DOLAR 6,8223
EURO 7,5691
ALTIN 379,35
BIST 105.520
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Çok Bulutlu

Çocuklarımızın mezarlarından ne istiyorsunuz?

05.05.2020
A+
A-
HAKKARİ – Yüksekova’da 5 yıl içinde 7’nci kez saldırıya uğrayan mezarlıkta çocuklarının mezarı bulunan anneler, “Ölen çocuklarımızın mezarlarından ne istiyorsunuz?” diyerek, her saldırıda aynı acıyı yeniden yaşadıklarını söyledi. 
 
Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Orman Mahallesi’nde 7’nci kez saldırıya uğrayan mezarlıkta mezarları bulunan Süleyman Aksu annesi Kudret Aksu, 11 yaşındaki Oğuz Güzel’in annesi Keve Güzel ve 14 yaşındaki Doğan Güzel’in annesi Fatma Güzel, saldırıya tepki göstererek, her saldırıyla yeniden aynı acıyı bir kez daha yaşadıklarını söyledi. 
 
Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ tarafından düzenlenen bombalı saldırısında hayatını kaybeden 33 gençten biri olan oğlunun mezarını her gün ziyaret ettiğini dile getiren anne Aksu, birçok kez mezarlığa gelmemesi yönünde polislerce uyarıldığını söyledi. Ölünceye kadar oğlunun mezarına gelemeye devam edeceğini belirten anne Aksu, “Günde iki defa oğlumun mezarını ziyarete geliyorum. Oğlum İngilizce öğretmeniydi ve Suruç şehididir. Oğlumu 6 yıl önce DAİŞ katletti. Ve bu 5 yılda oğlumun mezarı bu sefer ile birlikte 7’nci seferdir tahrip ediliyor. Ben bir anneyim. Oğlumun mezarının bu haline dayanamadım ve aynı gün etrafı toparlamak amacıyla mezarı yeniden düzenledim. Bunu yapanlar gelip beni burada öldürsünler. Yeter ki oğlumun mezarını tahrip etmesinler. Bu yaşananlar karşısında yüreğim yanıyor. Oğlum Suruç şehididir. Ve bu devletin memuruydu. Oğlum öldü artık. Bu dünyadan ilişkisi kesildi. Evde yaşlı babasıyla birlikte oturuyoruz. Ben ölünceye kadar oğlumu her gün ziyarete geleceğim. Bazen polis benim buraya gelmemem konusunda uyarıyor. Onlara ‘beni öldürseniz de gene geleceğim’ diyorum. Bunu kim yaptıysa gelsin beni burada öldürsün; ama oğlumun mezarına karışmasınlar. Onlar ne kadar yıksalar ben gene de yapacağım. Hiçbir güç beni bu mezardan ayıramaz. Ancak ölünce. Ömrüm yettiğince son nefesime kadar geleceğim” diyerek, tepki gösterdi. 
 
GÖLETTE BOĞULAN ÇOCUĞUN MEZARI DA TAHRİP EDİLDİ 
 
3 Mayıs 2019 günü Orman Mahallesi’ndeki evlerinin arkasında bulunan su göletinde boğulan 11 yaşındaki Oğuz Güzel’in annesi Keve Güzel de oğlunun mezarının tahrip edildiğini dile getirerek, bunu hiçbir akıl ve vicdana sığdıramadığını söyledi. Anne Güzel, “Birileri gelip hunharca mezarları tahrip etmiş. Hiçbir suçu olamayan, 11 yaşında ölen bir çocuğun mezarından ne istiyor? Ölen insanlardan ne istiyorlar? Artık ölüme de saygıları kalmamış. Böylesi bir olayın karşısında sözler yetersiz kalıyor ve bu konuda dava açarak, yapanların bulunması için olayın takipçisi olacağız” dedi.
 
‘YÜREĞİMİZE YENİDEN ATEŞ DÜŞÜRDÜLER’ 
 
Kuzeniyle aynı gün, aynı gölette boğulan 14 yaşındaki Doğan Güzel’in annesi Fatma Güzel ise, “Evlatlarımızın mezarları etrafına ektiğimiz çiçekler kopartılmış ve her taraf dağıtılarak mezarlık tahrip edilmiş. Allah bu yapılanı kabul etmesin. Ramazan ayında, mübarek bir günde yüreğimize yeniden ateşler düşürdüler. Bu olayı yapanları kınıyoruz ve bunun ortaya çıkması için davacı olacağız” diyerek, tepki gösterdi. 
 
‘DEVLET GELENEĞİ HALİNE GELDİ’
 
Yaşananların ahlaki ve vicdani hiçbir açıklaması olmadığına vurgu yapan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Üyesi Avukat Ramazan Kurt, son dönemde bölge illerinde polis ve askerlerce mezarlıklara yapılan saldırıları hatırlattı. Kürt halkının manevi değerlerine saldırı politikasının, iktidar ve rejimler değişse dahi değişmediğine dikkati çeken Kurt, şöyle devam etti: “Son dönemde de geliştirilen bu ahlaki vicdani değerlerden yoksun insanlık onurunu rencide edici saldırılar, devletin tüm Erk’lerinin katılımı ile daha da güncellenmiştir. Nitekim, Bitlis Garzan mezarlığında 267 mezarın açılması, Sayın Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan saldırının önlenmesi amacıyla hiç bir tedbirin alınmaması ve özellikle Dersimde 2017 de yaşamını yitiren Agit İpek’in cenazesinin, ailenin defalarca kendilerine verilmesi için yaptıkları başvuruya cevapsız kalınması karşısında cenazenin aileye PTT kargo ile gönderilmesi ve özellikle bunun bir yargı mensubu olan savcılık makamı eli ile gerçekleştirilmiş olması devlet erk’lerinin aynı fikrin icrası kapsamında hareket ettiklerini göstermektedir. Söz konusu saldırılar, olaylar münferit bir durum değildir. Tam da bahsettiğimiz durumlardan dolayı bir devlet aklının, geleneğinin bir ürünüdür. Saldırıların bu şekilde tanımlanması daha sağlıklı bir mücadeleyi ve insani tepkiyi de beraberinde getirecektir.
 
ÖLÜMLER DAHİ KRİMİNALİZE EDİLİYOR
 
Olayın vahamet arz eden başka bir yönü ise Yüksekova’ da meydana gelen olayda sivil mezarlıkların da hedef alınmasında belli çevrelerin ‘Neden sivillerin mezarlarına bunu yaptınız?’  şeklindeki tehlikeli söylemlerdir. Bu söylem ölülerimizin bile kriminalize edilerek, hedef gösterilmesi anlamını taşımaktadır. Çünkü dini, kültürü, siyasi ve felsefi inancına bakılmaksızın ölen birinin mezarının tahrip edilmesi ya da cenazesinin alınması ve de cenazeye insanlık dışı muamelede bulunulması kabul edilemez bir durumdur. 
 
 SESSİZ KALMAYALIM
 
Bu insanlık dışı saldırıya toplumun tüm kesimlerince tavır gösterilmesi, sessiz kalınmaması gerektiği açıktır. İnsan onuruna, cenazeye, kötü muamele yasağına bu coğrafyadaki tüm halkların tarihsel, kültürel, manevi değerlerine açıkça aykırı olan bu kötü muamele karşısında sorumlular hakkında hukuki yollara başvuracağımızı ve olayın takipçisi olacağımızı belirtmek isterim.”

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.