DOLAR 8,0580
EURO 9,6752
ALTIN 460,38
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
13°C
Sağanak Yağışlı
Paz 19°C
Pts 17°C
Sal 16°C
Çar 18°C

‘Bu paket pansuman bir paket olmanın ötesine geçmemiştir’

23.09.2019
A+
A-

ADANA – İHD Adana Şube Başkanı Avukat İlhan Öngör, Yargı Reformu ve Strateji Belgesi’nin beklentileri karşılamadığını belirterek, “Bu paket pansuman bir paket olmanın ötesine geçmemiştir” dedi.

Hükümet tarafından uzun zamandır üzerinde çalışılan Yargı Reformu ve Strateji Belgesi taslağı kamuoyu ile paylaşıldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şube Başkanı Avukat İlhan Öngör, uzun zamandan beri toplumun büyük bir umutla beklediği paketin yargı ve hukuk alanında beklentiye cevap vermediğine dikkat çekti. Öngör, “Temel sorunların çözümü ve toplumsal barışı sağlayacak, mağduriyetleri giderecek çözümler yerine bu paket pansuman bir paket olmanın ötesine geçmemiştir” dedi.
 
‘ÇÖZÜM OLMAMIŞTIR’
 
“Yargının ciddi olarak tartışıldığı bir süreçte özellikle yargı kurumunun güçlendirilmesine dair herhangi  bir düzenleme bulunmamaktadır” diyen Öngör, KHK’lilerin pasaport iadesinin ise belli şartlara bağlanarak, tamamen idarenin ve yürütmenin keyfiliğine bırakıldığını ifade etti. Öngör, “Yine avukatlara yeşil pasaport verilmesi hususu da İçişleri Bakanlığı’nın görüşüne bırakılması, her zaman itiraz ettiğimiz ‘öngörülemez’ bir nizam hukuk anlayışının sonucudur. Hukuk devletinde bu tür muğlak ve keyfiyetçiliğe mahal verilecek düzenlemeler yapılamaz. Benzer bir durum, Terörle Mücadele Kanununun 7’nci maddesinde düzenlenen propaganda suçu için getirilen ‘haber ve eleştiri’ kriterdir. Ancak; yasanın mevcut haline bakıldığında dahi böyle bir ibareye gerek bulunmamaktadır. Hangi söz ve eylemin haber veya eleştiri olacağı yine hakimin takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle bu ibarenin yer alması mevcut ifade özgürlüğü önündeki engelleri ortadan kaldırmadığı gibi soruna da çözüm olmamaktadır” diye belirtti. 
 
‘HUKUK DENİZ KUMU OLMUŞTUR’
 
Yargı paketindeki en önemli düzenlemenin tutukluluk sürelerinin kısaltılmasında olduğunu söyleyen Öngör, “Ancak; burada da terörle mücadele yasasından kaynaklı olarak yapılan yargılamalarda yarı oranında tutukluluk sürelerinin uzatılması eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Paketin diğer maddeleri de belirttiğimiz üzere beklentilerimize cevap vermemektedir. Bugün Türkiye’de binlerce düşünce suçlusu cezaevinde bulunmaktadır. Türkiye’de binlerce insan hiçbir somut delil olmadan tutuklu bulunmakta hatta ağır cezalar alınmış bulunmaktadır. Selahattin Demirtaş’ın akla hayale gelmeyecek bir usul ve gerekçeyle mevcut mevzuata dahi aykırı bir şekilde tekrar tutuklanması bu yargı paketiyle beraber değerlendirildiğinde, temel amacın yaşanan hukuksuzlukları ortadan kaldırmaya yönelik bir paket olmadığı açıktır. Öncelikle; hukuk, toplumsal barışın çimentosudur. Oysa ki; bugün bu yargı paketi çimento olmak yerine deniz kumu olmuştur. Deniz kumu ile de sağlam yapılar inşa edilmesi mümkün değildir.”
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.