DOLAR 5,7128
EURO 6,3730
ALTIN 260,3
BIST 102.556
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Gazeteci Seda Taşkın’ın karar duruşması yarın

14.05.2019
A+
A-
 
Muş’ta 20 Aralık 2017 tarihinde “Hakkında ciddi ihbar var” denilerek gözaltına alınan ve serbest bırakıldıktan sonra savcılık itirazı üzerine 23 Ocak 2018’de tutuklanan, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Seda Taşkın hakkında 10 Ekim 2018 tarihinde “üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmekten” 4 yıl 2 ay, “örgüt propagandasından” da 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Avukatların İstinaf Mahkemesi’ne yaptığı itiraz sonucunda muhabirimiz Taşkın, tensip ara kararıyla 17 Ocak 2019 tarihinde serbest bırakıldı.
 
‘SUÇ VASFININ DEĞERLENDİRİLMESİ İÇİN YENİDEN GÖRÜLMELİ’
 
Tensip kararıyla bırakılan Taşkın’ın dosyasının yeniden görülmesine karar verilirken, kararda “Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine yapılan incelemede; Sanığın suçunun sübutu, suç vasfının değerlendirilmesi ve diğer hususların takdiri açısından duruşma açılması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı kanunun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlanmasına oy birliği ile karar verildi” denilmişti.
 
SAVCI: YEREL MAHKEME KARARINI YİNELEDİ
 
Erzurum Bölge  Adliye Mahkemesi’nde ilk duruşması 20 Mart tarihinde görülen Taşkın’ın ifadesi alınması ardından İstinaf Cumhuriyet Savcısı mütalaasını açıklayarak, yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştu.
 
‘YEREL MAHKEME AĞIR İHLALİ GÖRMEDİ’
 
Taşkın’ın yarın görülecek mahkemesi öncesi avukatı Ebru Akkal, değerlendirmede bulundu. Soruşturmanın başlangıcından itibaren hukuksuzlukları dile getirdiklerini kaydeden Akkal, “Soruşturma başlangıcına sebep olan ihbar mailinin emniyet görevlileri tarafından atıldığı yönündeki itirazlarımız süreçte de kamuoyunda geniş yer buldu. Yine Seda’nın gözaltına alınma şekli, Seda’yı gözaltına alabilmek için yaratılan gerçek dışı gerekçeler ve gözaltı süresince maruz kaldığı baskı, hukuka aykırılığı dahi aşan tamamen hukuk dışına çıkılmış bir çizgiyi işaret ediyordu” dedi.  
 
Ceza hukukunun en temel ilkelerinden masumiyet karinesi ve “delilden sanığa ulaşma” ilkelerinin de bu yargılamada ihlal edildiğini vurgulayan Akkal, “Yargılama konusunun hem ceza hukuku alanındaki karşılığı hem de Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan hakları ihlal eden boyutu var. Yerel mahkeme ne yazık ki her iki durum açısından da meydana gelen ağır ihlali görmezden geldi ve iddianamenin kopyası niteliği taşıyan bir gerekçe ile Seda’nın cezalandırılmasına karar verdi” ifadelerini kullandı.
 
‘YORUM YOLUYLA SUÇ FİİLİ OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILDI’
 
Dosyada isnat edilen suçların hiçbirinin mevcut olduğuna dair somut tek bir delil olmadığını bu yargılama ile gazetecinin ifade özgürlüğünün yargılandığını söyleyen Akkal, “Öyle ki iddianameye bakıldığında dış dünyaya yansımamış olgular dahi yorum yoluyla suç fiili gibi gösterilmekteydi. Türkiye’de özelde basın ve genelde de tüm yurttaşlar için ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelen yargılamaların gelmiş olduğu vahim noktadan bağımsız düşünülemeyecek bu dosya için de gözetilmesi gereken temel ilke; evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınmış hakların kullanımının keyfi bir biçimde sınırlandırılamayacağı noktasıdır” diye konuştu.
 
‘HUKUKU HATIRLATAN BİR KARAR VERİLMELİ’
 
İstinaf Mahkemesi’nin yerel mahkemenin görmezden geldiği noktaları görmesi gerektiğini vurgulayan Akkal, şunları söyledi: “Seda’nın dosyasında olduğu gibi mesleki materyallerin delil olarak kabul edilmesi, haber alma ve yayma hakkının ihlali anlamına gelen uygulamalar, duruşmaya fiziken katılım, eleştirel ve alternatif habercilik ve haber yayma standartlarının gözetilmemesi gibi başlıklar elbette çoğaltılabilir. Bu anlamda , verilecek kararın tıpkı geçtiğimiz günlerde Ayşe Öğretmen için tesis edilen Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı gibi hukuku hatırlatan bir karar olması gerektiğini düşünüyoruz.”
 
‘HEDEF HALİNE GETİRİLDİM’
 
Gazeteci Taşkın ise, gözaltına alındığı 2017 Aralık ayından bu yana hukuksuz bir süreç yaşadığını vurguladı. Kendisine verilen cezanın tüm muhalif gazetecilere verildiğini dile getiren Taşkın, “Verilen karar tamamen siyasidir. Hukukla uzaktan yakından bir alakası yoktur. Bizler ‘birilerinin’ hoşuna gitmeyen haberler yaptığımız için hedef haline getirildik” dedi.
 
‘SUÇLU OLANLAR BİZLERİ YARGILAYANLARDIR’
 
Gazeteciliğin ahlaki özünden taviz vermeden mesleğini yapmaya çalıştığını vurgulayan Taşkın, şunları söyledi: “Bizlere ‘ya havuz medyası gibi haber yapacaksın, ya da bu mesleği size yaptırmayacağız’ deniliyor. Geçmişten bu yana muhalif gazetecilerin yaşadıklarını çok iyi biliyoruz. Bizleri tutuklayarak, yargılayarak bu mesleği yaptırmak istemeyenlerin şunu bilmesi gerekiyor; gazeteciliğin mekanı, sınırları yoktur. Bizler nerede olursak olalım eğer işlenecek bir hikâye, hukuksuzluk varsa yazmaya devam edeceğiz. Cezaevindeyken de mesleğimi sürdürdüm, çıktığımda da devam ettim. Ve bu mahkemeden ne karar çıkarsa çıksın mesleğimi sürdürmeye devam edeceğim. Bu kadar kıymetli bir mesleği yapıyor olmaktan  onur duyuyorum. Bizleri yargılayanlar bizimle beraber halkın haber hakkını da yargılıyorlar. Ben sadece gazetecilik mesleğimin gereklerini yerine getirdim, içim rahat. Suçlu olmadığımı çok iyi biliyorum. Suçlu olanlar bizleri haksız bir şekilde yargılayanlardır. Ben 15 Mayıs günü yeniden gazeteciliği savunmak için orada olacağım.”
 
‘DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM’
 
Gazeteciliğin suç olmadığını vurgulayan Taşkın, son olarak meslektaşlarına da şu çağrıda bulundu: “Bu karanlık zamanları dayanışmanın verdiği güçle atlatabiliriz. Bu anlamda tüm gazetecilerin ve gazeteci sendikalarının yanımızda olması çok önemlidir. Gazetecilere yönelik bu kadar yoğun saldırı varken, bizlerin yapabileceği en önemli şey bu dayanışma ağını kuvvetli kurup, hep birlikte bunun mücadelesini vermeliyiz.”
 
MA / Berivan Altan
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.