DOLAR 6,0544
EURO 6,7538
ALTIN 248,7
BIST 86.796
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Çok Bulutlu

Binlerce kişiyi tutuklattı ama: Facebook Şenyaşar’a ölüm tehdidinde delil sayılmadı

27.09.2018
A+
A-

Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın akrabaları tarafından 14 Haziran’da oğulları Adil ve Celal ile birlikte öldürülen Hacı Esvet Şenyaşar’ın kardeşi Osman Şenyaşar’ın can güvenliği tehdit altında. Yıldız ailesinden Faik Yıldız tarafından tehdit edilen Osman Şenyaşar, konuya dair Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. 18 Temmuz’da sosyal medya hesapları üzerinden yapılan tehdide dair, başsavcılık “Facebook, Twitter, Yahoo ve Google gibi yurtdışı kuruluşları kesin delil sayılamaz” dedi.

‘DELİL ELDE EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL’

Mezopotamya Ajansı’ndan Erdoğan Alayumat‘ın haberine göre; Savcılığın gerekçeli kararında şu ifadelere yer verdi: “Müşteki şikayetinde Faik Yıldız isimli Facebook kullanıcısı tarafından kendisine tehdit ve hakaret içerikli mesaj geldiğini beyan etmiş. Her ne kadar soruşturma işlemlerine başlanılmış ise, gerek Facebook, Twitter, gerekse Yahoo gibi yurtdışı kaynaklı hizmet sağlayıcıları üzerinden gönderilen e-mail header bilgilerini içeren çıktılarda IP numarasının bazen yazılı olduğu görülse de, hukuken bu bilgilerin hizmet sağlayıcı kuruluşça (Facebook, Twitter, Yahoo ve Google gibi) doğrulanmadıkça kesin delil sayılmayacağı, bu nedenle dosya içeriğinde yer alan ekran görüntülerinin ilgili site uhdesinde bulunan IP bilgileri ile doğrulanmadıkça delil niteliğine havi evraklar olamayacakları, yurt dışı merkezli bu işlemlerin yapıldığı ülkelerdeki yasal yapı ve ‘Kişisel verilerin gizliliğine ilişkin hükümler’ gereği söz konusu bilgilere ulaşılmasının mümkün bulunmadığı, istinabe yolu ile yapılacak taleplere açıklanan gerekçelerle olumlu cevap verilmediği, bilişim yolları kullanılarak işlenen suçlarda dijital delil araştırmasının güvenilir sertifika otoritesinin bulunmasına ve küresel ortak protokoller ile kanunlar ile düzenlemesine bağlı olduğu, ilgili sitenin bağlı olduğu elektronik servis hizmetlerinin yurtdışı kaynaklı olduğu, yabancı ülke, şirket ve serverlerinin kullanılması nedeniyle dijital delil elde edilmesinin mümkün bulunmadığı, suça konu profillerin www.facebook.com isimli site üzerinden kullandıkları ve bu sitenin sunucularına erişim olanağı sağladığı IP adres kayıtları ve bilgilerinin yurtdışı kaynaklı sunucularda tutuldukları, bu sebeple de şüpheli veya şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgileri ile IP numaralarının tespitinin mümkün olmadığı,

Anayasa Mahkemesi’nin daha evvel soruşturma konusuyla benzer ‘2014/5831 başvurulu numaralı ve 01.03.2017 tarihli emsal kararında ‘Cumhuriyet savcısı, internet üzerinde işlenen suçlara yönelik soruşturmalardaki güçlükleri de gözeterek Anayasa’da korunan temel hak ve özgürlükler bağlamında ciddi endişeler ortaya çıkarabilecek şekilde geniş kapsamda etkiler uyandırmayan ya da toplumsal menfaati etkilemeyen bir şikayet hakkında soruşturmayı daha fazla sürdürmeyi ret etmiştir. Başvurucunun önemli olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kaldığına dair yeterli delil bulunmadığı, ayrıca şikayet konusunun önemli bir ilkesel soruna yol açmadığı dikkate alındığında bir toplumda yaşıyor olmanın kabul edilebilir bir bedeli olarak görülebilecek olan bir sözlü karşılaşmaya ilişkin olarak soruşturmanın sürdürülmemesinde Anayasa’nın 17. Maddesinin birinci fırkasının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler bakımından bireyin menfaatleri ile toplumun menfaatleri arasında açık bir dengesizlik bulunduğu değerlendirilmemiştir. Hükmü dikkate alındığında bu nedenle somut olayda atılı suçu şüphelinin işlediği huşunda kamu davası açılabilmesi için gerekli bulunan somut ve yeterli delilerin elde edilemediği, bahsi geçen hakaret eyleminin gerçekleştiği ve şüpheli tarafından işlendiği hususunda şüpheli hakkında kamu davası açılabilmesi için gerekli bulunan yeterli ve somut deliller elde edilemeyeceği, soruşturmaya devam edilmesi halinde yeni delillere ulaşmanın teknik ve hukuki açıdan imkanı bulunmadığından kamu adına kovuşturmanın yapılmasına yer olmadığına, Şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan dolayı delil yetersizliği nedeniyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

‘HUKUK CİNAYETİ YAŞANIYOR’

Şikayetçi Osman Şenyaşar, hiçbir delil gösterilmeden sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek binlerce kişinin gözaltına alındığını, yüzlercesinin tutuklanıp cezaevine atıldığını hatırlatarak, “Eğer sosyal medya delil niteliği taşımıyorsa binlerce insan neden tutuklu. Yapılan uygulama tam bir hukuk cinayetidir. Bu kararı veren aynı savcı benim hakkımda koruma kararı verebiliyor. Madem yeterli delil yok neden bana koruma verilmesi için emniyete yazı yazıyor” diye belirtti.

‘NEDEN BİNLERCE KİŞİ CEZAEVİNDE O ZAMAN’

Avukat Serhat Kurt ise, sosyal medya üzerinden yapılan en basit paylaşımları dahil savcı ve hakimlerin suç sayıp yüzlerce soruşturma açtığını, bu soruşturmalar neticesinde insanların evleri basılıp gözaltına alındığını ve tutuklandığını vurguladı. Bu soruşturmalarda hiçbir araştırma gereği duyulmadan kesin hükümler verildiğini dile getiren Kurt, Osman Şenyaşar vakasında yapılanın tam bir hukuk skandalı olduğunu söyledi.

‘HUKUKİ MANTIK ARAMAK ZOR’

Osman Şenyaşar olayında sosyal medyanın delil olarak kabul edilmediğini belirten Kurt, “Ancak aynı savcı ve hakimler sadece polis tutanakları ile sosyal medya paylaşımları delil olarak kabul edip yüzlerce kişiye mahkumiyet verebiliyor. Burada hukuki bir mantık aramak zor. Kendi fikrini sosyal medya üzerinde dile getiren birine ne kadar siyasi yaklaşılmışsa bu vakada da siyasi yaklaşılmış. Aradaki tek fark ise birileri muhalif olduğu için ceza alıyor, diğeri iktidarın yanında olduğu için aklanıyor” diye konuştu.

NE OLMUŞTU

Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran’da AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın akrabaları tarafından ağabeyi Hacı Esvet Şebaşar, yeğenleri Adil ve Celal Şenyaşar katledilen Osman Şenyaşar, Yıldız alilesi ferdi Faik Yıldız tarafından 18 Temmuz tarihinde sosyal medya üzerinden “Osman bana bak lan ilk başta Yıldız ailesine karşı senin bir sorunun varsa sen beni karşına almazsan ben senin her kesini, s… ç… numaramı da yazıyorum ara beni ara yedi yirmi dört saat açık ç… Ama Yıldız ailesine bir şey olursa ilk baş ben şahsım olarak seni ve çocuklarını bilirim ç…” şeklinde tehdit edilmişti. Konu hakkında Osman Şenyaşar, Faik Yıldız hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.