DOLAR 5,7716
EURO 6,4587
ALTIN 272,1
BIST 110.115
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu: Adım atın

02.05.2019
A+
A-
Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı başlatılan açlık grevlerine ilişkin Eğitim Sen 1 Nolu Şube’de basın açıklaması düzenledi. “Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamada konuşan Platform Eşsözcüsü Mehmet Şirin Görbüz, baskının hat safhaya ulaştığı bir dönemde toplumsal barış ve yaşam hakkını savunmak için HDP Hakkari milletvekili Leyla Güven’in ülke barışının önünü açmak için açlık grevine başladığını ve beraberinde cezaevlerinde yurt içinde ve yurt dışında açlık grevlerinin dalga dalga yayılmaya başladığını söyledi. 
 
Yetkililerin bu çığlık karşısında susmayı tercih etmesinden dolayı cezaevlerinden ölüm haberleri geldiğini belirten Gürbüz, “Hükümet bu çığlığa ses vermek çözüm odaklı yaşlaşmak yerine her zaman olduğu gibi olaylara güvenlik eksenli yaklaşım tarzını benimsedi. Cezaevlerinde ve dışarıda 8 kişinin yaşamı yitirmesi sonucunda hükümet insanlık onurunu ayaklar altına alarak cenazelerin defin işlemlerini engellemek için çaba sarf etti” dedi.  
 
‘BASKILAR HAD SAFHADA’
 
Tutukluların eylemleri nedeniyle psikolojik baskıya maruz kaldığına dikkat çeken Gürbüz, konuşmasına şöyle devam etti: “Cezaevlerinde kısıtlı bir şekilde edindiğimiz bilgilere göre bağımsız sağlık ekiplerinin inceleme yapması engellendi cezaevlerindeki açlık grevindekiler için hayati önemdeki ilaçların B1, B12 vitaminlerinin ulaştırılması noktasında ciddi sıkıntılar yaşandığı yansıdı. Aldığımız duyumlara göre cezaevi idareleri ve gardiyanları bazı cezaevlerinde arama bahanesiyle koğuşlara girerek zaten öleceksiniz buradan ancak ölüleriniz çıkar gibi söylemlerle tahrikler yaratarak toplumun sinir uçlarıyla oynamak gibi bir görevi üstlendiklerini görüyoruz. Cezaevlerinde ve dışarıda her geçen gün kritik aşamalar geçilmesine rağmen hem içerde hem dışarda baskılar hat safhaya ulaştı ve cezaevlerindeki açlık grevleri ölüm oruçlarına dönüştü.”  
 
‘DEVLETİN YURTTAŞI YAŞATMA ZORUNLULUĞU’
 
Polisin çocukları açlık grevinde olan annelere yönelik müdahalesine tepki gösteren Gürbüz, “Çocukları cezaevinde olan annelerin cezaevi kapılarında çocuklarının her an hayatlarını kaybedeceği endişesiyle beklemelerine bile tahammül edilemedi. Gebze de bütün kamuoyu önünde annelere yönelik resmi görevlilerin tavrı toplum vicdanında çok ciddi yaralar açtı çocuklarının hayatta kalabilmesi için bir ses olmaya çalışan anneler yerlerde sürüklendi en ufak bir demokratik ve annelik tepkisi çok ciddi baskılarla karşı karşıya kaldı. En son 1 Mayıs günü annelerin 1 Mayıs mitingine girişlerinde beyaz tülbentlerine el koyacak noktaya kadar gelindi. Bir devletin en önemli görevi kendi yurttaşını yaşatma sorumluluğu ne yazık ki yöneticilerin ucuz siyaset anlayışlarıyla yerle bir oldu” şeklinde konuştu. 
 
‘ADIM ATIN’
 
Gürbüz, toplum vicdanında açılacak olan onarılmaz yaraların ileriki süreçte insani değerlerden uzak hastalıklı bir toplumun habercisi olacağını söyleyerek, “Bizler sivil toplum örgütleri olarak annelerin ‘Siz yaşayasınız diye çocuklarımız ölüyor’ haykırışını şiar edinerek hiç kimse ölmeden birlikte özgürce yaşayalım diyoruz. Bizler Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak buradan yetkililere acil çağrı yapıyoruz. Bir an önce vakit kaybetmeden adımlar atılarak kişiye özgü hukuktan vazgeçilip evrensel hukuk değerleri ölçüsünde uygulamalara geçin. Cezaevlerinde ve dışarıda bir çığlık olan açlık grevlerindeki talepleri dikkate alıp adım atın ve bir an önce toplum vicdanında onarılmaz yaralar açacak süreci ortadan kaldırın. Annelerin çığlığını bu toplumun vicdanıdır artık ses verin çok geç olmadan yaşama ses olun adım atın” çağrısında bulundu. 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.