yapan oradaki kaymakam ve ilçe seçim kurulları başkanı. Mani hal denetlemesini yapacak kişiler de bunlar. Kaldı ki aynı maddenin devamında deniliyor ki; kurul başkanı eğer ki seçim günü sandık başına gitmez ise kurul üyeleri arasından en yaşlı olan yani siyasi partiler tarafından bildirilen kurul üyeleri arasındaki en yaşlı üye o gün sandık kurulu başkanlığı görevini yürütür. Yani belirlenen kişi kamu görevlisi o gün seçime gitmese dahi oy kullanılmaz diye bir ibare yok. Buna karşı bir yöntem geliştirilmiş. Bu tüm seçimlerde uygulanan bir durum.”
 
‘YASAYA DOLANILARAK, HUKUKSUZLUK YAPILDI’
 
Sandık kurullarının oluşmasındaki usulsüzlük iddiasının olağanüstü itiraza konu olamayacağını konu olsa dahi bu sürenin aşıldığını hatırlatan Sağkan, sandık kurulu üyeleri ve başkanlarının belirlenmesinin 2 Mart’ta kesinleştiğini ifade etti. Bu tarihten sonra yapılacak olağanüstü itiraz yolunun da kapalı olduğuna işaret eden Sağkan, “Bu süreçten sonra konuyla ilgili tam kanunsuzluk yönünden itiraz yapılmalı. Ancak iktidar partisi bilerek bu yolu seçmedi. Tam kanunsuzluk yoluyla itiraz edilir ve YSK, İBB hakkında verdiği kararın aynısını verirse 16 Nisan Referandumu ve 24 Haziran seçimlerine de itiraz yolu açılır. Ve bu seçimlerin de tam kanunsuzluk yönünden itiraza konu edilebileceği tartışmalarını meydana getirir. İktidarın 16 Nisan ve 24 Haziran seçimlerini tartışma konusu yapmadan yasaları dolanarak, yapılamayacak bir yöntemle seçimlere itiraz etti. YSK de verdiği kararla hukuksuzluğa imza attı.”
 
‘KİLOMETRE TAŞLARI ARALIK AYINDA DÖŞENDİ’
 
Bu kararın kilometre taşlarının 2018 yılı Aralık ayında YSK’nin bazı üyelerinin görev sürelerinin uzatılmasıyla birlikte hazırlandığını aktaran Sağkan, “Anayasa’ya aykırı uzatma, uzatma kararından itibaren bir sene içerisinde yapılacak seçimlerde görev almalarını sağlamak bunlara hazırlıktı” diye konuştu. Türkiye’nin artık bir hukuk devleti olmaktan çıktığını kaydeden Sağkan, “Bu tür itirazları istediğiniz kadar yapın yargı mercileri kabul etmiyor. YSK’ye karşı da yargı yolları kapalı. AYM de bu noktada gerekli sorumluluğu üzerine almıyor. Haliyle elinizdeki hukuki zemin de tartışma konusu olarak sonuç alma noktasından uzaklaşıyor” dedi.
 
‘KİMİ KİME ŞİKAYET EDECEĞİZ?’
 
Diğer önemli bir noktanın da İstanbul’da neden sadece belediye başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesi olduğunu söyleyen Sağkan, “Hadi YSK’nin yasaya aykırı olarak verdiği iptal kararını kabul ettik diyelim. İstanbul’daki tüm seçim yenilenmesi gerekir. Tek zarfta 4 oy kullanılmış. Bunda bir tartışma olmaması gerekir. Gelin görün ki bu karar da hukukun ‘H’sini bile görmediğimiz için bunları tartışmak da ‘Kimi kime şikayet edeceğiz?’ diye bir sıkıntı yaratıyor” diye ekledi. 
 
‘SEÇİMLE GELENİN SEÇİMLE GİDER ESASININ GERÇEKLİĞİ KALMADI’
 
YSK’nin kararlarının taşınacağı bir yargı mercii olmadığını belirten Sağkan, sözlerini şöyle tamamladı: “YSK’nin kararları kesin kararlardır. Bunu taşıyacağınız bir yargı mercii yok. Yargı merci olsa da güven kalmadı artık. En önemli sorunumuz, yıllardır yargı bağımsızlığının, hukukun üstünlüğü ilkesinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Bugün bunun sonuçlarını acı bir deneyimle görmüş olduk. Yurttaşın sandığa yansıttığı irade talimat alan bir heyet tarafından yok sayıldı bu ülkede. Bundan sonra demokrasinin en temel taşı olan seçim ve seçimle gelenin seçimle gideceğine ilişkin ana temel esasın bu ülkede bir gerçekliği kalmamıştır.”
 
MA / Berivan Altan
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.