DOLAR 5,8600
EURO 6,5340
ALTIN 279,6
BIST 97.324
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Küçükbalaban: Çocuk hakları temel yasası olmalı

16.06.2019
A+
A-
ANKARA – Yargı Reformu Stratejisi’nde çocuklarla ilgili yer alan düzenlemeleri yetersiz olduğunu ifade eden İHD Çocuk Hakları Komisyonu’ndan Hüseyin Küçükbalaban, “Çocuk hakları temel yasası olmalı ve çocuklarla ilgili he türlü iş ve işlem bu yasa kapsamında yürütülmedir” dedi.
 
Türkiye’ de 4 tane çocuk eğitim evi ve 7 tane çocuk kapalı cezaevi bulunuyor. Buralardaki çocuk sayısı 31 Ekim 2018 yılı itibariyle Meclis’te yapılan bir çalışma sonucunda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre, 743’ü anneleriyle birlikte kalan çocuklar olmak üzere toplamda 3 bin çocuk cezaevinde bulunuyor. 
 
Binlerce çocuğun cezaevinde olduğu Türkiye’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yargı Reform Strateji’nde çocuklar hakkındaki davaların istinaf ve temyiz incelemelerinin öncelikli olarak yapılacağı, 15 yaş altındaki çocukların ilk kez işlediği fiillerin ise kovuşturmaya yer olmayacağı belirtildi. Meclis gündemine getirilmesi beklenen strateji belgesini uzmanlar, çocuklara yönelik düzenlemelerin yetersiz olması nedeniyle eleştirdi.
 
Konuyu İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi ve Çocuk Hakları Komisyonu’nda yer alan Hüseyin Küçükbalaban, değerlendirdi. 
 
‘228 BİN 616 ÇOCUK ADLİ SÜREÇLERDEN GEÇTİ’
 
Küçükbalaban, Adalet Bakanlığı’nın 2018 raporunda, 228 bin 616 çocuğun adli süreçlerden geçtiği bilgisini verdi. Yargı Reformu Stratejisi’nde çocuklarla ilgili yer alan düzenlemeleri değerlendiren Küçükbalaban, kısmi bir takım iyileştirmeler öngörülmüş olmasıyla birlikte yapılması planlanan düzenlemelerin, bu alandaki sorunları çözmekten uzak olduğunu ifade etti. Ayrıca öngörülen düzenlemelerin ne kadarının hayata geçireceklerinin de henüz belli olmadığını aktaran Küçükbalaban, “Daha önceki strateji belgelerinde de bir takım düzenlemeler vardı ama büyük bir kısmı hayata geçilmedi. 2018 çocuk işçiliğiyle mücadele yıllı ilan edildi ama çocuk işçi sayısı arttı” dedi.  
 
‘ÇOÇUKLAR İÇİN BAŞVURABİLECEK BİR YASA YOK’
 
Yıllardır çocuk hakları ve insan hakları savunucuları olarak çocuğun adalet yargı sistemi içerisine girmemesi gerektiğini ifade ettiklerini anlatan Küçükbalaban, “Çocuklar söz konusu olduğunda başvurulabilecek tek bir yasa yok. Sadece parçalı pek çok yasa içerisinde çocuklarla ilgili düzenlemeler var.  Özellikle çocukların karıştığı iddia edilen suçlarla ilgili büyükler düşünülerek düzenlenen ceza yasasının yaptırımlarının devreye girdiğini geçmişten beri söylüyoruz” diye konuştu.
 
‘ÇOCUK HAKLARI TEMEL YASASI OLMALI’
 
Çocuk ve suçun yan yana getirilmemesi gereken iki kavram olarak gördüğünü aktaran Küçükbalaban, Evrensel Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 18 yaşın altındaki her kesin çocuk olduğunu varsaydığını ve Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olduğunu anımsattı. Küçükbalaban, şöyle devam etti: “Yargı paketindeki çocuklarla ilgili bu kısım bugünkü uygulamaya göre biraz daha ileri bir yaklaşım olarak görülebilir.  Ancak bu süreç sadece çocuğun cezasının indirilmesi ya da başka bir seçenek yaptırımın uygulanmasından öte kapsamlı, tümüyle çocuklara özgü, onarıcı, adil ve çocukların hayata doğru bir şekilde katılımını öngören bir süreç olarak ele alınmalı. Çocuk hakları temel yasası olmalı ve çocuklarla ilgili he türlü iş ve işlem bu yasa kapsamında yürütülmedir.” 
 
‘ÇOCUKLAR DAHİL EDİLSİN’
 
Çocuk hakları savunucuları açısından bir çocuğun dahi cezaevinde olmasının büyük bir sayı olduğunun altını çizen Küçükbalaban, şunları ifade etti: “Bir çocuğun cezaevine girmesi bir sistemi sorgulamamıza yol açar. Çocuklar bir suçu büyükler gibi tasarlayarak işlemez. Kendi çocuk dünyası içerisinde haklı gördüğü bir takım şeylerin yasalarda suç olduğunu bilmez zaten. 18 yaş ve üstünün seçtiği ve onların eliyle yapılan bir yasanın 18 yaş altındaki çocukları bağlaması için onların da bir irade beyanında bulunması gerekiyor. Ama konu bu noktadan tartışıldığında, onlar çocuktur deniliyor. Ama biz eğer bir çocuğu 12 yaşından itibaren yargılanabilir, 18 yaş altında evlenebilir diye düşünüyorsak, o zaman evlilik kanun sürecine de çocukları dahil etmemiz lazım.”
 
ANNELERİYLE CEZAEVİNDE KALAN ÇOCUKLAR
 
Strateji belgesinde yer alan anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocuklarla ilgili ön görülen düzenlemelere ilişkin de konuşan Küçükbalaban, şu önerilerde bulundu: “Çocuğun üstün yararını gözeterek, hiçbir çocuğun cezanın infazı ile ilgili düzenlenmiş herhangi bir mekanda yaşamını sürdürmesini doğru bulmuyoruz.  Anneleri için çok iyi koşullarda cezalarını çekme düzeni yaratılıyor olabilir ama netice orası bir infaz mekanıdır bu mekanın yine belli sınırlılıkları olacaktır. Her suçun vasfı çok farklı olabilir, dolayısıyla her kes için standart bir yaklaşım tabii ki önermiyoruz. Çocuklar 6 yaşına kadar anneleriyle cezaevinde kalabiliyorlar. Bu yaşa kadar cezaevinin kısıtlı koşuları nedeniyle eğitim, sağlık, kültürel haklarından yeterine faydalanamıyor. Bir anneni işlediği suçu cezaevinde 6 yıldan fazla ise 6 yıla kadar bu ceza ertelenebilir ya da ilk 6 ay elektronik kelepçeyle geçirebilir. Her durumda çocuk cezaevine girmeden çözüm bulunabilir.”
 
‘MECLİS’TE ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU KURULSUN’
 
Çocukların gelecek olarak görüldüğünü ama hayatın çocuklar için çok da iyi dizayn edilmediğini ifade eden Küçükbalaban, Meclis’te Çocuk Hakları Komisyonun kurulması gerekliliğine vurgu yaparak, komisyonun neden kurulmak istenmediğini sordu. Küçükbalaban, “Çocuk, dili, dini, etnik kimliği, cinsiyeti ne olursa olsun çocuk çocuktur. Ve her çocuk en iyi yaşamı hak ediyor. En iyi ortamda büyümek en iyi ortamda çocukluğunu yaşama hakkına sahiptir. Niyet önemli buna uygun da sorumluluklar almak ve bir takım çalışmaların içerisine girmek önemlidir” dedi. 
 
‘CEZAİ İŞLEM DEĞİL İYİ MODEL GEREKİYOR’  
 
Çocukların, yasalarda suç kabul edilmiş bir olaya karışmaları durumuna adli kolluk süreçlere girmelerinin en son çare olması gerektiğini sözlerine ekleyen Küçükbalaban, şöyle konuştu: “Çocuklara bir cezai yaptırım uygulanmadan başka yol ve yöntemlerle çocukların bu tür olumsuz sayabileceğimiz davranışlardan alıkonulmaları gerektiğini, daha çok çocuklara rehberlik edilerek onlara iyi model ve mesleki çalışmalarla bu süreçlerin dışında tutulması gerekiyor.”
 
MA / Zemo Ağgöz
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.