DOLAR 8,5672
EURO 10,3941
ALTIN 511,80
BIST 1.443
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 27°C
Paz 26°C

‘Dersim’de yapılmak istenen katı atık tesisi doğaya zarar verecek’

04.06.2021
A+
A-

DERSİM– Dersim’de Kırmızı Dağ Çevre Platformu, merkeze bağlı Sütlüce köyünde yapılması planlanan katı atık tesisi projesine tepki göstererek, doğaya vereceği zarara dikkat çekildi.

Kırmızı Dağ Çevre Platformu, Dersim Merkeze bağlı Sütlüce köyünde doğaya zarar veren ve yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisi projesine tepki göstermek amacıyla Dersim Belediyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Sütlüce köyü sakinlerinin katıldığı açıklamada Kırmızı Dağ Çevre Platformu adına konuşan Yılmaz Çelik, Katı atık tesisi projesinin ormanları, dereleri, vadileri ve yerleşim alanlarını tehdit ederek bir daha geri dönülemez hale getireceğini söyledi.

50 BİN MEŞE VE ARDIÇ AĞACI TEHLİKEDE

Tesisin kurulmak istendiği bölgede 50 binden fazla meşe ve ardıç ağacının yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ve bölgedeki organik arıcılığı tehlikeye düşüreceğini kaydeden Çelik, “Oysa, tek ağaç kesilmeden projenin hayata geçirilebileceği alanlar mevcuttur. Avrupa’dan gelecek 50-60 milyon lira için köylünün önemli bir geçim kaynağı olan organik arıcılık yok edilemez. Kırmızı Dağ ormanlarının İkizdere kadar anlamı yok mu?” şeklinde konuştu.

‘DOĞANIN EFENDİSİ DEĞİLİZ, PARÇASIYIZ’

Projenin uygulanmak istendiği alanda nesli tükenme tehdidi altında bulunan ve Bern Sözleşmesi’yle koruma altına alınan vaşak, bozayı, dağ keçisi ve kurt habitatı bulunduğunu ifade eden Çelik, “Bizler doğanın efendisi değiliz, onun parçasıyız.  Dillerinden Dersim, Munzur, Alevilik, ekoloji, orman, çevre, doğa, halk gibi kelimeleri düşürmeyenler, bunları vitrin malzemesi olarak kullananlardır” dedi. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.