DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,07
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Rüzgarlı

Barış için geldi 7 yıl hapis yattı

31.08.2020
A+
A-

Barış için 2009 yılında Mahmur Kampı’ndan Türkiye’ye gelen 34 kişilik grubun içerisinde yer alan, ancak tutuklanıp 7 yıl cezaevinde kalan Nurettin Turgut, “Bugün Kenan Evren’in 12 Eylül darbesine rahmet okuyorsak, bu sözün bittiği yerdir. Atık bizim tek çıkar yolumuz var, barış” dedi.

Mahmur Barış Grubu Sözcüsü Nurettin Turgut, AKP hükümetinin, barış söz konusu olunca, sadece kendi iktidarını güçlendirmek adına yaklaşımlar sergilediğini kaydederek, Öcalan’ın girişimlerinin boşa çıkartılmaya çalışıldığını söyledi.

Türkiye, ülkenin en büyük sorunu olan Kürt meselesine dair izlenen çözümsüzlük politikaları nedeniyle 40 yıla yakın süredir devam eden bir savaş içerisinde. On binlerce insanın yaşamına, milyonlarca insanın evini, toprağa terk etmesine, ekonomik kaynakların silaha harcanması nedeniyle yoksulluğun ağırlaştığı bu savaş, bu ülke yurttaşlarının hem geçmişi hem de geleceğinden çok şeyler götürdü.

Kimi ateşkes dönemleri ile 2013-2015 yıllarını kapsayan ve “çözüm süreci” adlandırılan dönemin haricinde sıcak çatışma hali ile varlık bulan bu savaşın son bulması, barışın sağlanması için atılan tüm adımlar sonuçsuz kalıp, gösterilen tüm çabalar ise heba edildi.

Bu girişimlerden biri PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine 2009 yılında Türkiye’ye gelen 34 kişilik barış grubuydu.

Kürt sorunun demokratik yollardan çözümü ile ülkede barışı sağlamak adına farklı süreçlerde adımlar atan Öcalan’ın bu yönlü çağrısı üzerine Kandil ve Mahmur’dan 34 kişilik bir grup, 19 Ekim 2009 tarihinde Türkiye’ye gelmişti. Habur Sınır Kapısı’ndan ülkeye giriş yapan grup üyeleri, ileriki süreçlerde tutuklanıp cezaevlerine konuldu.

Onlardan biri yaşadığı Mahmur Kampı’ndan barış için Türkiye’ye gelip tutuklanan ve 7 yılını cezaevinde geçirdikten sonra serbest kalan Nurettin Turgut’tu.

Bugün barış çabalarını Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclis (PM) üyesi olarak sürdüren Turgut ile barışı konuştuk.

BASKI VE İNKÂR POLİTİKASI GÖZLER ÖNÜNDE

“Barış” kelimesinin söz konusu olduğu her yerde Öcalan’ın bu yöndeki çabalarını hatırlamak gerektiğini dile getirerek sözlerine başlayan Turgut, “Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt halkı ve Türkiye’deki demokrasi güçlerinin maruz bırakıldığı baskı ve inkâr politikası gözler önünde. Bu konuda en büyük barış çabalarının sayın Abdullah Öcalan’ın barış çabaları olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Sayın Öcalan, Kürt halkının iradesini teslim ettiği yegâne insandır. Bu insan bugün tecrit altında da olsa 1993’lerden bu güne sürdürdüğü tüm barış çabalarına hepimiz şahidiz. 93’den bugüne devam eden süreçte 8 kez ateşkes ilan edildi. Bu temelde barış grupları ülkeye davet edildi” hatırlatmalarında bulundu.

TEKÇİ ZİHNİYET DEVREYE GİRDİ

Öcalan’ın çağrısı ile 2009’da 34 kişilik barış grubu olarak Türkiye’ye geldiklerini söyleyen Turgut, “Barış zeminini oluşturmak adına bizler de bu sürece katıldık” dedi.

Grubun Türkiye’de heyecan ile karşılandığını söyleyen Turan, fakat bu heyecanın çok sürmediğini, barış çabalarının boşa çıkartılmasına yönelik girişimlerde bulunulduğunu “İttihat ve Terakki’den bu yana Türkiye’de varlığını sürdüren tekçi zihniyet devredeydi” sözleriyle dile getirdi.

ÇABALAR BOŞA ÇIKARTILDI

Turgut, gelişlerine dair ilk günlerde “Kim bu manzaradan hoşnut kalmaz ki” diyen Tayyip Erdoğan’ın, daha sonra “Sil baştan yaparız” söylemine sarıldığını kaydetti.

Turgut, “Cumhuriyetin kuruşundan bu güne hiçbir hükümet barışa doğru yaklaşmamıştır. AKP hükümeti de barışa riyakârca, samimi ve içtenlikli olmayan şekilde, sadece kendi iktidarını güçlendirmek amaçlı yaklaştığından ötürü barış çabaları kısa sürede boşa çıkartıldı. 1999 yılında gelen Barış Grubu üyeleri yıllarca cezaevinde kaldı. Cezaevinde yaşamını yitiren arkadaşlarımız oldu. Biz de 2009 yılında gelen gruptan 10 kişi olarak tutuklandık. Bu yaklaşım Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin barışa, Kürt halkının haklarına, Kürt halkının statüsüne, diline, kültürüne, tarihine nasıl yaklaştıklarının bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

‘BARIŞIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPTI’

Öcalan’ın barış çabalarının bugün tüm Ortadoğu halkları tarafından benimsendiğini söyleyen Turan, “Bugün Ortadoğu coğrafyasında barışı dillendiren, demokrasiyi, özgürlükleri savunan, bunun örgütlenmesini ve öncülüğünü yapan tek bir kişi vardır, o da sayın Öcalan’dır. Bugün dahi bu atmosferde, devlet barış meselesine eğilse, olumlu bir yaklaşım gösterse, tüm Ortadoğu coğrafyasında bir barış ikliminin hakim olacağı kuşkusuzdur” diye konuştu.

‘AMAÇ, BARIŞIN SESİNİ KISMAK’

Turgut, fakat bunun önüne engel olarak işaret ettiği AKP iktidarını şöyle tanımladı: “Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki tüm iktidarları göz önünde bulundurduğumuzda en diktatöryal, baskıcı, imhacı, inkarcı ve Osmanlı Devleti’nin savaş zihniyeti ile hareket eden ve bunun için katliamı, baskıyı savaşı göze alan bir iktidarla karşı karşıyayız.”

Bu baskıcı ve inkarcı zihniyet karşısında Öcalan’ın mesajlarının önemine değinen Turgut, “Sayın Öcalan’ın tecrit altında tutulması, sesinin kısılmak istenmesindeki tek amaç barışın sesini kısmaktır. Çünkü sayın Öcalan’ın çağrıları tüm Türkiye’ye yayılmış. Barış atmosferinin ne kadar önemli olduğunu geçmişte gördük. Bugün de aynı şeyi göreceğimiz kesindir. Her barış sürecinde binlerce insanın kanının dökülmemesi engellenmiştir” dedi.

AKP, 12 EYLÜL’E RAHMET OKUTTU’

Turgut, bir yandan çözüm süreci devam ederken, diğer taraftan 2014 yılında toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) “Çöktürme Planı” yapılması ve devreye konulan bu plan dahilinde binlerce insanın hayatını kaybetmesi üzerinde de durdu.

Bu ölümlerin Öcalan’a tecrit uygulanması, barış çabalarının boşa çıkartılması ile başladığını belirten Turgut, “Bu süreç topyekûn bir savaş politikasının hem yurt içinde hem yurt dışında sürdürülmesi ile gelişmiştir. Türkiye’de hiçbir iktidar bu kadar faşizan uygulamalarla, bu kadar vahşi katliamcı bir uygulamayla yaklaşmamıştır. Bugün Kenan Evren’in 12 Eylül darbesine rahmet okuyorsak, bu sözün bittiği yerdir. Atık bizim tek çıkar yolumuz var, barışı dillendirip, mücadele ruhunu geliştirmek, bu faşizme karşı direnmekten başka yol yok” dedi.

‘AKP HALKI IRKÇILIK İLE ZEHİRLİYOR’

AKP Türkiye halklarını ırkçılık ve faşizm ile zehirlediğini ifade eden Turan, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılıp görüşmelerin sağlanması, mesajlarının dışarıya ulaşması halinde sadece Türkiye’de değil, bütün Ortadoğu’da barışın yankılanacağının da altını çizdi.

“Tecridin kalması, Türkiye üzerindeki tecridin baskının kalması, şiddet sarmalından çıkılması anlamına gelir” diyen Turan, bu nedenle bugün bünyesinde yer alıp, barış çabalarını sürdürdüğü HDP’nin gündemlerinden birinin “tecridi kırmak” olduğunu vurguladı.(Mezopotamya Ajansı)

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.