DOLAR 8,5672
EURO 10,3941
ALTIN 511,80
BIST 1.443
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 27°C
Paz 26°C

Cezaevinde görüşme kaydını öngören düzenlemeye şerh

31.05.2021
A+
A-
ANKARA – HDP, tutukluların görüşlerinin ve mektuplarının kayıt altına alınmasını öngören düzenlemeye, dair düzenlemenin özel hayatın gizliliği ve haberleşme hakkını ihlal ettiği nedeniyle şerh düştü.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), tutukların görüşlerinin ve mektuplarının kayıt altına alınmasını da öngören, “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair” yasa teklifine muhalefet şerhi düştü. Şerhte, 2017 referandumuyla birlikte “Tek adam” rejiminin ve “despotik” uygulamaların hayata geçirildiği kaydedildi. Yargının muhalefete yönelik baskılara araç olarak kullanıldığı belirtilen şerhte, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) seçimlerine de atıfta bulunuldu.
 
‘TEK ADAM’ REJİMİ 
 
“Tek adam” rejiminin ülkeyi denetim altına alma ve tek tipleştirme amacına hizmet eden tüm uygulamalardan en çok ceza infaz kurumlarının payını aldığı vurgulanan şerhte, “Ülke rejimindeki en ufak kıpırdamanın hemen yansıma bulduğu cezaevleri, adeta ayna işlevi görerek antidemokratik politikaların, insanlık dışı uygulamaların ve tüm ülkeye sirayet eden tecrit rejiminin bir yansıması olarak karşımızda durmaktadır” denildi.
 
İMRALI TECRİDİ
 
Şerhte, şu ifadelere yer verildi: “Muhalif kesime uygulanan baskı, dışarda olduğu gibi cezaevlerinde de devam etti ve İnfaz Kanunundaki değişiklikler ve yönetmeliklerle birlikte katlanılmaz bir hal aldı. Bugün en az 107 cezaevinde binlerce tutsak başta Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit olmak üzere cezaevindeki hukuksuz uygulamalar ve hasta tutsakların sağlık hakkı için açlık grevindeler. Sayın Abdullah Öcalan ve adadaki diğer tutsakların başta avukat ile görüşme hakkı, aile bireyleri ile görüşme hakkı, telefon ile görüşme hakkı ile mektup, faks ve her türlü iletişim aracılığı ile haberleşme hakkı olmak üzere tüm yasal hakları ortadan kaldırılarak tam teşekküllü tecrit uygulamasına geçilmiş, tecrit hapishanesi haline getirilmiştir.”
 
BASKI VE İŞKENCE
 
Tutuklulara yönelik baskı, tecrit ve işkencenin arttığına dikkat çekilen şerhte, “Çıplak arama, çift kelepçe, darp ve işkence, ciddi sağlık sorunlarına karşı kayıtsızlık, keyfi disiplin cezaları ve ağır hasta tutsakların tahliye edilmeyerek ölüme terk edilmesi gibi uygulamalar da gittikçe artmaktadır. Bu durumun en can yakıcı ve güncel örneklerinden biri 25 yıldır cezaevinde tutulan ve beş kez kalp krizi geçiren 83 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Emin Özkan’dır. Bugüne kadar 4 kez anjiyo olmuş; kalp, tansiyon, zehirli guatr, kemik erimesi, böbrek ve bağırsak bozuklukları, aşırı derecede kilo kaybı, duyma-görme eksikliği, hafıza kaybı gibi birçok sağlık sorunu yaşamaktadır. Sağlık durumu ağırlaşan Özkan sadece Mayıs ayında toplamda 6 kez hastaneye kaldırılmıştır” diye belirtildi.
 
ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ 
 
Tutukluların görüşmelerinin kaydedilmesinin özel hayatın gizlilik hakkını ortadan kaldıracağı görüşüne yer verilen şerhte, “Görüşlerin, dinleme ve kayıt alma yetkisi, mahpusların özel yaşam ve ailevi yaşam haklarına ve haberleşme özgürlüğüne müdahale oluşturmaktadır. Tamamen idarenin takdirine bırakılan bu yetkiyle idarenin tamamen keyfi şekilde davranarak istediği mahpusların temel haklarından biri olan özel hayatın gizliliği ve aile hayatını koruma hakkını ortadan kaldırmasının yolu kanuni olarak açılmıştır” diye kaydedildi.
 
SORUŞTURMA TEHDİDİ 
 
Tutukluların mektup, faks ve telgraflarının dijital olarak kaydedilmesi ve 1 yıl süreyle saklanmasına yönelik düzenlemenin haberleşme hakkı ve özel hayatın gizliliği başta olmak üzere pek çok hukuk ilkesini ihlal ettiği belirtildi. Düzenlemenin anayasaya aykırı olduğu vurgulanan şerhte, şunlar kaydedildi: “Mektup telgraf ve postaların herhangi bir yasal düzenleme gösterilmeden, kim tarafından, ne şekilde saklanacağı belirtilmemesi mahpusların özel hayatının gizliliğini ihlal edeceği gibi hapishane idaresinin geriye dönük keyfi denetlemelerle bir tehdit alanı yaratmasına da imkân sağlayacaktır. Hapishanelerde sıkça karşılaşılan insan hakları ihlallerine karşı çıkan ve bunun üzerine disiplin cezalarına maruz bırakılan mahpuslar saklanan bu verilere üzerinden soruşturma tehditleri ile karşı karşıya kalacaktır.”
 
TARTIŞMALI MADDELER
 
Teklifte, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan tutukluların görüşlerinin kurum yönetimi tarafından dinlenmesini öngörüyor. Teklife göre bu görüşler elektronik cihazlar tarafından kaydedilebilir. Teklifte, bu kayıtlar herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya dahil edilmemişse, en geç bir yıl sonunda silinecek.
 
Teklif, ayrıca tutuklu ziyaretleri bir saatten bir buçuk saate çıkarmayı öngörüyor.
 
MEKTUPLAR KAYDEDİLECEK
 
Teklifle, cezaevlerinde e-mektup dönemi de başlayacak. Buna göre, tutukluların gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda, Adalet Bakanlığı’nca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderilebilecek. Ancak siyasi tutuklulara gelen veya bu kişiler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgrafların dijital olarak kaydedilmesine ve fiziki olarak sağlanabileceği hüküm altına alındı. Kanunda açıkça belirtilen haller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılmayacak ve herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemişse, en geç bir yılsonunda silinecek.
 
Ancak, tutuklunun resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks, telgraf ve elektronik iletiler, dijital olarak kaydedilmeyecek, fiziki olarak saklanmayacak.
 
Tutuklular için hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izinleri arasında beklemesi gereken asgari bir aylık süre şartı da kaldırılıyor.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.