DOLAR 5,7477
EURO 6,3867
ALTIN 272,7
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Az Bulutlu

Cezaevinde ölen Aydoğan’ın durumundan Cumhurbaşkanlığı haberdardı

04.12.2019
A+
A-
MARDİN – Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşamını yitiren Emine Aslan Aydoğan’ın kardeşi Mahsun Aslan, ablasının sağlık durumunu CİMER’e yazdıklarını “Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığına dilekçeler yazdık. Cevaben sağlık durumunu kontrol ettiklerini söylediler. Kulak arkası yaparak ölüme terk ettiler” dedi. 
 
Tutuklu bulunduğu Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde rahatsızlandıktan sonra kaldırıldığı Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitiren 65 yaşındaki Emine Aslan Aydoğan’ın cenazesi dün Viranşehir’de defnedildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin cenaze aracı vermediği, polislerin de imamın mezarlığa girişini engellediği cenaze töreni sonrası kayyum atanan Kızıltepe Belediyesi de aileye taziye evi vermedi. Bunun üzerine aile taziyeyi evlerinde kabul etti. Kızıltepe’de devam eden taziyede Aydoğan’ın ailesi maruz kaldıkları muameleyi anlattı. 
 
‘ÖLÜM DÖŞEĞİNE DÜŞÜNCE HASTANEYE KALDIRILDI’
 
Aydoğan’ın kardeşi Mahsun Aslan (53), ablasının Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi üyesi olduğunu ve bu kapsamda yaptıkları çalışmalardan dolayı tutuklandığını hatırlattı. Ablasına “örgüt üyeliği” iddiasıyla 8 yıl 7 ay hapis cezası verildiğini dile getiren Aslan, ablasının 1 buçuk senedir tutuklu olduğunu söyledi.
 
Aslan, ablasının tutuklanmadan önce hafif sağlık sorunları yaşadığını belirterek, “Ablam cezaevine girdikten sonra cezaevinde yaşadığı sağlık sorunları için başvuruda bulundu. Cezaevi revirinde kontrol edilen ablama sürekli ağrı kesici ve psikolojik ilaçlar verilerek ‘bir şeyin yok’ denilerek geçiştirildi. Ablam artık yiyip içemez, yürüyemez ve gözleri göremez duruma geldikten sonra yani ölüm döşeğine düştükten sonra hastaneye kaldırılmış” dedi. 
 
Ablasının tedavi edilmediği için bağırsak, mide, böbrek sorunları yaşamaya başladığını ve zamanla kötü huylu ur hastalığının çıktığını aktaran Aslan, “Eğer zamanında hastaneye kaldırılsaydı belki bu gün ölmeyecekti. Bütün bunlar tamamen keyfi uygulamalarla tedavisi edilmediği için oluştu” diye konuştu.
 
CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN DA HABERİ VAR
 
Ablasının ilerlemiş yaşı ve yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı tahliye edilmesi için Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden başvurularda bulunduklarını kaydeden Aslan, “Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığına ve Cumhurbaşkanlığına dilekçeler yazdık. Tüm dilekçelere cevaben heyet gönderdiklerini ve sağlık durumunu kontrol ettiklerini söylediler. Durumunun kötü olduğu dile getirilen cevaplarda pratik bir adım atmadılar. Kulak arkası yaparak ölüme terk ettiler. Devlet ablamı ölüme terk etti” diye belirtti. 
 
‘AMELİYAT EDİLİP 2 ELİNDEN KELEPÇELENDİ’
 
Bir hafta önce ablasının durumunun artık geri dönülmez duruma gelmesi üzerine hastaneye kaldırıldığını dikkati çeken Aslan, ablasının hastaneye kaldırılır kaldırılmaz bağırsaktan, böbrekten, mideden ve ur için 4 defa ameliyat edildiğini söyledi. Ablasının geçirdiği ameliyatlara rağmen iki elinden yatağa kelepçelendiğini ve başında iki askerin durduğunun altına çizen Aslan, “Bu insanlık dışı bir şey.  Bu zihniyetin sahibinin ne insanlıkla ne de Müslümanlıkla alakası yok. Her şeyden önce insan olunması gerekiyor. Vicdanlı ve merhametli olunması gerekiyor” diye konuştu.
 
‘TAHLİYE İÇİN ARAYINCA ÖLÜM HABERİNİ VERDİLER’
 
Aslan, ablasının tahliye edilmesi adına tekrar başvuruda bulunmak için hastane raporlarını istemek üzere aradıkları hastaneden ablasının ölüm haberini aldıklarını ifade etti. Cenazelerini almak için hastaneye gittiklerinde hastanenin polisler tarafından çevrildiğini ve bütün resmi prosedürlerinin tamamlanmış olduğunun vurgulayan Aslan, “Cenazeyi almak için bize cenaze aracı verilmedi. Ablamın cenazesini koyacak tabut bile vermediler. Viranşehir’de cami cami dolaşıp tabut aradık. Zar zor bir tane bulduk. Cenazemizi mezarlığa götürmek için bir tanıdığımızın aracını aldık. Bu seferde polisler gelen bu araca zorluk çıkarmaya başladı. Fotoğraflarını çektiler, plakasını aldılar, ehliyetine ve ruhsatına baktılar” dedi.
 
‘MEZARI ELLERİMİZLE KAZDIK’
 
Cenazeyi aile kabristanına defnetmek için gittikleri Viranşehir Mezarlığı’na, polislerin önceden gittiğini ve cenazeyi defnetmek için gelen herkesin kimliğini alarak Genel Bilgi Taraması (GBT) yaptıklarını söyledi. Cenazenin dini vecibelerini yerine getirmek için çağırdıkları imamın polisler tarafından kenara çekildiğini ve kimliğinin kontrol edilmesinden sonra geri gönderildiğini ifade eden Aslan, “Mezar kazmamız için kepçe dahi vermediler. Ellerimiz ile kazdık. Cenazemizin dini vecibelerini yerine getiremedik. Ablam şu an cenaze namazı kılınmadan defnedildi” ifadelerini kullandı.
 
‘POLİS TAZİYE EVİNİ BASTTI’ 
 
Akrabalarının Mardin Kızıltepe’de olmasından dolayı taziyelerini burada kurmak istediklerini aktan Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mezopotamya mahallesinde bulunan bir taziye evinde taziye kurmak istedik. Akrabalarımız hazırlık için taziye evine gittikten sonra polis orayı basıyor ve orda bulunanları gözaltına alarak orayı kapatıyor. Taziye evinde izin vermedikleri için evimizin önünde kurmak istedik. Bu sefer polisler buraya gelerek burada taziye kurmamızın yasak olduğunu ve kurdurmayacaklarını söylediler. Bu sistemden şikâyetçiyiz.”
 
‘İNSANLIK OLSAYDI BUNU YAPAMAZLARDI’
 
Emine Aslan Aydoğan’ın annesi Elif Aslan (83) ise, “Eğer insanlık olsaydı bunu yapmazlardı” diyerek, “Bu insanlık dışı bir durum. Kızımın cenaze namazını bile kıldırmadılar. Gözümüzü açtığımızda imam başımızda olur, son nefesimizi verdiğimiz zamanda imam başımızda olur son görevimizi yaptırır. Ama bırakmadılar kızım için. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim” dedi.
 
MA/ Ömer Akın
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.