DOLAR 6,0865
EURO 6,8088
ALTIN 250,9
BIST 85.656
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü

FilmAmed Festival Tertip Komitesi’nden Yalçın: Sinema da tecrit altında

09.05.2019
A+
A-
DİYARBAKIR – FilmAmed Belgesel Festivali Tertip Komitesi’nden Welat Yalçın, tecridin yaşamın tamamını olduğu gibi sinemayı da etkilediğini belirterek, düzenledikleri festivalle var olan sorunların çözümü için bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. 
 
7’nci FilmAmed Festivali, Irak, Afganistan ve Suriye’de cinsiyet eşitliği için mücadele yürüten kadınların öykülerinin anlatıldığı “Ez Şoreşim” belgeseliyle başladı. 20’si kadın 42  yönetmenin belgeseli izleyiciyle buluşacak. 12 Mayıs’a kadar devam edecek festivalin tertip komitesinden Welat Yalçın, festivale çağrı yaptı. 
 
Asya, Latin Amerika, Avrupa ve Ortadoğu’nun çeşitli ülkeleriyle dört parça Kürdistan’dan belgesellerin olduğu bir festival düzenlediklerini belirten Yalçın, genel anlamıyla kadın odaklı filmler olduğunu, kadın mücadelesi, ekoloji, mülteci sorunu gibi geniş yelpazede eserlere yer verdiklerini dile getirdi. Yalçın, yaşamın her alanında sorunlar olduğunu ancak sadece sorunları anlatan belgesellerin yanı sıra çözüm odaklı filmlere öncelik verdiklerini söyledi. 
 
‘SİNEMA TOPLUMDAN KOPUK DEĞİLDİR’
 
Sinema ve bununla birlikte kültür-sanat çalışmalarının hiçbiri toplumdan kopuk ele alınabilecek, toplumdan bağımsız yürüyebilecek bir alan olmadığına dikkat çeken Yalçın, açılış konuşmasından gelen konuklara kadar her şeye önemsediklerini belirterek, “Barış anneleri açılışa geldiler. Çocukları cezaevlerine 3 ayı aşkın süredir cezaevinde olan anneler geldiler. Onlar her gün sokakta ve eylemdeler, joplanıyorlar, tacize uğruyorlar. Bu sadece onların bir problemi değil. Biz de bu toplumda yaşıyoruz, bundan bağımsız bireyler değiliz. Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevleri aslında kendi talepleri için başlattıkları bir eylem değil. Toplumun bütün hücrelerine nükseden tecridi kırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Biz festival komitesi olarak da bunu böyle değerlendiriyoruz. Sinema varoluşu itibariyle toplumsal olaylardan uzak durabileceği bir alan değil.  Kendi köklerinden uzaklaşan bir sanatın geri dönüşü pek söz konusu olamaz” dedi. 
 
SİNEMACILAR DA ÖZGÜRCE ÜRETİM YAPAMIYOR
 
Var olan tecridin her alan gibi sinemayı da etkilediğini vurgulayan Yalçın şunları dile getirdi:  “Biz bu toplumla birlikte onların acılarını, mutluluklarını paylaşan ve hisseden insanlarız. Her birimizin bir parça da olsa bu acılarda kendimizi görüyoruz. Bu konuda sinemanın da tecridin çok dışında değil. Geçtiğimiz aylarda mecliste sinemaya ilişkin bir sansür yasası onaylandı. Bu konuda bu tecridin sadece bir kişi ya da Kürtler üzerinden yürütülen bir tecrit değildir. Tüm toplumu etkiliyor. Sinemacılar projelere çağrılmıyor, projeleri Kültür Bakanlığı tarafından engelleniyor, sansür uygulanıyor, destek verilmiyor. Bu anlamda baktığımızda sinemada da tecrit devam ediyor. Bu yüzden biz bu festivalin bileşenleri olarak Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istiyoruz. Eğer toplumsal bir uzlaşı ve barış isteniyorsa derhal bu tecridin kalkması ve avukatlarıyla, ailesiyle görüşmesi önünde engeller kalkmalı. Onun sözlerini toplumun tüm kesimlerine etkisi var ve onun sözlerinin topluma ulaşması elzemdir” diye belirtti. 
 
‘FARKLI SORUNLARIN TARTIŞILDIĞI BİR ZEMİN OLUŞTURUYORUZ’
 
Sinema ve festivallerin amacının kolektivizm yakalamak olduğunu söyleyen Yalçın, bu yakalanamadan bir ürün de açığa çıkamayacağını dile getirerek, “Festivallerin insanları bir araya getirme, farklı sorunları tartışarak çözüm bulma gibi bir amacı vardır. Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, ekolojik tahribat gibi farklı sorunları çözmek için bir zemindir festivaller. Türkiye’nin farklı kentleri ile yurt dışından gelen sinemacılar ve barış anneleri bizim konuklarımız arasında. Onları bu ortak paydada bir araya getirip tartışma zemini yaratmak istedik. Dışarıda 2 insan bir araya gelemiyor, ülke bir polis cumhuriyeti haline gelmiş. İnsanlar özgürce düşüncelerini ifade edemiyor. Bir araya gelme zemini kalmamış. Festivalle insanları bir araya getirip farklı sorunları bir arada çözmek için zemin sunmak istiyoruz. Bu yönüyle festivallerimizin kapsamını geniş tutmaya çalışıyoruz” ifadesinde bulundu. 
 
Geniş bir film seçkilerinin olduğunu dile getiren Yalçın, herkesi festivale katılmaya çağırdı. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.