DOLAR 6,7175
EURO 7,2647
ALTIN 348,08
BIST 89.647
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmur

Failinin itiraflarda bulunduğu Kadri Bağdu cinayeti: Polis gözetiminde öldürüldü

28.10.2018
A+
A-

Adana’nın Seyhan ilçesi Şakirpaşa semti Ova mahallesinde 14 Ekim 2014 tarihinde bisikletiyle gazete dağıtımı yaptığı sırada silahlı saldırıya uğrayan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Azadiya Welat Gazetesi çalışanı Kadri Bağdu öldürülmüştü. Dosyası “faili meçhule” bırakılan Bağdu cinayetinin faillerinden Servet Koç’un Bağdu’nun oğlu Ferhat Bağdu’ya gönderdiği video ile cinayeti itiraf etmesinin ardından yeniden gündeme gelen cinayete dair bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütülmedi.

Dosyada 2014 yılından bu yana ortaya çıkan deliller ve isimlerin Servet Koç’un anlattığı isimlerle birebir örtüşmesine rağmen dosya “daimi arama kararı” ile “faili meçhul” bırakılmıştı. Ancak görüntü ile beraber soruşturmanın yeniden başlatılması bekleniyor. Görüntülerin Mezopotamya Ajansı tarafından yayınlanmasının ardından gazeteci Ahmet Kanbal da, Bağdu cinayetine dair 2014 yılından bu yana yaşanan gelişmeleri, ihaleleri bir bir sıraladı.

Kanbal’ın sosyal medya hesabı twitter’dan yaptığı paylaşımlar şöyle;

“Adım adım KADRİ BAĞDU Cinayeti

10 Ekim 2014’te “Allah’a küfrettiği gerekçesi ile Yusuf Güldiren öldürüldü. Failleri Servet Koç, Talip Güler, Ercan Güler, Cumali Güler, Coşkun Yalçın, Murat Bulanık, Barış Tekçe yakalanmadı. Taner Güler Kilis’te yakalandı. Tutuklandı.

Taner Güler cinayeti şöyle anlattı: “10 Ekim 2014 günü Adana İl Merkezinde Kobanê eylemleri yapılıyordu. Güldiren’in öldürülmesinden 2 gün önce Şakirpaşa Mahallesi’nde bulunan iş yerimize zarar verildi. İş yerini akrabalarımıza devrettik.

Fevzipaşa Mahallesi’nde başka bir iş yerimiz vardı. Oraya da zarar verileceği haberi üzerine kardeşlerim Talip ve Ercan Güler ile Amcamın oğlu Cumali Güler çıkıp beyaz bir araba ile iş yerine yakın bir yere gittiler. Yanlarında komşu arkadaşlar da vardı.

Arkalarından biz de eniştem Servet Koç, Kiremithane Mahallesi’nde oturan Selahattin isimli biri, halamın oğlu Barış Tekçe ve Coşkun Yalçın isimli kişiler ile birlikte Hyundai marka arabaya bindiler. Aracı ben kullanıyordum.

Otogar arkasına geldiğimizde Ercan telefonla gelmemize gerek kalmadığını söyleyerek kızıyordu. O sırada aracın yanından geçen Güldiren isimli şahıs arkasındakilere bağırarak yürüyün diyor, Allah’a küfrediyordu.

Eniştem Servet Koç ve Coşkun Yalçın araçtan inerek adamla tartışmaya başladılar. Ben ve diğerleri de araçtan inmişti. Eniştem Servet Koç elindeki tüfekle adamın yüzüne vurunca adam düştü ve eniştem yakın mesafeden ateş etti. Sonra hepimiz arabaya binerek olay yerinden uzaklaştık

2-3 gün Bahçeşehir Mahallesi’nde saklandık. Sonra da aracı da satarak, Talip, Ercan, amcaoğlum Cumali ve ben Suriye’ye geçmek için Antep’e gittik. Ancak onlar Suriye’ye gittiler ben ise geri döndüm”

Tamer Güler, bu ifadesinin ardından Güldiren cinayetine iştirak etmediği gerekçesi ile bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Güldiren cinayetinin ardından 14 Ekim’de Gazeteci Kadri Bağdu öldürüldü. Ocak 2015’te ortaya çıkan tutanakta failler aynı isimlerdi.

Failleri ele veren tutanakta şu ifadeler yer aldı: “Talip Güler ile kayıtlara bakıldığı esnada geçen bir konuşmada kendiliğinden Şakirpaşa Mahallesi’nde meydana gelen Kobanê eylemlerinden o bölgede gazetecilik yaparak, gazete dağıtımı yapan Kadri isimli şahsın sorumlu olduğunu ve Kadri isimli şahsın eylemleri organize ettiğini, bu gazetecinin emniyetçe gözaltına alınması durumunda yaptıklarının öğrenilebileceğini beyan etmesi üzerine,

Kadri isimli şahsın herhangi bir suça karışması durumunda polisçe gözaltına alınabileceğinin ve kendisinin ikametinin talan edilmesi ile ilgili olayın incelenebilmesi için de polis merkezine müracaatı olması durumunda bu konuda gerekli yasal işlemin başlatılabileceği aktarıldı.

Buna rağmen hakkında işlem başlatılmayan Talip Güler de, bir süre sonra sırra kadem bastı. Emniyet ve Savcılık’tan Talip Güler, ağabeyi Ercan Güler, enişteleri Servet Koç, arkadaşları Cumali Güler, Coşkun Yalçın, Murat Bulanık ve Barış Tekçe’nin yakalanması istendi.

Ancak Savcılık ve Emniyet “Suriye’ye kaçtılar” diyerek olayın üstünü kapattı. 27 Temmuz 2015 günü Seyhan’a bağlı Gülbahçe Mahallesi’nde DAİŞ’e dönük yapılan operasyonda “Suriye’ye kaçtılar” yalanı da çöktü. Çünkü operasyonda Ercan Güler de yakalanmıştı ve 10 aydır Adana’daydı.

Skandal bununla son bulmadı. Emniyetin Ercan Güler ve beraberindekileri 30 Eylül günü yani Bağdu’nun öldürülmesinden 14, Güldiren’in öldürülmesinden 10, Ahmet Albay’ın öldürülmesinden 8 gün önce teknik ve fiziki takibe aldığı Emniyetin kayıtlarında ortaya çıktı.

Yani cinayetler işlenirken, tüm bu isimler emniyet tarafından teknik ve fiziki olarak takip ediliyordu. İşlenen 3 cinayete rağmen teknik ve fiziki takibi yapan emniyet cinayetlerin failleri ortaya çıkarmadı. Haziran 2015’te ise Bağdu dosyası faili meçhule bırakıldı.

Cinayetlerin ilk gününden bu yana aynı isimler ile ilgili her defasında şikayetler yapıldı. Deliller ortaya kondu. Ancak Savcılık ve Emniyet Kadri Bağdu cinayetini kapattı. Bugün ise, Servet Koç, gönderdiği videoda cinayeti tüm çıplaklığı ile nasıl işlediklerini bir bir anlattı.

Ahmet Albay cinayeti ise her seferinde PKK’ye yüklenmek istendi. Ancak olayın yine bu isimlerle alakalı olduğunu Ahmet Albay’ın ailesi itiraf etti. 2015’te görüştüğüm Albay’ın oğlu ise, “Biz şer-i hukuka göre halledeceğiz. Kısasa kısas uygulayacağız” dedi. Savcılar ise görmedi.

Şimdi ne oldu da Servet Koç dile geldi. Servet Koç bu görüntüyü 2016’da çekti ancak yeni ortaya çıktı. Peki neden dile geldi. Çünkü haberlerde ve itiraflarda en çok kendisine yüklenildi. İnsan psikolojisine yenik düştü ve itiraf etti…”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.