DOLAR 5,7144
EURO 6,2918
ALTIN 276,2
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Çaylar Reis’ten…

11.06.2018
A+
A-

Geleceği inşa etmek; vizyon, değişime açık bir kişilik ve ileriyi görebilen bir göz gerektirir. Bu saydıklarımın tamamı Recep Tayyip Erdoğan’da mevcut… Gülmeyin lütfen ciddi söylüyorum. Bakın gerekçelerimle birlikte sizlere de anlatayım hak vereceksiniz…

Birincisi; kabul edelim ki 24 Haziran seçimleri öncesi seçim meydanlarında dile getirilen en somut ve halka hitap eden vaat kıraathane açma projesiydi. Ve öyle plansız programsız bir proje de değildi. Fikir ilk ortaya atıldığında “kuru çayı ne yapalım ki” diyenler oldu. Reis, hemen yapıştırdı lafı: “yanına kek de veriyoruz.” Bizim insanımız nankör anacım… Yine bir itiraz yükseldi: “Cepte para mı var Reis, nasıl gideriz biz o kıraathanelere?” Ağa’nın eli tutulur mu? “Çaylar benden” deyi verdi. Diğer cumhurbaşkanı adayları modern dünya, teknoloji, nano teknoloji neyim deyince bizim Asrın Lideri asıl bombayı patlattı: “Yanına bir de sınırsız internet veriyoruz.” Siz Reis’in bu projeyi hazırlarken, eleştirilere hazırlıksız olduğunu mu düşünüyorsunuz? İş biraz Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı ‘İnatçı’ filmine döndü ya neyse… Bakalım daha ne hediyeler alacağız bu seçim süreci bitene kadar.

Şimdi Kıraathane denilince sizler hemen yanlış anladınız olayı… Geleceği en iyi okuyan, vizyon sahibi, kandırılmak ve aldatılmak nedir bilmez Reisimiz bu kıraathaneleri neden açıyor? Çünkü kendisi Habermas’ın ‘kamusal alan’ üzerine yaptığı çalışmaları dikkatlice incelemiş, kitaplarının tamamını değilse bile özetini okuma azim ve sabrını göstermiştir. Bizim Reis’in Habermas’tan eksiği yok fazlası var Allah için… Boyu posu yerinde maşallah. Ülkesine bir kamusal alan yaratamayacak mı? Bu kıraathanelerde farklı fikirler buluşacak; siyasetten, sanata, astrolojiden, felsefeye her şey özgürce konuşulacak. Bu kıraathanelerin kapısından içeriye girenin sosyal, kültürel, sınıfsal, kimliksel hiçbir farklılığı olmayacağı gibi; bu kamusal alanda ürettiği tüm fikirler de ‘düşünce özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilecek.

Yoksa sizin düşündüğünüz gibi işsiz yurttaşımızı oyalamak için, ya da gençlerimizi ellerinde tespih okey masasının etrafında toplamak için oluşturulmuyor bu kıraathaneler… Haa bir de okuyorum bazı ‘haddini bilmez’ arkadaşlar: “Peki kadınlar da bu yerlere gidebilecekler mi?” diye soruyor. Birilerinin bu kadınlara görev ve sorumluluklarını anlatması gerekiyor artık. Gerçi Reis onu sık sık vurguluyor. Onun siz kadınları düşünmediğini mi sanıyorsunuz? Boşuna mı Asrın Lideri mertebesine yükseldi? Doğurduğunuz ya da doğuracağınız 3 çocuğa kim bakacak? Kocayı kıraathaneye gönderdik, kafanız da rahat… Daha ne istiyorsunuz? Evde ister çocuklarla oyun oynayın, komşuları toparlayıp kısır günü yapın… Ne o öyle yok her alanda eşit haklar, siyasette eşit temsil, kadın her yerde gibi anarşik, feminist söylemler… Bizim toplumumuza uyuyor mu? Hep komünist kafalardan çıkıyor bunlar… Onları da zaten dış güçler destekliyor. Çıkıp bir de demezler mi: “Efendim biz solcular, sosyalistler, yurtseverler ülkemiz için en iyisini istiyoruz” diye… Yahu siz mi bileceksiniz yoksa ‘Asrın Projesini ortaya atmış Asrın Lideri’ mi?

Yalnız dün bir fotoğraf gördüm, Reis iftar verirken halkla arasına şerit çekmiş. Masayı bildiğin az öteye kurmuş. Ama haksız mı bunu yapmakta? Fakirliğinizi, ileri görüşsüzlüğünüzü, vizyonsuzluğunuzu mu bulaştıracaksınız adama… Vebalı mısınız nesiniz belli değil… Belki bu kıraathane projesinde bir revizyona gidilmesi gerekebilir. Çünkü bu Habermas sonuçta ecnebi bir adam. Dış güçler adına bu fikirleri ortaya atmış da olabilir. O yüzden biz bu ‘kamusal alan’ olayını kendi kültürümüze, örf-adetlerimize göre belirleyelim. Herkesin masası belli olsun… ‘Ayak takımına’ çok yüz verip laubali olmaya gerek yok. Zaten bunlara çok takılmamak lazım… Önemli olan beleş çay, yanına kek ve yaşadığınız mükemmel hayatı bir birinizin gözüne sokmak için kullanacağınız sınırsız internet… İşte vizyon, işte ülkeyi bekleyen mükemmel gelecek… “Yokkk istemezzük” diyorsanız bu mükemmel proje ve geleceği aha da sandıklar kuruluyor. Gidip orada Reis’in dışındakilere oy verin de kahvede çayın yanına kek yiyerek sosyal medyada takılmak yerine, fabrikalarda 8 saat sürünün. Seçim sizin…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.