DOLAR 7,3753
EURO 8,9888
ALTIN 420,70
BIST 1.488
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cts 11°C
Paz 9°C
Pts 8°C
Sal 7°C

‘Dilimiz unutulursa hepimiz yok oluruz’

21.02.2021
A+
A-
DERSİM – Tehlike altındaki diller arasında bulunan Kürtçenin Kirmançkî lehçesinin yok olmaması için çağrıda bulunan Dersimli kadınlar, “Dilimiz unutulursa hepimiz yok oluruz” dedi.
 
Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2008 yılında yok olmaya yüz tutmuş dillerin kapsamlı bir haritasını çıkardı. “Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası” adlı raporda, yaklaşık 4-6 milyon insanın anadili olarak konuştuğu Kürtçenin Kirmançkî (Zazakî) lehçesi de yer alıyor. Türkiye’deki nüfus oranına göre, Türkçe ve Kurmancî’den sonra en çok Kirmançkî konuşuluyor.
 
Dünyanın birçok ülkesinde dillerin korunması ve yaşatılmasına yönelik kapsamlı programlar hayata geçirilirken, Türkiye’de “21 Şubat Dünya Anadil Günü”, diller üzerindeki baskı ve yasakların devam ettiği koşullarda karşılanıyor. Dersimli kadınlar, eğitim, iş yaşamı gibi birçok alanda Kirmançkî dilinin konuşulması için çağrıda bulundu. 
 
‘YOK OLACAĞIZ’
 
12 Eylül Askeri Darbe sonrası kentten başlayan göçle birlikte dil ve kültürün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Hatice Güler (60), o günden sonra her gelen hükümet tarafından dil ve kültürlerinin unutturulmaya çalışıldığını söyledi. Güler, “12 Eylül darbesinden sonra bize yaşatılan baskılara dayanamayıp şehirlere yerleştik. Daha sonra yapılan politikalarla dilimiz, kültürümüz, kaybolmaya, unutulmaya başlandı” diye belirtti.
 
Çocukların kendilerini ana dillerinde ifade edememenin eksiklik olduğunu ifade eden Güler, “Biz istiyoruz ki, çocuklar daha o yaşlarda dilimizi öğrensinler. Almanya ve Fransa’da dilimiz resmiyet kazanmışken, öğretiliyorken, neden bizim ülkemizde dilimizi resmiliğe kavuşturmuyorlar? Çocuklarımız asimile ediliyor. Bir dilimiz kalmış, onu da yok etmesinler. Dilimiz unutulursa hepimiz yok olacağız” diye konuştu.
 
Tüm baskılara rağmen Kirmançkî dilinde konuştuğunu ve anadilini unutmadığını belirten Hatice Türkmez de, “Bu kadar baskıya rağmen hala dilimizi konuşuyoruz. Biz bu baskılara karşı dilimizi unutmadıysak, gelecek nesillerimizde dilimizi konuşmalı, sahip çıkmalıdır” diye seslendi. 
 
ANADİLDE İBADET 
 
Yaşamın her alanında anadillerini kullandıklarını söyleyen Elif Yalnız ise “İbadetlerimizi de anadilde yerine getiriyoruz. Dersim’de kadınlar Türkçe bilseler dahi, ibadetlerin hepsi Kirmançkî yapılıyor. Diyarlarımızın ismi anadilimizle söylenir. ‘Ya Xızır, ya Düzgün Bawa, Munzur Bawa’ deyip ellerimizi güneşe açarız. Dersim halkı bunun bilincinde olmalıdır. Dilimiz yok olmamalı” şeklinde konuştu.
 
Yüksel Kasun ise annesinden öğrendiği dili bugüne kadar taşıdığını ve asla anadili dışında başka dil kullanmayacağını söyledi. 3 çocuğu olan Kasun, çocuklarıyla da Kirmançkî konuştuğunu ifade etti. Kasun, anadilin önemine değinerek, şunları söyledi: “Kızım kendi anadili ile konuşuyor. Ancak yaşıtları onu anlamıyor. Bu yüzden herkes kendi çocuklarıyla anadiliyle konuşmalı ve onlara dili öğretmelidir. Bununla birlikte hastanelerde, okullarda konuşulmalıdır. Mesela hastaneye gittiğimizde, sorunlarımızı doktorlara anlatamıyoruz. Çünkü bilmiyorlar. Başımızın ağrıdığını söylesek, doktor başka bir şey anlıyor. Doktorlar da öğretmenler de bilsin, öğrensin ve konuşsun. Kirmançkî dilinin resmiyet kazanmamasının tek nedeninin baskılardır.”

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.