DOLAR 8,4024
EURO 10,1905
ALTIN 503,56
BIST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Sal 22°C
Çar 24°C
Per 24°C
Cum 24°C

Gazeteci Elo: ABD, Suriye’de bıraktığı yerlere geri dönmek isteyecek

09.05.2021
A+
A-
URFA – Kuzey ve Doğu Suriye’deki son siyasi gelişmeleri yorumlayan gazeteci Mustafa Elo, Biden başkanlığındaki ABD’nin bölgede Trump döneminde bırakılan yerlere yeniden girmek isteyeceğini söyledi. 
 
Kovid-19 pandemisi ve seçimler dolayısıyla Ortadoğu’ya dair siyasi, askeri ve iktisadi politikalarını erteleyen ABD’nin yeni başkanı Joe Biden yönetiminde hangi adımları atacağı merak konusu oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Beyaz Saray yetkililerinden oluşan üst düzey bir heyet, 5 Nisan günü Irak’ın başkenti Bağdat’taki temaslarının ardından Hewler’e gitti. Bu temaslarla birlikte yanıtı aranan soruların başında ABD’nin özellikle 10’uncu yılını geride bırakan Suriye iç savaşında nasıl bir politika izleyeceği geliyor.
 
Kuzey ve Doğru Suriye’de uzun zamandır gazetecilik yapan Hawar Haber Ajansı (ANHA) editörü Mustafa Elo, geçtiğimiz haftalarda bölgenin Qamışlo kentinde Esad rejimine bağlı Difa El Weteni ile Özerk Yönetime bağlı İç Güvenlik Güçleri arasındaki çatışmaları, Türkiye’nin operasyonlarla girdiği bölgeleri, İdlib’de yaşananları, ABD’nin bölgeye yönelik politikaları, Suriye rejiminin planladığı seçimleri ve Kürtler arasında süren ulusal birlik çalışmalarına dair sorularımızı yanıtladı.
 
Qamişlo’daki çatışmalar neden yaşandı? Difa El Weteni’nin amacı ne?
 
 
 Cerablus, Ezaz, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’de halk zaman zaman ekonomik çaresizlikten kaynaklı gösteriler yapıyor. Çeteleşme almış başını gidiyor. Hırsızlık, tecavüz, kaçırma olayları her gün artıyor.
 
Qamişlo’da Şam rejimine bağlı Difa El Weteni milisleri ile Kuzey Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri arasında Tay Mahallesi’nde 6 gün süren çatışmaların ardından Difa El Weteni milisleri mahalleden çıkarıldı. Rusya ile Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) arabuluculuğuyla daimi ateşkes sağlandı. Bölgede çatışmaların Difa El Weteni grubunun İç Güvenlik Güçlerine saldırması sonrası başladı. Çatışmalar fiziki olarak bitti, ancak yeniden başlama olasılığı yüksek. 
 
Saldırılar Difa El Weteni’nin İç Güvenlik Güçleri’ne karşı ilk saldırıları değil. Yıllardır hem Hesekê de hem de Qamişlo’da bu kişiler gerginlik çıkarıyor, sivil kaçırıyor, hırsızlık yapıyor. Bu tarz kabul edilmez olaylar bazen saldırıda bulunmalarına kadar yükseliyor. Bir ateşkes yapıldı, ancak İç Güvenlik Güçleri’nin kontrolüne geçen Tay Mahallesi Difa El Weteni güçlerinin noktasına çok yakın. Bu da bir daha çatışmaların çıkabilme ihtimalini yükseltiyor.
Difa El Weteni, 2004 yılında kuruldu. Bu tarih 12 Mart 2004’deki Qamişlo Serhıldanı’nın da tarihi. Bu güç direnişin olduğu bir tarihte Baas Rejimi tarafından milliyetçilik üzerine kuruldu. Bu gücün asıl amacı Kürt düşmanlığı. Temelinde Kürt karşıtı bir nefret var. 
 
Difa El Weteni’yi Şam yönetiminden bağımsız konuşmakta doğru olmaz. Bu güç resmiyette her ne kadar Şam’a bağlı değilse de rejime bağlı olduğu biliniyor. Tıpkı Wagner’in Rusya’ya, Sadat’ın Türkiye’ye bağlı olduğu gibi. Her ne kadar güvenlik şirketi gibi gösterilseler de, bu yapıların devletlere bağlı ve devletin ‘yaramaz çocukları’ gibi çalıştığı herkes tarafından biliniyor. Bu güçler devletlerin işine yaradığı zaman onlara bağlı, işlerine yaramadığı zaman onlara bağlı değiller. Difa El Weteni’nin asıl amacı iç savaş çıkarmak. Uzun yıllardır amacı bu. Amacına ulaşmamasındaki en büyük engel ise halklar. Halklar saldırılar yaşandığı dönemde İç Güvenlik Güçleri’nin yanında yer aldı. 
 
Türkiye’nin, kontrollündeki Suriye Milli Ordusu (SMO) ile girdiği Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında neler yaşanıyor?
 
Türkiye ve himayesindeki SMO adlı paramiliter grupların denetiminde bulunan Cerablus, Ezaz, Bab, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’de demografik yapı değiştiriliyor. Bu politika en fazla Efrîn’de uygulandı. Bölgede Türkiye’ye bağlı kültür merkezleri, din adamları ve Türkçe’nin zorunlu olduğu okulların sayısı her geçen gün artıyor. Asıl amaçlanan bölgenin demografik yapısını kökten değiştirmek ve bu çok farklı şekillerde yapılıyor. Türkiye’nin denetiminde bulunan yerlerde güvenlikten bahsetmek mümkün değil. Cerablus, Ezaz, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’de halk zaman zaman ekonomik çaresizlikten kaynaklı gösteriler yapıyor. Çeteleşme almış başını gidiyor. Hırsızlık, tecavüz, kaçırma olayları her gün artıyor. Türkiye kendisine karşı çıkan halka çeteleri öne sürerek cevap veriyor. Bu bölgede yaşananların asıl kaynağı Türkiye’dir ve halk Türkiye’yi istemiyor. Türkiye’yi destekleyenler de o bölgenin insanları değil. Çoğunluğu başka yerden getirilen ve orada Kürtlerin evlerine yerleştirilen çeteler.
 
Esad rejimi 26 Mayıs’ta Devlet Başkanlığı seçimi yapılacağını açıkladı. Kuzey ve Doğu Suriye’de sandık kurulacak mı, bölge yönetimi seçime nasıl yaklaşıyor?
 
 
Biden’ın 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye’den çekildikleri yerlere ilişkin planı olduğunu düşünüyorum. Ancak Rusya ve Amerika’nın bir anlaşmazlığa düşeceğini göstermiyor, birlikte hareket ederek etkilerini arttıracaklar. 
 
Şam Hükümeti’nin Kuzey Doğu Suriye’yi siyasi olarak tanımama yaklaşımından kaynaklı bölgede sandıkların kurulmama ihtimali yüksek. 2014 yılında yapılan seçimlerde de aynı nedenden kaynaklı sandıklar kurulmadı. Şimdiye kadar Kuzey ve Doğu Suriyeli siyasetçiler tarafından resmi bir açıklama yapılmadı ancak tahminim Şam hükümetinin yaklaşımında bir değişiklik olmazsa 2014 yılında yapılan seçimde gösterilen tavır yine devam edecek.
 
Rusya ve Suriye rejiminin ara ara operasyonlar yaptığı İdlib’deki son durum ne?
 
İdlib’in askeri haritası NATO ile Rusya arasında yaşanan anlaşmazlıklar ile birebir bağlantılı. Ukrayna’da yaşanan bir gelişme direk İdlib’i etkiliyor. İdlib’de küçük çatışmalar hala yaşanıyor. Bu durum NATO, Amerika ve Rusya’nın yeni kararlar almasına kadar devem edecek. İdlib’de şimdiki güncel durumu kimse bozmak istemiyor. Kısa zamanda İdlib’de bir değişikliğin olacağını tahmin etmiyorum. Kısa bir zaman içinde Biden ile Putin arasında bir görüşmenin olacağı konuşuluyor. Şayet görüşmede Suriye konusunda yeni anlaşmalar olursa, İdlib’de bir değişikliğin olması beklenebilir. Aksi taktirde bu güncel durum devam edecek. Zaman zaman çeteler ve Suriye rejimi güçleri arasında karşılıklı çatışmalar olacak, ancak bu büyük bir cephe savaşına dönüşmeyecek.  
 
Biden dönemi ile ABD’nin sahaya hangi başlıklarla inmesini bekliyorsun?
 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD’nin önceki Başkanı Donald Trump arasında Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de, 2018 yılında yapılan görüşmeyi hatırlayın. Suriye ile ilgili Rusya ve Amerika arasında anlaşmalar eskiden beri var. Fırat’ın sınır olduğu doğu ve batı şeklinde Rusya ile ABD arasında bir paylaşım sözkonusu. Biden yönetiminin 2019’da Kuzey ve Doğu Suriye’den çekildikleri yerlere ilişkin planı olduğunu düşünüyorum. Ancak Rusya ve Amerika’nın bir anlaşmazlığa düşeceğini göstermiyor, birlikte hareket ederek etkilerini arttırmaya çalışacaklar. Her zaman Amerika ve Rusya arasında anlaşmazlıklar oluyor, ancak bu hiçbir zaman bir çatışmaya dönüşmüyor, bundan sonra da dönüşeceğini düşünmüyorum. ABD ile Rusya arasında çıkacak olası bir savaşta kazanan taraf Çin olur. Bunun için yeni Biden yönetimi Kuzey ve Doğu Suriye ile Ortadoğu’da Rusya ile karşılıklı birbirlerinin alanlarını daraltmaya, etkilerini arttırmaya çalışacaklar. Ancak anlaşmaları devam edecek. Çıkarları çatışabilir ancak fiziki bir çatışma olmaz. 
 
Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) çatısı altında buluşan bölgedeki Kürt siyasi partileri, Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile ulusal birlik çalışmaları yürüttü. Belli bir seviyeye getirilen birlik çalışmaları neden tıkandı? Bu tıkanıklık aşılıp ulusal birlik sağlanabilecek mi?
 
 
Ulusal birliğin önünde en büyük engel ENKS. Bu politikalarını terk etmedikleri sürece bir birlik olmayacak. ENKS’nin Kürt adına bir derdi yok. Böyle devam ederse ENKS’nin içinde olmadığı bir Kürt birliği olur.  
 
Ulusal birliğin sağlanması için PYNK ile ENKS arasında görüşmeler yapıldı. Görüşmeler boyunca önemli adımlar atıldı, ancak ENKS görüşmeleri tıkadı. ENKS eğitim ve eşbaşkanlık konusunda sorunlar çıkardı. Türkiye’nin eğittiği Roj Peşmergeleri’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye getirilmesi yönünde dayatmaları oluyordu. PYNK ise ulusal birliğin olması için elinden geleni yapsa da, ENKS’nin bu denli bir derdi olmadığı anlaşıldı. Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilen, onu diğer devletlerden ayıran özelliklerin başında kadın odaklı yönetim gelir. Kadınların hayatın her alanında yer almasını sorun yaptılar. Demokratik bir yönetimi reddettiler. Kuzey ve Doğu Suriye’de bir çok halk birlikte yaşıyor, hepsinin dilleri farklı ve şu anda herkes anadilinde eğitim alıyor. ENKS Suriye rejiminin 2011’den önce uyguladığı müfredatın aynen verilmesini istiyor ki, bu tekçiliği dayatmadır. 
 
ENKS Türkiye’nin isteklerini dile getirdi. Ulusal birlikten bahsediyorlardı ama ileri gelenleri İstanbul’da Mevlut Çavuşoğlu ile görüşüyordu. Efrîn’de çetelerin mezarlarını ziyaret etiler. Ulusal birliğin önünde en büyük engel ENKS. Bu politikalarını terk etmedikleri sürece bir birlik olmayacak. ENKS’nin Kürt adına bir derdi yok. Böyle devam ederse ENKS’nin içinde olmadığı bir Kürt birliği olur.  
 
MA / Emrullah Acar

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.