DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 22°C

Emekçi: Ortadoğu’nun sorunları ancak Demokratik Modernite ile çözülür

12.01.2020
A+
A-

İSTANBUL – PKK  lideri Abdullah Öcalan’ın izlediği çizgi işlerine gelmediği için hegemon güçlerin 1998 yılında ‘9 Ekim’ komplosuna başvurduklarını söyleyen avukatı Emran Emekçi, “Sayın Öcalan’ın demokratik modernite sistemi, hegemon güçlerin oyunu bozmaya yönelik bir şeydir. Ortadoğu’nun sorunları ancak demokratik modernite sistemi ile çözülür” dedi.

 
Her gün yüzlerce insanın katledildiği ve bu bilançonun sadece istatistiksel rakamlar olarak kaldığı Ortadoğu’da akan kanı durduracak bir çözümü sağlamak hali hazırda oldukça  uzak. Son İran-ABD gerginliğinde Ukrayna yolcu uçağının ‘yanlışlıkla’ füzeyle vurulması ve 176 kişinin ölmesi bile sıradan bir olay gibi yansıtıldı. Devletlerin çözümü savaş tezkereleri, milis güçler aracılığıyla vekalet savaşları vermek, mezhepsel, dinsel ve milliyetçiliği körüklemek olurken, devrimci demokratik mücadele hatları ise çembere alınıp tasfiye edilmek isteniyor. 
 
Çatışmaların nereye varacağı kestirilemezken, 21 yıldır İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın bölgeye dair formüle ettiği çözüm önerileri bugünkü kaos ortamında yeniden gündemde.
PKK liderinin Ortadoğu’ya yönelik uyarılarını ve çözüm önerilerini Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Emran Emekçi değerlendirdi. 
 
‘BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NE KARŞI ‘DEMOKRATİK ORTADOĞU PROJESİ’
 
Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de devletlerarası bir operasyonla Ortadoğu’dan çıkarılışının 3’üncü Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak değerlendirdiğine dikkat çeken Emekçi, o dönemde ABD’nin ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin gündemde olmasını hatırlatıyor.
 
Buna karşı Öcalan’ın Ortadoğu’da yürüttüğü çizginin ise, ‘Demokratik Ortadoğu Projesi’ olduğunu belirten Emekçi, “Öcalan’ın çizgisi demokratik bir Türkiye, Suriye, İran, Irak ve Ortadoğu’dur. Halklar lehine bir çizgidir. Sayın Öcalan hegemonya savaşlarına, milliyetçi, dinci, mezhepçi kaos yaratan politikalara karşı, demokratik Ortadoğu çizgisini savundu. Bu çizgi gelişme halindeydi. Bu gelişme Ortadoğu’ya hakim kapitalist hegemon güçlerin işlerine, çıkarına gelmiyordu. Çünkü onlar Ortadoğu’da kendi denetimleri dışında bir gelişmeye sıcak bakmıyorlardı ve buna izin vermiyorlardı” dedi.
 
‘KRİZE YANIT OLACAK SAVUNMALAR YAZDI’
 
Kapitalist güçlerin o dönemde Öcalan’ı da kendi politikalarına çekmeye çalıştıklarını ifade eden Emekçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta o dönemde elçileri aracılığıyla yaptıkları görüşmelerde, Öcalan’a Büyük Ortadoğu Projesi politikalarına gelmesi için dayatmalar olmuştu. Sayın Öcalan’ın bu güçlerin elçilerine, ‘Ben halklar lehine bir çizgiye sahibim ve Demokratik Ortadoğu misyonu var. Ben özgürlük savaşçısıyım ve başkasının savaşçısı olmam’ dediği için komplolar kuruldu ve tasfiyesine karar verildi. 9 Ekim komplosu bu temelde gelişti. 
 
Sayın Öcalan’ın demokrasi mücadelesi İmralı öncesinde de vardı. İmralı sürecinde bunu daha da derinleştirerek devam ettirildi. İmralı’da yazdığı savunmaları Ortadoğu krizine yanıt olacak biçimdedir. Ortadoğu’da Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü başlıklı kitabı çok net bu sorunlara cevap verecek bir çalışmaydı. Burada Demokratik Modernite’nin sistemin Ortadoğu kaosuna karşı çıkabileceğini öğretiyordu. Sayın Öcalan’ın mücadelesi bu yönlüydü ve mücadelesine bununla devam etti. Hatta daha Şam’dayken Saddam’a gönderdiği bir mektubunda demokratikleşmesi gerektiğini, eğer demokratikleşmese götürüleceğini söylemişti.  Tabi Saddam demokratikleşmedi, hegemonik amaçlar peşinde koştu, milliyetçilik, Rus devletçi çizgide koştu ve böylece tasfiye edildi.”
 
‘DEMOKRASİ ORTADOĞU SORUNUNU ÇÖZER’
 
PKK liderinin o dönem yine Suriye Başkanı Beşar Esad’a da bir mektup gönderdiğini dile getiren Emekçi, Öcalan’ın Saddam gibi Esad’a da “Suriye demokratikleşmese Suriye de Irak’ın konumuna gelecek” uyarısında bulunduğunu ifade etti. 
 
Öcalan’ın bu uyarılarını İmralı sürecinde de devam ettiğinin altını çizen Emekçi, “Nitekim Saddam’ın 2003’teki gidişi ve Suriye’nin bugünkü durumu ortadadır. Aynı şekilde İran’a yönelik, Türkiye’ye yönelik de uyarıları vardı. ‘Eğer demokratikleşmezlerse sonu Suriye ve Irak gibi olur’ uyarıları hep oldu. Bu uyarıları hala da yapıyor ve hala bu krizden bu kaostan çıkışın tek yolunun demokrasi olduğunu savunuyor. Yani Sayın Öcalan, ‘Demokrasi ilaç gibidir. Ortadoğu sorununu çözer. Burada denenmeyen tek şey demokrasidir’ diyordu. Yine Sayın Öcalan, etnik, dinci, mezhepçi politikaların kaosa neden olduğunu, ortadaki statükonun kapitalist hegemonyaya bağımlı olduğunu dolayısıyla onlar tarafından bir çözüm getirilemeyeceğini, çözümün halkların demokratik uzlaşısı ile sağlanabileceğini söylüyor. Sayın Öcalan, ısrarla halen de bu çizgide olduğunu dile getirmektedir” ifadelerini kullandı.  
 
‘DEMOKRATİK MODERNİTE OYUNLARINI BOZDU’
 
Öcalan’ın 9 Ekim’de Suriye’den çıkarıldıktan sonraki süreçte Arap müdahalesinin başladığını hatırlatan Emekçi, “Sayın Öcalan, ‘Eğer ben bu komployla İmralı tecridinde değil de Ortadoğu’da kalmış olsaydım, Irak’ın ve Suriye’nin durumu böyle olmazdı. Çünkü Ortadoğu sorunlarına çözüm getirecek tek paradigmayı biz temsil ediyorduk. Ortadoğu’da oyunlarını bozan kişi olduğum için beni hedef seçtiler. Bu nedenle de bu oyunu bozmaya çalışıyorum’ diyor. Demokratik Modernite sistemi aslında bu oyunu bozmaya yönelik bir şeydir. Ortadoğu krizinin çıkışının yoludur. Ortadoğu’daki sorunlar Demokratik Modernite sistemi ile çözülür. Hatta kişisel sorunlar bile ancak Demokratik Modernite’yle, demokratik anlayışla, zihniyetle, kültürle çözülür. Demokratik zihniyet ve kültür ancak İsrail-Filistin barışını, Arap barışını ve diğer halkların barışını getirir” diye konuştu.  
 
‘GÜÇ DEMOKRASİDE’
 
ABD-İran gerilimine de değinen Emekçi, İran’ın içinde bulunduğu sorunlardan kurtulmasının tek yolunun demokrasi olduğunu vurguladı. Emekçi, ABD’nin kendi çıkarları için bölgede devletçi ve milliyetçi politikalar yürüttüğünü, ancak kendi içinde demokratik bir sisteme sahip olduğunu kaydetti.
 
ABD ve İngiltere gibi aktörlerin güçlerini bu demokratik sistemlerinden aldığını belirten Emekçi, “Yani güç ne parada ne de silahtadır, güç demokrasidedir. İran demokrasiye uğramadığı, gücünü halktan almadığı sürece bu hegemonya savaşlarında başarılı olamaz. O yüzden demokratikleşmek halkların da İran’ın da lehinedir. Demokratik bir İran’la ancak krizden çıkılabilir. Mevcut Rus devletçiliği, etnik dil milliyetçiliği ile çıkılamaz. İslam’ın da demokratik temelleri var. Demokratik bir İslam çözümüyle de bu işin içinden çıkabilir. Yoksa demokrasi zihniyetine hakim güç olan ABD ile baş edemez. İran’ın ilk önce kendi içindeki sorunları çözmesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın bu nedenle İran’a önerisi demokratik İran’dır. Krizden, kaostan ancak böyle çıkabilir. Yoksa geriye kalan hegemonik savaşlardır. Hegemonik savaşların da halka bir yararı yoktur. Halkların hegemonik savaşta bir taraf olmasının anlamı yok, çünkü halkın yararına olan bir şey değildir. Bu iktidar savaşıdır, halklara sadece yıkım getirir. Başka da bir şey getirmez” değerlendirmelerinde bulundu..
 
‘HİÇBİR GÜÇ DEMOKRATİK TOPLUMU YENEMEZ’
 
İran-Irak tarihinde bölgede Med ve Pers döneminde bile demokrasi tartışmalarının yapıldığını söyleyen Emekçi, şunları dile getirdi: “Asur köleci imparatorluğu yıkıldıktan sonra Pers sarayında demokrasi tartışması yapılıyor. Ama tartışmalarda monarşi baskın çıkınca monarşik sistemle yönetiliyor. Eğer Doğu-Batı ayrımının olduğu o dönemde demokraside karar kılınmış olsaydı aslında bugün batı demokrasisinden önce bu bölgede demokrasi gelişirdi. Ama monarşide karar kılınınca Atina demokrasisi öncülüğü aldı ve bugüne kadar geldi. Koca Pers İmparatorluğu Atina demokrasisine yenildi. Demokrasi toplumu hem bilinçli kılıyor, hem özgür düşünce ruhunu veriyor. Böyle bir toplumu yenmeniz zordur. Hiçbir güç demokratik bir toplumu yenemez.” 
 
‘ORTADOĞU’DA DENENMEYEN TEK ŞEY DEMOKRASİDİR’
 
Öcalan’ın perspektif ve düşüncelerinin Ortadoğu için ekmek ve su kadar önemli olduğunu söyleyen Emekçi, Öcalan’ın savunmalarında krizden çıkışın yolunu net bir biçimde ortaya koyduğunu vurguladı. 
 
Ortadoğu’da demokrasi kültürü ve anlayışının egemen kılınması gerektiğini belirten Emekçi, “Sayın Öcalan, onun için bütün çabalarında Türkiye, İran, Irak ve Suriye’ye diyalog çağrısında bulunuyor. Sayın Öcalan, ‘Hegemonyanın bizi böl-çatıştır-yönet oyununu bozalım. Demokratik birliğimizi kurarak bu oyun bozulur ve güçlü ve kalkınmış birer ülke haline geliriz’ çağrısında bulunuyor. Demokratik çözüm evrensel bir çözümdür. Yani bu evrensel çözüm Sayın Öcalan’ın icat ettiği bir şey değil. Sayın Öcalan, uygulanan deneyimlerden yola çıkarak, insanlık tarihindeki deneyimlerden yola çıkarak bu çözümü öneriyor. Ortadoğu’da denenmeyen tek şey demokrasidir. Öcalan bunu savunuyor, bu çizgide mücadele veriyor ve bu çizgi gelişme kaydediyor. Gelişme kaydeden ve geleceği olan çizgi de budur. Eninde sonunda insanlık tarihinde tüm savaşların gelip dayandığı nokta demokratik çözüm ve barıştır” şeklinde konuştu. 
 
MA / Ferhat Çelik
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.