DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
ALTIN 392,22
BIST 8,5740
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Parçalı Bulutlu

ÇHD İkinci Başkanı: Arkadaşlarımızın talepleri karşılansın

17.03.2020
A+
A-

ADANA – ÇHD İkinci Başkanı Avukat Ümit Büyükdağ, açlık grevinde olan arkadaşlarının taleplerinin, karşılanabilir talepler olduğunu belirterek, bir an önce somut adımların atılmasını istedi. 

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve üyeleri Aycan Çiçek, Aytaç Ünsal, Barkın Timtik, Ebru Timtik, Engin Gökoğlu, Ayşegül Çağatay ve Oya Aslan, tutuklu bulundukları cezaevlerinde 3 Şubat’ta adil yargılama hakkı başta olmak üzere bir dizi taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla açlık grevi başlattı. Selçuj Kozağaçlı, Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Ayşegül Çağatay, 10 Mart’ta eylemlerine ara verirken, diğer tutuklu avukatlar Barkın Timtik, Ebru Timtik, Oya Arslan ve Aytaç Ünsal ise eylemlerini süresiz ve dönüşümsüz olarak devam ettiriyor. 
 
ÇHD İkinci Başkanı Avukat Ümit Büyükdağ, eylemde olan meslektaşlarının durumuna dikkat çekerek, taleplerinin yerine getirilmesini istedi.
 
‘KARŞILANABİLİR TALEPLER’
 
Meslektaşlarının avukatlık faaliyetleri nedeniyle yargılandığını dile getiren Büyükdağ, 4 arkadaşlarının 10 Mart’tan bu yana süresiz açlık grevinde olduğunu söyleyerek, “Açlık grevinde olan arkadaşlarımızın talepleri; mücadeleler sonucu elde edilmiş yargılama ilkelerinin hayata geçirildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının gereklerinin yerine getirildiği, somut, bilimsel delillere dayalı olarak ‘suçun’ ispat edildiği, belirli, öngörülebilir, açık, halktan yana ve halk için bir yargılama faaliyeti. Taleplerin tamamı karşılanabilir taleplerdir. Arkadaşlarımızın öncelikle adil yargılanma haklarının sağlandığı anda eylemi bırakacaklarını umut ediyoruz. Taleplerin karşılanacağının en somut adımı bu olacaktır” dedi.
 
‘SAVUNMA HAKKI İHLALİ’
 
2019 yılı Nisan ayı itibariyle Türkiye’de yargılanan avukat sayısının bin 546 olduğunu ifade eden Büyükdağ, “Ne yazık ki bugün tüm Türkiye’de yapılan yargılamaların tamamı görünüşte yargılamadır. Yüzyıllardır verilen mücadele sonucu elde edilen haklar, yasalar, uluslararası sözleşmelerin tamamı yargıç değil bakanlık personeli olan kişiler tarafından ihlal edilmekte, yok sayılmaktadır. Avukat yargılamaları da bundan muaf değildir. Avukatların yargılanmasına özel önem atfedildiği de açıktır. Zira avukat yargılamalarıyla asıl mesaj halka, muhalif kesime verilmeye çalışılmaktadır. Bu, ‘bakın sizi savunacaklara bunu yapmaya gücümüz var, size daha beterini yaparız’ mesajıdır. Ve ne yazık ki yapıyorlar da. Bu nedenle şu anda adliyelerde hakim kürsüsünde oturan kişilerin kahir çoğunluğu yargıç değil devletin paralı memurudur. Talimatla hareket etmektedir. Doğal olarak böyle bir profilin savunmayı, savunma hakkını önemsemesi mümkün değildir. Yapılan yargılamaların tamamında savunma hakkı ihlal edilmiştir. Bizatihi yargılanmış olmaları dahi savunma hakkının ihlalidir” diye belirtti. 
 
Büyükdağ, avukatların çok ciddi tehlike altında olduğunu, iktidarın avukatlar üzerinde baskı kurarak toplumun tüm kesimlerini sindirme çabası içerisinde olduğunu söyledi. “Bir toplumda adalet sistemi çürümeye başlamışsa diğer tüm alanlarda çürüme çok daha vahim boyutta demektir” diyen Büyükdağ, “Adalet sistemimiz çürümeye başladı ve gittikçe geri dönülemez noktaya doğru gidiyor. Burada siz gazetecilere de çok iş düşüyor. Bu çürümüşlükten ancak hep birlikte kurtulabiliriz. Hep dediğimiz gibi haklıyız, kazanacağız” diye konuştu. 
 
KORONAVİRÜS UYARISI
 
Koronavirüs salgınına değinerek, cezaevlerinde alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu belirten Büyükdağ, şunları söyledi: “Cezaevleri, kapasitelerinin üzerindeki mevcutları, hijyen koşullarının bulunmaması, yetersiz revirler gibi nedenlerle salgının daha hızlı yayılma ihtimalinin olduğu yerler. Zorunlu eğitime ara verildiği, kamu çalışanlarının bile yurtdışına çıkışının tedbiren durdurulduğu, pek çok devlet kuruluşunda idari izin uygulamasının başladığı düşünüldüğünde, tutuklu ve hükümlülerin 2 metrekareye bir insan düşecek şekilde bir ortamda tutulmaları vicdani değildir. Bu nedenle; tüm tutuklu ve hükümlülerin, ivedilikle ve tedbiren, gerekirse ev hapsi gibi ilave tedbirlerle salıverilmesi gerektiği açıktır.”
 
MA / Hamdullah Kesen

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.