DOLAR 5,9159
EURO 6,6333
ALTIN 255,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Parçalı Bulutlu

Drakula’nın hapsedildiği kalenin sırrı

06.01.2019
A+
A-

Yazar Bram Stocker’ın Dracula’sına da ilham olan Kazıklı Voyvoda’nın bir zamanlar mahkum edilmiş olduğu düşünülen tarihi kale bugün hala ayakta. Fakat bu kalenin arkasında nasıl bir geçmiş var?

Yüzyıllar boyunca yapılmış yenilemeler ve eklemeler yüzünden kalenin kuruluş temellerinin nerede olduğundan tam olarak bilinmiyordu. Bununla birlikte, yeni bir araştırma, yapının altındaki zemini radar tarayıcılar kullanıp tarayarak, bu gösterişli yapının aşağısında nelerin olduğunu açığa çıkarıyor. Elde edilen bulgular, Amerikan Jeofizik Birliği’nin yıllık toplantısında sunuldu.

arkeofili.com‘da yer alan habere göre; araştırmanın baş yazarı Isabel Morris’e göre, aynı zamanda Corvin Kalesi, Hunyad kalesi ya da Hunedoara Kalesi adlarıyla da bilinen Corvinestilor Kalesi, günümüzde Romanya’da yer alan Transilvanya’nın merkezinde bir hisar olarak inşa edilmeye başlandı. İlk taş surlar 14. yüzyılda yapıldı. 15. yüzyıla gelindiğinde hisardan kaleye doğru bir dönüşüm başladı.15. yüzyılda kana susamış despot bir yönetici olan Eflak Prensi III. Vlad yani Kazıklı Voyvoda, söylendiğine göre Macar Valisi John Hunyadi tarafından Colvin Kalesi’ne hapsedildi. Kalenin ilk genişletme çalışmasını da Hunyadi yapmıştı. Hunyadi’yi takiben 17. ve 19. yüzyıllarda kalede iki genişletme çalışması daha yapıldı.

Sonuç olarak yapı, her biri farklı dönemde yapılmış birçok karma eklemeden meydana geliyor; çok sayıda kazı gerçekleştirilmiş olmasına rağmen alanın haritalarında hala bir tutarlılık yok ve birçok arkeolojik kayıt ise kayıp. Morris’e göre, bu da günümüzde kaleyi yeniden keşfetmeye çalışan bilim insanlarına zorluk yaşatıyor. Bu nedenle Morris ve arkadaşları, yüzey araştırmaları için Yeraltı Radarı veya daha genel adıyla Jeoradar (GPR) yöntemini tercih etti.

Morris, “Rekonstrüksiyonda iyi bir iş çıkarmak için, bu parçaların nerede olduğunu bilmemiz gerekiyor.” diyor. Bu taramalar, araştırmacılara 17. yüzyıl boyunca inşa edilmiş kamu binalarını tanımlama konusunda yardım edebilir.

Radar aynı zamanda binanın hangi kısımlarının temel kayaya tutunduğunu ve hangi kısımlarının insan eliyle yapılmış, destekleyici yapılarla ayakta durduğunu da gösteriyor.

Morris, “Bu, işte bu kale gibi heyecan verici tarihi yerlerin korunması açısından ileriye dönük önemli bir adım” diyor. Kalede, daha önce restorasyonları yapılmış olan, içerisinde sert biçimde hırpalanmış ve hücreye asılarak bırakılmış talihsiz kurbanların temsili modellerinin yer aldığı işkence odaları gibi odalar da var. Fakat bu korkunç odalarının bu konuda adı çıkmış Kazıklı Voyvodo’ya da ev sahipliği yapıp yapmadığı bilinmiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.