DOLAR 7,1781
EURO 8,7217
ALTIN 415,19
BIST 1.483
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Çok Bulutlu
İstanbul
9°C
Çok Bulutlu
Per 10°C
Cum 14°C
Cts 12°C
Paz 10°C

Doğan: İslam hukuku ayaklar altına alındı

27.04.2020
A+
A-

MARDİN – DİK Sekreteryası’ndan Fahri Doğan, mezarlıklara dönük saldırılara, “Allah’ın misafirleri olan ölülerin cenazelerine saldırıyorlar” şeklinde tepki göstererek, tüm İslam hukukunun ayaklar altına alındığını belirtti. 

Bölge kentlerinde bir süredir mezarlıkları tek tek gezen askerlerin, farklı tarihlerde yaşamını yitirenlerin mezar taşlarını tahrip etmesi, Kürtçe ifadelerle birlikte kod ismi ve üzerlerindeki sembolleri parçalaması tepkilere neden oldu. Demokratik İslam Kongresi (DİK) Şura Genel Sekretaryası ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Mardin Din Adamları Derneği Başkanı Mele Fahri Doğan, Ramazan ayında da devam söz konusu durumu değerlendirdi. 
 
‘ÖLÜNÜN HUKUKU AYAKLAR ALTINDA’
 
Mezarlara dönük saldırıları, “Zalimler hiçbir şeyi kabul etmedikleri gibi Allah’ın misafirleri olan ölülerin cenazelerine saldırıyorlar” şeklinde yorumlayan Doğan, “Ölen bir insanın dünya ile bağlantısı kesilmiştir. Allah’a misafir olmuştur. Hangi dine mensup olursa olsun ölülerin hepsine saygımız var. Kişi ve Allah’ı arasındadır her şey. Bu yüzden mezarlıkların bozulması kabul edilemez. Hazreti Muhammed önünden geçen bir cenazenin Müslüman olmayan birine ait olmasına rağmen ayağa kalkarak saygı göstermiştir. Ameli ne olursa olsun artık hesabını Allah’a verecektir. O nedenle Allah’tan başka kimsenin müdahale etmeye yetkisi yoktur” diye konuştu.
 
DİN İNSANLARINA ÇAĞRI
 
Din insanlarının söz konusu saldırılara karşı öne çıkması ve tepki göstermesi gerektiğini vurgulayan Doğan, “Bu kişilerin İslam adına ayağa kalkması, kıyameti koparması gerekiyor. Hangi ilim ayet hadis varsa ortaya çıkarması gerekiyor. İslam’a göre ölünün hukuku, cami, kuran, peygamber hukuku hepsi ayaklar altına alınmış. Bütün bunlarla oynanıyor. Peki, bunlar yaşanınca bizler daha neyi bekliyoruz? Dinimiz bozuluyor, hakaret yapılıyor daha neyi bekliyoruz? Allah’ın kanunlarını ve hukukunu evimizde saklamışız. Eğer bugün bir mezarlığa saldırı gerçekleştiyse ve buna göz yumuyorsak ne kadar inançlıyız? Ne kadar Müslümanız” diye sordu. 
 
‘SAVAŞIN AHLAKI VARDIR’
 
Ramazan ayı öncesinde mezarlıklara saldırıların yanı sıra Mahmur ve Zînî Wertê’ye dönük saldırıların da yaşandığını hatırlatan Doğan, “İslam’ın ilk dönemlerinde Recep, Şaban ve Ramazan aylarında savaş bile haram kılınmıştır” dedi. Doğan, “Bu aylara Muharreme aylar denilir. Bu Muharreme aylarında Peygamber Efendimiz ve Ebu Cehil arasında geçen onca büyük olaylara rağmen kimse kadına yönelik saldırı gerçekleştirmedi. Peygamber ashabını savaşa gönderdiği zaman bu 3 şeye (Kadın, çocuk ve yaşlılar) dokunmayın diyordu. Ebu Cehil ile arasındaki savaşta Hz. Muhammed de Ebu Cehil de bu duruma saygılı olmuştur. 1400 yıl önce yaptığı kötülükler ile hala andığımız Ebu Cehil bile bunları yapmamış. Savaşın da bir ahlakı vardır. Tank ve topla 3-4 savunmasız kadını katlediyorsun. Peki, bu durumda sen mi günahkâr oluyorsun ya da Ebu Cehil mi? bunu kıyaslamak gerekiyor” şeklinde konuştu. 
 
‘BARIŞ ELİNİ UZATAN TARAF’
 
“Bizler Kuran’ı baz alıp barışı arayacağız” sözüyle İslam’ın barışı tavsiye ettiğine dikkati çeken Doğan, şöyle devam etti: “Müslümanlar barış elini uzatan tarafta yer almak zorunda. Kuran’a göre hareket edilirse kimse ölmeyecek. Peygamber Efendimiz zamanında bir kişi ne kadar suç işlese bile o kişiyi idamdan recimden döndürmeye çalışıyorlardı. Şimdi ise bir kişi kendi dili, kültürü, kimliği için iki kelime söyleyince bu insanları idam ediyorlar. Kim yapıyor bunu? Müslüman yapıyor. Kimin adına yapıyor? İslam adına yaptıklarını söylüyorlar. Bir insanı (Mustafa Koçak) alıp cezaevine atıyorlar. Yaşamı boyunca oraya hapis ediyorlar. O kişi de hakkını aramak için yemek yememeyi tercih ediyor. Bir kişi sana karşı haksızlık ve eziyet ederse ona karşı misilleme hakkın doğar. Bizlerin de sessiz kalmaması gerekiyor. Dinimiz adına yapılan ve dinimize mal olan hakaretleri kabul etmemeliyiz. Buna karşı çıkmamız gerekiyor.”
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.