DOLAR 8,5625
EURO 10,3900
ALTIN 511,18
BIST 1.443
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Gök Gürültülü
İstanbul
22°C
Gök Gürültülü
Çar 23°C
Per 25°C
Cum 26°C
Cts 27°C

‘Faşizmi yıkmanın yolu açlık grevini sahiplenmekten geçer’

29.04.2021
A+
A-

İZMİR – Tecridin toplumun geneline yayıldığını dile getiren siyasi parti temsilcileri, “Faşizmi yıkmanın yolu açlık grevini sahiplenmekten geçer” dedi. 

İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması ve artan hak ihlallerini protesto etmek amacıyla cezaevlerinde 27 Kasım’da süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi başlatıldı. 154’üncü gününde devam eden eylemi Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İzmir İl Yöneticisi Didar Gül ve Yeşiller Sol Partisi İzmir İl Eşsözcüsü Hüseyin Çağlar değerlendirdi.
 
‘EYLEM TECRİDE KARŞI DURUŞTUR’
 
Pandemi sürecinde cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ile birlikte tecridin giderek katmerleştiğini dile getiren Yeşiller ve Sol Partisi İl Eşsözcüsü Hüseyin Çağlar, yaşanan hak ihlallerinin Öcalan üzerinde uygulanan tecridin bir yansıması olduğunu söyledi. Çağlar, eylemin yalnızca cezaevlerindeki duruma değil tüm topluma yayılan tecride karşı duruş olduğunu ifade etti. Yaşam hakkının en temel hak olduğunu belirten Çağlar, siyasi partilerin tavır alması gerektiğinin altını çizerek, bu hakkın korunması için seferber olması gerektiğini söyledi.
 
İktidarın açlık grevine dair sessizliğine değinen Çağlar, iktidarın ancak toplumun sesi yükseldiğinde sessizliğini bozacağına dikkati çekti. Çağlar, infaz yasasında yapılan değişikliğe değinerek, bununla tutukluları ihlallere karşı sessiz kalmaya ittiğini söyledi. 
 
‘TALEPLER BİRLEŞMELİ’
 
Var olan tecrit halinin dışarıda da var olduğunu belirten Çağlar, “Toplumda katmerleşen tecrit cezaevlerinde daha fazla. Bunu böyle görerek sahiplenmek gerekiyor. En küçük hakkın dahi baskılandığı, saldırı ile cevap verildiği bir dönemde toplumsal muhalefetin cevabı yetersiz oluyor. İçeridekilerin dışarıya dair umutları var fakat dışarıda sokak ayağı örgütlenmesinin yetersiz olduğu bir dönemdeyiz ve bunun büyük bir sancısı var” diyerek, toplumsal muhalefeti dayanışmaya davet etti.
 
‘KİTLE HAREKETİNE İHTİYAÇ VAR’
 
ESP İzmir İl yöneticisi Didar Gül ise açlık grevi eyleminin faşizmin zorbalığına karşı atılmış bir adım olduğunu söyledi. Gül, mücadele hattının içeriyle sınırlı kalmayarak dışarıda da bu yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Ülkenin açlık grevi konusunda birçok deneyime sahip olduğunu anımsatan Gül, “Bugün açlık grevleri için bir şey yapmak faşizme karşı mücadele etmeyle eşdeğerdir. Faşizme karşı mücadele etmenin bir diğer yolu da sokaktan geçiyor. Kitleleri harekete geçirmekten geçiyor. Açlık grevleri konusunda korkunç sessizlik var” diyerek, sessizliğin bozulması için kitle hareketlerine ihtiyaç olduğunu belirtti.
 
SAHİPLENME ÇAĞRISI
 
Açlık grevindeki tutukluların taleplerini sahiplenme çağrısı yapan Gül, “Bugün faşizm korkunç bir zorbalıkla bize saldırıyor, katlediyor, tutsak ediyor, susturmaya çalışıyor. Faşizme karşı mücadeleyi büyütmek gerekiyor. Faşizme karşı yeneceğimize olan inancı yitirmeden açlık grevlerini sahiplenmeliyiz. Bu anlamda toplumun bütün kesimine büyük bir sorumluluk düşüyor” dedi. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.