DOLAR 5,7105
EURO 6,4316
ALTIN 259,9
BIST 97.098
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Çerkezoğlu: En derin krizin sonuçlarını yakıcı biçimde yaşıyoruz

20.04.2019
A+
A-
Adana’da düzenlenen bir foruma katılan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ( TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, “Emek-Meslek Örgütlerinde Örgütlenmedeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri”ni tartıştı. 
 
Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen forumu çok sayıda kişi takip etti.
 
ÇERKEZOĞLU: ‘İŞÇİ SINIFININ ÖRGÜTLENMESİ ÜLKENİN GELECEĞİ İLE İLGİLİ BİR MESELEDİR’
 
Konuşmasında 20’inci yüzyılın son çeyreğinden itibaren sermayenin örgütsüzlüğü kendi sınıf çıkarları için bir strateji olarak belirlediği söykleyen DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, iktidarın da krizi onlar yaratmış gibi işçilerin üzerine yıkmaya çalıştığını ifade etti. Çerkezoğlu, “Maliye Bakanı’nın finansman kaynağı olarak işçi sınıfının alın terine, emeğine, kıdem tazminatına el uzatacağını açıkça söylediği bir süreçte, Cumhurbaşkanı’nın grevleri yasaklamakla övünebildiği bir ülkede işçi sınıfının örgütlenmesi ülkenin geleceği ile ilgili bir meseledir” diye konuştu.
 
‘VAAT ETTİKLERİ IRKÇILIK, AYRIMCILIK VE CİNSİYETÇİLİKTİR’
 
İşçi sınıfının mücadele tarihine değinen Çerkezoğlu, işçi sınıfının örgütlülüğü ile demokrasi arasında bağ oluğunu vurguladı. Çerkezoğlu, “Emperyalist kapitalist sistemin vaat edeceği bir şey kalmadı. Tüm masalların bittiği, yaldızların döküldüğü bir dünyada ve 17 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP iktidarının politikaları sonucu ortaya çıkmış olan Türkiye’nin en derin krizlerinden birinin sonuçlarını en yakıcı bir biçimde yaşıyoruz. Vaat edecekleri tek şey ırkçılıktır, ayrımcılıktır, cinsiyetçiliktir. Tüm bunların temeli savaşlardır, katliamlardır, barbarlıktır. Roza Lüxemburg’un ‘Ya barbarlık ya sosyalizm’ sözünün doğruluğunu bugün ülkemizde de yaşayarak görüyoruz. Her türlü düzeyde bölen, parçalayan ve çeşitli ideolojik mekanizmalarla, şovenizmle, cinsiyetçilikle bizleri birbiri ile çatıştırarak yönetmeye çalışan bu politikalar karşısında birlik ve örgütlenme, bizim açımızdan temel meseledir” diyerek 1 Mayıs’ta ‘İş, Adalet ve Özgürlük’ talepleri ile 1 Mayıs meydanlarını dolduracaklarını söyledi.
 
BOZGEYİK: MEMUR OLMAK DA GÜVENCE SAYILMAZ 
 
Neoliberal politikaların bir sonucu olarak kamuda istihdam şekillerinin değiştiğini dile getiren KESK Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik de, Türkiye’de örgütlenmenin önündeki en büyük engelin AKP-MHP bloğu, dünyada ise emperyalist güçlerin yürüttüğü politikalar olduğunu kaydetti
 
Türkiye’de sendikal hakların kullanımı konusuda geride gidildiğini söyleyen Bozgeyik, “Bugün devlette memur olarak çalışmanın güvenceli çalışma olmadığını görüyoruz. Kadın emekçilerinin çalışma yaşamından koparılmasına dayalı esnek çalışma, sözleşmeli çalışma ile karşı karşıyayız. Emekçiler, esnek çalışma ile karşı karşıya” ifadelerini kullandı.
 
KORAMAZ: SEÇİM BİR FIRSAT
 
Yerel seçim sonuçları üzerinde duran TMMOB Genel Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ise, belediyelerin bütçelerinin merkezi idarelerin bütçelerine göre daha gevşek şekilde denetlenmesi dolayısıyla İstanbul ve Ankara’nın, AKP’yi var eden kentler olduğunu kaydetti.
 
“Oralardan cemaatleri beslediler, vakıfları beslediler. Ondan dolayı İstanbul’da seçim kaybetmeyi içlerine sindiremediler” diyen Koramaz, şöyle devam etti: “AKP sınıfsal temelli örgütlenmeler yerine dinsel öğretilere dayanan örgütlenmeyi geliştirdi. Yaşamın tüm alanlarında kendi paralel örgütlerini örgütledi. KESK karşısında Memur-Sen, DİSK Genel İş karşısında Hizmet İş ile emek sömürüsüne, kentsel ortak alanların sömürüsüne dayanan anlayışa karşı çıkan tüm unsurları dağıtmak istediler.” 
 
Koramaz, yeniden hukukun üstün olduğu, parlamentonun işlediği, yargının siyasallaşmadığı, üretilenlerin adil bir şekilde paylaşıldığı bir mücadele programı oluşturmak için 31 Mart seçimlerinin bir fırsat olduğunun altını çizdi. Koramz, “Bu fırsat değerlendirilmek zorundadır” diye konuştu.
 
ADIYAMAN: ÖRGÜTLENME TOPLUMA TAŞINMALI
 
Konuşmasında TTB olarak, üyeleri tarafından siyaset yapmakla eleştirildiklerini belirten TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman da, sağlığı sadece klinik olarak ‘iyilik hali’ olarak görmediklerini kaydetti.
 
Adıyaman, “Sağlığı fiziksel, sosyal ve ruhsal iyili hali olarak görüyoruz. Sosyal iyilik hali olması için tam demokratik, özgür, eşitlikçi, çağdaş ve barış içerisinde bir ülke olmak zorundayız. Bu konuda da çalışmalarımız devam ediyor. Ve bunu siyaset yapmakla eleştiren üyelerimiz de kabul etmeye başladı” dedi. Örgütlenmenin tek tek alanlarda değil, daha çok topluma taşınması gerektiğini vurgulayan Adıyaman, işçilerin, hekimlerin ve  mühendislerin birbirleri ile daha iyi iletişim içerisinde olması gerektiğini kaydetti.
 
Forum, soru-cevap bölümüyle son buldu.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.