DOLAR 6,8656
EURO 7,7926
ALTIN 398,35
BIST 8,6959
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

Coğrafya, kader ve öğrendiklerim

02.10.2018
A+
A-

Yola çıkarken aklımda pek bir şey yoktu. Kızıltepe JİTEM Davasını biliyordum. Hani şu 22 kişinin gözaltına alınıp kaybedildikleri, üzerinden yaklaşık 20 yıl geçtikten sonra asit kuyularında kemikleri bulunan 22 kişinin katledilmesine ilişkin dava. Bir de Uğur Kaymaz’ı tabi ki… Babası ile birlikte evinin önünde “İhbar var” denildikten sonra “terörist” diye 13 kurşunla katledilen ve failleri bir bir aklanan Uğur Kaymaz. Belediyesine kayyum atandığını ve Uğur Kaymaz anısına yapılan heykelin yerinden söküldüğünü de biliyordum. Fotoğraflardan görmüştüm daha önce Uğur’u da heykeli de.

Aklımın bir kenarında dururken bu anı bir anda otobüsün heykelin kaldırıldığı yere vardığı hissi ile arkama döndüğümde gördüm yerine kurulan saat kulesini. Çektim otobüste iken bir fotoğrafını. Annesi geldi aklıma. Uğur’un babası ile katledildiği günün yıldönümünde kayyum işinden etmişti annesini.

Sonra 2015’te Uğur gibi 5 kurşunla öldürülen Mazlum Turan’ı öğrendim. Mazlum’un failleri de aynı 22 kişinin ve Uğur’un failleri gibi aynı kişilerdi. Tutuklanmamış, “görevlerinin” başında halen ellerinde silah başka bir şehre gönderilmişler… Mazlum’u öldürmek “meşru” sayılmış, ehliyetsiz kullandığı araç “Bombalı olabilirmiş” bilirkişi jandarma uzman çavuşa göre. Avukatının deyimiyle “Yaşadığı coğrafya Mazlum’un aleyhine delil” olarak değerlendirilmişti. Mazlum, çocuk olabilirdi ama aynı kaybedilenler gibi Uğur gibi aynı kaderi yaşıyordu.

Dosyalar birbiri ardına kapatılıyor, failler aklanıyordu. Her aklanan fail yeni bir cinayet işliyor ve yine aklanıyordu. Bunlar yaşanırken, yetmemiş olacak ki; memleketin “Milliyetçileri” aklanmayanları aklamak için “af” öneriyordu.

Öldürmek yetmiyor, unutturmak da gerekiyordu akıllarınca; Uğur’un anıtının kaldırıldığı yerde akşam saatlerinde çektiğim bir fotoğrafa bakarken, bu defa Kürtçe mahalle isimlerinin değiştirildiği haberi gelmişti. Bir şey daha öğrenmiştim. Tahammülsüzlük. Demek ki henüz hiçbir şey bitmemiş belki de bitmeyecekti…

Belki daha neler öğrenecektim…

Evet, coğrafya kaderdi Kürdistan’da bunu en başta öğrenmiştim. Çocuğundan gencine, yaşlısından kadınına… Hepsinin kaderi yaşadıkları coğrafyanın da kaderiydi…

Bir şey daha vardı aslında. Coğrafyanın belirlediği bu kaderi kabul etmeyenler ve değiştirmek isteyenler. 22 kaybın, Uğur’un, Mazlum’un ve daha nicesinin faillerinden hesap soracak, kaderi değiştirecek olanlar. Aynı Cumartesi Anneleri gibi. Apê Musa’lar gibi. Tahir Elçiler gibi…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.