DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pts 9°C
Sal 14°C
Çar 13°C
Per 9°C

Efrîn’de 3 yıldır insanlık trajedisi yaşanıyor

19.01.2021
A+
A-

EFRÎN – Küresel güçlerin onayı ile 3 yıl önce Türkiye’nin girdiği Efrîn’de, tüm dünyanın gözleri önünde bir insanlık trajedisi yaşanıyor. İnsanlar fidye için kaçırılıp katledilirken, kadınlar tecavüze uğruyor. Demografiyası değiştirilen kentin tüm zenginlikleri talan edildi.

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’nin Efrîn kentine yönelik 20 Ocak 2018’de yaptığı saldırıları 3’üncü yılına girdi. Suriye’nin Kuzey batısında yer alan Efrîn’in kuzeyinde Türkiye sınırları; doğusunda Ezaz, batısında İdlib, güneyinde ise Halep bulunuyor. Türkiye’nin müdahalesi öncesi 500 bini aşkın nüfusa sahip olan kent, Rojava devriminin tohumlarının atıldığı yerlerin başında geliyor. 
 
ABD ve Rusya’nın ön açması ile kente yönelik savaş uçakları ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ile bombardımana girişilmesiyle başlayan saldırılar tank ve top gibi ağır silahlarla devam etti. Akabinde de ön cephede içerisinde radikal selefi grupların yer aldığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) birlikleri karadan bölgeye girdi.
 
Saldırılara karşılık veren YPG/YPJ ve Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile 58 gün boyunca süren şiddetli çatışmalardan sonra Efrîn kent merkezi, 7 ilçe ile 365 köy Türkiye ve desteklediği grupların kontrolüne girdi.
 
Kuzey ve Doğru Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı Efrîn, Türkiye’nin işgaline  izin verilen ilk topraklar oldu. Burayı Serêkaniyê ve Girê Spî kentlerinin işgali izledi. İdlib’te sıkışıp kalan Türkiye’nin kontrolündeki selefi ve paramiliter gruplar Efrin ve diğer kentlerin işgali ile kendilerine yeniden alan buldu.
 
MODEL OLARAK SUNULUYORDU 
 
10’uncu yılına  giren Suriye iç savaşı devam ederken oluşturulan özerk sistem ile ülkenin en güvenli ve istikrarlı bölgesine dönüşen Efrîn, Suriye’nin yeniden şekillenmesinde bir model olarak da görülüyordu. Ancak bunu kendisi için tehdit olarak gören Türkiye, o güne dek kontrolündeki örgütler ve paramiliter yapılarla yer aldığı Suriye’de, doğrudan TSK ile sahaya indi. Türkiye’nin bu adımı Suriye’de süren savaşın biçimini de değiştirdi. 
 
10 BİN ASKER VE 50 GRUP SALDIRDI
 
TSK mensubu 10 bin askerin yanı sıra ÖSO içerisinde yer alan Sultan Murat Tugayı, Süleyman Şah Tugayı, Fatih Sultan Mehmet Tugayı, Hamza Tümeni, Feylek El Şam, Cebhet Şamîye, Semerkand Tugayı, Sead Bin Ebu Weqqas Tugayı, Ehrar El Şerqiye, Suqur Şimal, El Nixbe ve Ehrar El Şam gibi 50’ye yakın grup Efrîn’in işgalinde yer aldı.
 
MAHALLELER GRUPLARA PAY EDİLDİ
 
Bu gruplar işgal dilen Efrîn’i kendi aralarında coğrafik olarak pay etti. Kentin en büyük mahallesi olan Eşrefiye’de Sultan Murat Tugayı ve Cephet Şamîye; Zêdîye Mahallesi Sultan Murat Tugayı; Mehmûdiyê Mahallesi Hamza Tümeni; Eski Efrîn Mahallesi Cephet Şamîye ve Sultan Murat Tugayı; Yeni Efrîn Mahallesi Ehrar El Şerqiye; Tirindê Mahallesi Ehrar El Şam; Efrîn merkeze bağlı köyler ise Hamza Tümen’i denetimine bırakıldı. İlçelerinden Cindirêse’de Ehrar El Şerqiye ve Hamza Tümeni; Şiyê’de Sultan Süleyman Şah Tugayı; Mabeta’da Cephet El Şamîye; Şera’da Sultan Murat Tugayı; Bilbilê’de Sultan Murat Tugayı ve Hamza Tümen’i; Reco’da Feylek El Şam ve Ehrar El Şerqiye ile Şêrawa’da ise Feylek El Şam ve Hamza Tümeni konumlandı.
 
İNSAN KAÇIRMA TİCARETE DÖNÜŞTÜ 
 
Kente yönelik işgal saldırılarında paylaşılan bilgilere göre 613 kişi yaşamını yitirdi. 498 kişi doğrudan yapılan bombardımanda hayatını kaybederken, 82 kişi ise esir alındıktan sonra işkence ile öldürüldü. Saldırılarda 303’ü çocuk, 213’ü kadın olmak üzere 730 kişi de yaralandı.
 
Geçen 3 yılda Efrin’de  7 bini aşkın insan kaçırıldı. Ailelerinden fidye almak için kaçırılan bu insanlardan yarısından fazlasının akıbeti bilinmiyor. Öyle ki bu iş adeta bir ticarete dönüştürülmüş durumda. Kaçırılan bu insanlardan bin kişiden fazlası kadın. Şimdiye değin 75’i katledilen, 69’u tecavüze uğrayan kadınlardan yüzlercesinin akıbeti bilinmiyor. Bu rakamlar hemen her gün yeniden güncelleniyor.
 
RAPORLARA YANSIDI
 
Birleşmiş Milletler (BM),  Suriye İnsan Hakları Gözlemevi  (SOHR) ve İngiltere merkezli Ceaserife Sivil Haklar Merkezi gibi uluslararası örgütlerin raporlarına da konu olduğu gibi kent halkına yönelik işkence, insan kaçırma, hırsızlık, yağma ve öldürme,  kadın kırımından etnik temizliğe varan uygulamalar hüküm sürer durumda.. 
 
DEMOGRAFİK YAPIYI DEĞİŞTİRME AMACI 
 
İşgali sonrası Efrin, bugün demografyası değiştirilmeye çalışılan Kürtlere dair tüm izlerin silinmeye çalışıldığı bir kent haline dönüştürülmek isteniyor. Kentin Türkiye ve bağlı grupların eline geçmesinden sonra 300 binden fazla Efrînli yurtlarından edildi. Onların ev ve topraklarına yerine ise İdlib, Hama, Humus, Guta, Lazkiye ve Halep’ten getirilen 400 binden fazla kişi yerleştirildi. Bunların onların arasında Şam’dan getirilen 500 Filistinli aile de var. Bu Filistinliler, 1948’de İsrail devletinin kurulmasından sonra bölgeden çıkarılanlar aileler biliniyor. 
 
Bugün hala Efrîn’de olan Kürtlerin toplam nüfus içerisinde oranının yaklaşık yüzde 23 civarında olduğu belirtiliyor.  Özellikle Şera ve Bilbilê gibi yerleşin yerlerine ÖSO mensupları ve aileleri yerleştirilerek, diğer Kürt aileler de kaçırtılmak isteniyor.
 
TÜRKÇE EGEMEN KILINIYOR
 
Yine Kürtlere dair izlerin silinmesi konusunda atılan adımlar söz konusu. Türkçe, tüm okullarda zorunlu eğitim dili haline getirildi. Yerleşim yerlerinin isimleri ile birlikte cadde sokak ve meydan isimleri de Türkçeleştirildi. Öyle ki Azadî Meydanı’nın ismi ‘Atatürk Meydanı’, Newroz Kavşağı ‘Selahattin Kavşağı’, Demirci Kawa Meydanı ‘Zeytin Dalı Meydanı’ olarak, Qestel Miqdat Köyü ‘Selçuk Obası’, Kûtana Köyü ‘Zafer Obası’ ve Kurzêlê Köyü’nün ismi de ‘Cafer Obası’ olarak değiştirildi.
 
Yerleşim yerlerinin tümünde ise AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posterleri asılı. 
 
KÜLTÜREL ESERLER YAĞMALANDI
 
Efrîn’deki tarihi mekanlar da hedef alındı. Onlardan biri olan Endarê Tapınağı savaş sırasında bombalanarak yerle bir edilmişti. Kente giren gruplar bombalanan tapınağı yağmaladı. Roma döneminden kalma Nebî Hûrî Kalesi’ndeki tarihi eserler yağmalandı. Kale daha sonra restorasyon adı altında camiye çevrildi. Yine bu ikisi gibi UNESCO listesinde yer alan Duderî Mağarası ve Lübnanlı Yahudilerin inanç merkezlerinden biri olan Marmaron Tapınağı gibi çok sayıda tarihi mekan ve eser ÖSO grupları tarafından yağmalandı.
 
EKONOMİK TALAN
 
‘Zeytin diyarı’ olarak bilinen Efrîn’de yaklaşık 20 milyon zeytin ağacı bulunuyordu. Bunlara da göz diken Türkiye ve bağlı ÖSO gruplar, toplanan zeytinlere ve zeytinden üretilen yağa el koydu. Türkiye’ye taşınan zeytinler daha sonra İspanya, ABD ve Almanya gibi ülkelere satıldı.
 
Bunlarla birlikte şimdiye kadar 314 bin 400 zeytin ağacının kesildiği, 11 bin hektar tarım arazisinin ise yakıldığı yönünde bilgiler söz konusu. 
 
MA / Nazım Daştan
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.