DOLAR 8,3625
EURO 10,1391
ALTIN 498,99
BIST 1.463
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Sal 22°C
Çar 24°C
Per 24°C
Cum 24°C

Çocuklarının faillerini bulamadan hayata veda etti

12.06.2020
A+
A-
İki oğlu faili meçhul cinayete kurban giden, bir oğlu çatışmada yaşamını yitiren barış annesi Şirin Demir, yıllarca aradığı çocuklarının faillerini bulamadan hayata veda etti.
Barış annesi Şirin Demir, geçirdiği felç nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Batman’da bulunan bir hastanede, 74 yaşında yaşamını yitirdi. Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu (Xendukê) köyünde dünyaya gelen anne Demir, 1990’lı yılların devlet politikası olan köy boşaltmalarından nasibini aldı, çocukları da faili meçhul cinayete kurban gitti.
Hayatı devletin baskıları altında geçen anne Demir, 1991 yılında Xendukê köyünde İbrahim gece yarısı evinden zorla alınarak katledilir. Faili meçhul cinayete kurban giden İbrahim’in cenazesi, kısa bir süre sonra bir mağarada bulunur. Anne Demir’in bir diğer oğlu Nihat da 1993 yılında Bagok Dağı’nda yaşanan bir çatışmada yaşamanı yitirir. Aynı yıl köyleri yakılan anne Demir, ailesiyle birlikte İdil’e göç etmek zorunda kalır.
İki oğlunu yitiren anne Demir’in üçüncü oğlu Gıyaseddin ise 1996 yılında kendisini geçtiği Habur Sınır Kapısı’ndan sonra takibe alan “Beyaz Toros” aracında bulunanlar tarafından, aracı ateşe verilerek katledilir. Gıyaseddin’in de failleri meçhul kalır.
O günden sonra hayatını çocuklarının faillerini arayarak geçiren anne Demir, barış mücadelesinden de geri durmadı. Mücadelesini Barış Anneleri Meclisi ve Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nde (MEYA-DER) sürdüren anne Demir’i, aynı mücadeleyi yürüten barış annesi olan kızı Hatun Demir ve barış annesi Taybet Ter anlattı.
YÜREĞİ YANDI
Demir’in barış annesi kızı Hatun Demir, annesinin çocuklarını kaybetmesiyle hayatını barışa adadığını belirterek, “Annem; kendi yüreği yandı, başkasının yüreği yansın istemiyordu. Nerede bir çatışma çıksa, durdurmak için oraya gitmeye çalışırdı. Çatışma yaşansın istemiyordu. Ellerinde oğlunun fotoğrafıyla her hafta Cizre’ye giderek, ‘Kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ eylemine katılırdı. Yüreği yandığı için evde durmuyordu, sürekli bir mücadele içerisindeydi” şeklinde anlattı.
BARIŞ ISRARI
Annesinin yaşadığı acılara daha fazla dayamadığını, son 4 yılını felçli ve yatağa mahkum bir şekilde geçirdiğini söyleyen Demir, “Son zamanlarda konuşamıyordu. Yüreği hep yanıyordu. Yüreği yanan başka birini gördüğünde, ona eşlik eder, acısını yüreğinde hissederdi. İdil’de yüreği yanmış bütün anneleri ziyaret ederdi. Onlara hem güç verirdi hem de onlardan güç alırdı. 3 oğlunu kaybetmesine rağmen sürekli barışı haykırıyordu. Başka analar ağlamasın diye yıllarca mücadele etti ama daha fazla bu ağır yükü kaldıramadı” dedi.
ÇOCUKLARINA KAVUŞMA İSTEĞİ 
2003 yılından bu yana anne Demir ile birlikte barış mücadelesi yürüten barış annesi Taybet Ter, şöyle anlattı: “Hep barışı savunduk. Şirin anne çok fedakar ve çok çalışan bir anneydi. 3 oğlunu kaybetmesine rağmen hiçbir zaman dilinden barışı düşürmedi. Ölümü hiçbir zaman kutsamadı. Biz anneler artık evlere tabutlar gelsin istemiyoruz. Arap, Türk, Kürt, Çerkez, bütün anneler gelin birlik olalım, Şirin ananın barış isteğini yerine getirelim. Çocuklarına kavuşup ellerinden tutmak istiyordu. Öyle de oldu, o da çocuklarının yanına gitti.”
TEK İSTEĞİ SAVAŞIN SON BULMASIYDI
Demir’in tek isteğinin savaşın son bulması olduğunu dile getiren Ter, “Barış için, çok çalıştı ve emek verdi. Yaz kış, dağ bayır demeden sürekli eylemlerdeydi. Aç kaldı, susuz kaldı ama asla barıştan vazgeçmedi. Barışın gelmesini istiyordu. Maalesef bu gayesine ulaşamadan aramızdan ayrıldı. Biz de Şirin annenin bu gayesinin yerine gelmesini istiyoruz. Hepimiz Şirin anayız, hepimizin yüreği yanıyor. Çocuklarımız, dilleri ve kimlikleri için mücadele etmekten başka bir şey yapmadılar. Bütün annelere sesleniyorum: Şirin ananın davasından vazgeçmeyin ve o yolda ilerleyin. Tek isteği olan barışı getirin. Ben de bir anne olarak yaşadığım sürece Şirin ananın davasının bir neferi olacağım” diye konuştu.
KAynak: MA / Müjdat Can
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.