DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

Dr. Öztürk: İktidar başarı hikayesi için ölümleri gizliyor

21.04.2020
A+
A-
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı’nın salgına ilişkin paylaştığı verilerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen İstanbul Tabip Odası’ndan Dr. Osman Öztürk, iktidarın sağlık üzerinden “siyasi başarı hikayesi yazmak” amacıyla gerçek tabloyu gizlediğini ifade etti.
 
New York Times Gazetesi’nin (NYT) ölüm kayıtlarına dair derlenen bilgiler üzerinden Türkiye’de koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaşanan ölümlerin gizlendiğine ilişkin yayımladığı haber, “Türkiye’de ölümler gizleniyor” tartışmaları yeniden alevlendirdi. Haberde, son iki yılın haftalık ölüm ortalamaları baz alınarak 9 Mart-12 Mayıs arası süreçte sadece İstanbul’da 2 bin 100 civarından fazla ölümün kayıtlara geçtiği ifade edildi. 
 
Bu haberle gözler yeniden vaka ve ölüm sayılarındaki tutarsızlıklar nedeniyle sık sık eleştirilerin hedefi olan Sağlık Bakanlığı’na çevrildi.
 
NYT’nin haberine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk, Türkiye’deki vaka ve ölüm oranlarının tutarsız olduğunu ifade etti.
 
BAKANLIK WHO’YU DİNLEMİYOR
 
Türk Tabipler Birliği’nin (TTB), iki hafta önce ölüm ve vaka sayılarının gizlendiği yönündeki açıklamasını hatırlatan Öztürk, “Biz baştan beri söylüyoruz. Dünya sağlık Örgütü’nün (WHO) kullandığı bir kodlama sistemi var. Bütün hastalıklar orada kodlanır. Burada Sağlık Bakanlığı PCR testi pozitif olanları Kovid hastası olarak kabul ediyor. Bakanlık bununla ilgili sorulan soruyu da geçiştirdi. Oysa bununla ilgili WHO, PCR testi pozitif olmasa bile klinik olarak korona testi konulan ve tedavi edilen insanları da kodlamak gerektiğini söylüyor. Bakan da onu yapmıyor” diye belirtti.
 
‘BAKANLIĞIN VERİLERİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR’
 
Dr. Öztürk, PCR testi negatif çıkanlara korona tedavisi uygulandığını fakat bunların korona olarak kabul edilmediğini dile getirdi. Öztürk, “Kendi sayılarında onları almıyor. Ölümlerde de almıyor. Bizim de izleyebildiğimiz kadarıyla genel bulaşıcı hastalık, zatürre olarak rapor etmiş oluyor. Biz bunu zaten söylüyoruz. PCR testinin başta yüzde 99 falan güvenirliği kabul ediyordu şimdi o dünyada yüzde 60’lara düştü. Türkiye’de daha da düşük olduğu anlaşılıyor. Çünkü kabaca hastanelerde korona tedavisi gören 3 hastadan birinde ancak PCR testi pozitif oluyor. O nedenle Sağlık Bakanlığının verdiği vaka ve ölüm rakamları gerçeği yansıtmıyor. Zaten Bakanlığın açıklamalarına bakarsanız toplam test, toplam vaka, vefat, yoğun bakımda yatan hasta, entübe ve iyileşen hasta sayısı var. Ama hastanede korona testiyle tedavi gören hasta sayısı yok. Onları vermiyor. Bu durumda da Türkiye’de de düşük görünmüş oluyor” dedi.
 
SAVAŞ MI ÇIKTI, KITLIK MI VAR?
 
Öztürk, İstanbul’da son dönemde trafik yoğunluğunun düşmesinden, 20 yaş altı ve 65 yaş üstü yurttaşlarından evden çıkamamasından, okulların, birçok işyerinin kapatılmasından kaynaklanan sakinliğin trafik kazalarını azalttığına da işaret etti.
 
Bu durumun ölüm oranlarını azaltması gerekirken, oranların daha fazla çıkmasını en net biçimde Belediye’nin ölümlerin kendilerine nasıl bildirildiğini açıklaması ile anlaşılabileceğinin altını çizen Öztürk, “İstanbul’da ölümlerin arttığı gözüküyor ve bu dönemde de doğal olarak korona ile ilişkili olduğu tartışılabilir. Ölüm nedenleri nasıl yazılmış açıklanması lazım ama büyük bir artış olduğu belli oluyor. Zaten genelde de Türkiye için de testi esas aldığı için Sağlık Bakanlığı negatifleri saymıyor gördüğümüz kadarıyla. Bu durumda verdiği rakamlar gerçeği yansıtmıyor gözüküyor. Ama sonuçta bahsedilen süre içerisinde İstanbul’daki ölümleri açıklayacak başka bir faktör de yok. Savaş mı çıktı, kıtlık mı var, açlık mı var, başka bir salgın hastalık mı var, veba mı var, niye bu kadar arttı?” ifadelerini kullandı. 
 
Ölüm oranlarındaki artışın tamamının salgınla ilişkilendirmemesi gerektiğini ifade eden Öztürk, “Farklı nedenler olabilir. Ama bir başka şey var. İstanbul dışına çıkış yasaklandığı için insanlar muhtemelen cenazelerini İstanbul’a gömmeyi tercih ediyor olabilirler. Bu da ölüm oranlarını arttırmış olabilir” diye de ekliyor.
 
MANTIKLI GÖRÜNMÜYOR
 
Vaka ve ölüm sayılarının hükümet tarafından sağlık üzerinden “siyasi bir başarı hikayesi yazmak için” gizlendiğini belirten Öztürk, hükümetin bir başarı hikayesini siyaseten yazmayı öncelediğini ifade etti. Bunun için ölüm oranları düşük gösterilip, diğer ülkelerle kıyaslandığına dikkat çeken Öztürk, “Böylece daha başarılı gözükmüş oluyor. Ama 3 gün önce vaka sayısında İran’ı geçtik, 2 gün önce Çin’i geçtik. Fakat vaka sayıları geçmesine rağmen ölüm sayıları onlardan hayli düşük. Bu da gerçeklikle uyuşmuyor. Bakan, ‘biz daha erken başlıyoruz tedaviye, o yüzden insanları daha çabuk iyileştiriyoruz’ diyor. Yani bu tartışılabilir. Olabilir, olmayacak bir şey değil. Ama çok mantıklı bir açıklama değil. Çünkü uygulanan tedavilerin hepsi şu an doğrudan koronayı iyileştiren, kanıtlanmış tedaviler değil. Deneme tedavileri. Bütün dünyada böyle” dedi.
 
MA / İdris Sayılgan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.