DOLAR 5,7620
EURO 6,5244
ALTIN 243,3
BIST 99.835
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Parçalı Bulutlu

Gazeteci Arslan: Kürtler, yeni Sykes-Picot’lara karşı mücadele ediyor

14.01.2019
A+
A-

Suriye’den çekilme kararı alan ABD’nin bölgeye “kurtarıcı” rolünde geri dönmek istediğini söyleyen yazarımız ve gazeteci İrfan Aslan, yüz yıllık hatayı düzeltmeye çalışan Kürtlerin, yeni Sykes-Picot’lara karşı mücadele ettiğini vurguladı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Servet Duman‘a konuşan yazarımız Aslan, çekilme kararı almasında ABD için etkili olan nedenlerden birinin Ortadoğu’da sorun olarak gördüğü İran faktörü olduğunu belirtti.

ÇEKİLME KARARI

ABD’nin Lübnan’dan Irak’a uzanan Şii kuşağın baş aktörü olarak gördüğü İran’ın nüfuz kazanmasını istemediğini belirten Aslan, bu yüzden İran’a karşı “müttefik” olarak gördüğü Türkiye ile çalışmak için Kürt güçleri ile olan ilişkileri ikinci plana almayı daha uygun gördüğünü ifade etti.

Diğer önemli faktörün ise, Türkiye’nin Rusya ile olan ilişkisinden duyulan rahatsızlık olduğunu belirten Aslan, “ABD, özelikle Türkiye-Rusya-İran devletlerinin, Astana ve Soçi görüşmelerinden sonra Suriye’de birlikte hareket etme kararına karşı ciddi anlamda rahatsızlık duymaktadır. Ayrıca Türkiye’nin Rusya ile yapmış olduğu S-400 füze ve enerji transit geçiş antlaşmaları da yine önemli faktörler. ABD kongresi, Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400’lerin yerine, Patriot füzelerini Türkiye’ye satma iznini onayladı. Hem Türkiye’yi bu bloktan koparmak hem de İran’a karşı oluşturmak istedikleri blokta yer almasını sağlamaya yönelikti. Buna bağlı olarak ABD’nin KCK’nin üç üst düzey yöneticisine yönelik çıkarmış olduğu tutuklama kararının da bunun bir parçası olduğu anlaşılıyor” dedi.

Aslan, çekilme kararının sonrasında karşılaşılan durumla da anlaşılacağı üzere, ABD’nin kendi içinde mutabık olduğu bir karar olmadığını da işaret etti. Aslan, açığa çıkan tabloda Pentagon’nun tavrının Trump’ın pragmatist ve kısa vadeli planlarına karşı ABD’nin küresel çıkarlarını korumaya yönelik bir refleks olarak öne çıktığını belirtti.

‘KÜRTLERİN TUTUMU BELİRLEYİCİ OLDU’

Sahada yaşanan gelişmeler sonucu Trump’ın çekilme tarihini muğlaklaştırmak zorunda kalmasında ise, Pentagon’daki istifalar ve uluslararası kamuoyunun tepkisinin yanı sıra Kürtlerin tutumunun belirleyici olduğunu dile getiren Aslan, şunları belirtti: “Rojava yönetimi ve YPG yaptıkları açıklamalarda; Kürtlerin kendi haklarının savunmasında ne başkalarının teşvikine ne de başkalarının gücüne dayanmadan kendi öz güçlerine göre hareket ettiklerini belirttiler. Ayrıca politik tutum olarak diyalog ve ittifaklara da kapılarının açık olduğunu tekrardan beyan ettiler. Bununla bağlantılı olarak bazı Arap devletlerinin aracılığıyla Suriye devleti ve Rusya ile çeşitli görüşmeler gerçekleşti. Bunun üzerine ABD’nin taktik hatadan dolayı İran’a daha fazla bir nüfuz alanı açılacağı, Suriye’de doğacak siyasi boşlukluları farklı güçlerin doldurulacağı anlaşıldı.

Bunun üzerine ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ‘Sadece çekilme değil, Başkan’ın ortaya koyduğu diğer tüm unsurlar: Türklerin Kürtleri katletmemelerini sağlamanın önemi Suriye’de dini azınlıkların korunması; tüm bunlar, halen ABD’nin ortaya koyduğu misyonunun parçasıdır’ şeklinde açıklamada bulundu. Bu da ABD’nin yeni tavrı olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Türk devletine Rojava’daki Kürt güçlerine saldırmama karşılığında çekileceğini belirtmesi bu çekilmenin yakın zamanda olmayacağı anlaşılıyor. Tabii tavrı Kürtlerin kendi taleplerine göre hareket etmelerini sağlama taktiği olarak da değerlendirilebilir. Buna bezer açıklamaların devam edeceğini düşünüyorum.”

RUSYA’NIN AMACI

Aslan, Minbiç konusunda Türkiye temaslarda bulunan Rusya’nın bölgeye dair izlediği politikaya da değindi. “Rusya’nın temel amacının Esad yönetimini güçlendirmek ve Kürtleri Suriye’ye dair öngördüğü konsensüse razı etmek olduğunu” söyleyen Aslan, bunun en somut yansımasının Suriye ordusunun Minbiç sınırına konuşlanması olduğunu kaydetti.

‘ABD, KURTARICI ROLÜ OYNAMAK İSTİYOR’

Aslan, bölgeye dair pragmatist bir siyaset tarzı izleyen ABD’nin ise, önce kaos yaratıp, sonrasında kurtarıcı olarak devreye girmeye çalıştığını belirtti. ABD’nin Afganistan ve Irak’a da aynı taktiği kullanarak müdahale ettiğini hatırlatan Aslan, ENKS’ye bağlı Roj Peşmergelerinin dâhil edilmek istendiği yeni bir sınır güvenlik birli kurma planı içerisinde olunduğunu kaydetti.

AKP Hükümeti’nin de, bu güç dengeleri arasında mekik dokuyarak yerel seçimler öncesi Efrîn benzeri bir saldırı hayali kurduğunu dile getiren Aslan, “Seçimler için böyle bir işgale ihtiyaç duyulmakta. Ancak Rusya ve ABD’den vize almadan bir şey yapamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Yakın zamanda SDG’ye bağlı Minbiç Askeri Meclisi ile Rusya askerlerin ortak sınır devriye görüntüleri basına yansımıştı. Her ne kadar böyle bir durum olsa da Türkiye’nin, Rusya devletine sunacağı plan ve tavizlerin durumu değiştirme ihtimali var. Ancak mevcut koşullarda bu düşük bir ihtimal” diye belirtti.

‘KÜRTLERİN ESKİSİ KADAR YENİ SYKES-PİCOT’LARA DA KARŞI’

Aslan, Ortadoğu’da böylesine bir atmosfer varken, Kürtlerin ise Sykes-Picot antlaşmasına atıfta bulunarak yüz yıl önce yapılan bu hatayı düzeltmeye çalıştığını vurguladı.

Kürtlerin eskisi kadar yeni Sykes-Picot’lara da karşı mücadele ettiğini söyleyen Aslan, “Rojava Kürtleri ilk günkü hedeflerinden uzaklaşmadılar. Bu önemli bir durum. Geriye bu hedeflerini hayata geçirmek kalıyor. İllaki Suriye’de kurulacak masaya oturacaklar ancak bu süreci Kürt halkının örgütlü olduğu bütün coğrafyalardaki duyarlılığı ve birlikteliği belirleyecektir. Kürtlerin Rojava’da zamana ihtiyacı var. Bunun koşulu da zorunlu haller dışında savaş seçeneğin dışındaki tercihlere ağırlık vermeleridir. Mevcut siyasi yapıyı daha güçlendirecek bir yeni ruh şarttır. Böylece Kürtlerin büyük emek ve bedeller sonucu hak ettikleri meşruiyeti kazanca dönüştürme imkanı yakalayabilirler” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.