DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 22°C
Per 25°C

Gezi davasında savcı tutukluluğun devamını istedi

25.06.2019
A+
A-
İSTANBUL – Gezi davasında 16 kişinin yargılandığı davada savcı, Kavala ve Aksakoğlu’nun tutukluluk halinin devamını istedi.
 
Gezi Parkı olaylarına ilişkin aralarında iş insanı Osman Kavala’nın da bulunduğu 2’si tutuklu 6’sı firari, 16 kişinin yargılandığı davanın duruşmasına İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda ikinci gününde görülmeye devam ediyor.
 
Mine Özerden’in ardından Anadolu Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanvekili ve Terakki Vakfı Okulları Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Ali Emekçi savunma yaptı. Emekçi, “İddianamede yer alan kişilerden 11 tanesini tanımıyorum. Tanımadığım kişilerle nasıl iddianamedeki suçları birlikte işlediğime dair takdiri size bırakıyorum. Hayatımda ilk defa duyduğum toplantıların ve iddiaların, iddianamede bana ayrılan bölümde yer alarak hakkımda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmesini gayriciddi buluyorum. Değil 312, TCK’nın herhangi bir maddesine dayanılarak yargılanmayı zul olarak kabul ediyorum ve beraatımı talep ediyorum” dedi.
 
‘CEBİR VE ŞİDDET UNSURU YOKTUR’
 
Sanık savunmalarının ardından avukatlar söz aldı. Duruşmada ilk olarak Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar savunma yaptı. Bayraktar, “Biz burada TCK’daki hükümete karşı suçlarla yargılanıyoruz. TCK’nın 312’nci maddesinde düzenlenen bu suçta önemli bir unsur vardır ki bu unsur Gezi eylemlerinde yoktur. Bu unsur cebir ve şiddet unsurudur. İddianameyi düzenleyen savcı Gezi olaylarında meydana gelen 198 adet olayı şiddetsiz eylem olarak niteliyor. Yani savcılık, Gezi olaylarında meydana gelenleri ‘şiddetsiz olay’ olarak nitelemektedir” dedi.
 
Bayraktar, “Gezi direnişini 7 yıl sonra yargılamak teknik hukuk yönünden mümkün değildir. Eylemin bütün sonuçları bitmiştir. Üstelik müvekkil tutuklanmış, 16 ay boyunca suçunun ne olduğunu bilemeden dört duvar arasında kalmıştır” ifadelerini kullandı. 
 
Bayraktar’ın savunmasının ardından mahkeme başkanı, zaman kısıtlılığı nedeniyle bugün yalnızca tutuklu sanıkların avukatlarının beyanlarını alınacağını söyledi.
 
‘HUKUK KATLİAMIDIR’
 
Mahkeme başkanının ardından Avukat Turgut Kazan savunma yaptı. Kazan, müvekkili Aksakoğlu’na yöneltilen en büyük suçlamanın “şiddetsiz eylemler düzenlemek” olduğunu dile getirerek, “Sivil itaatsizlik eylemlerini TCK 312’den yargılamak hukuk katliamıdır” dedi. Dosyadaki telefon tape kayıtlarına değinen Kazan, “Dosya içinde dinleme için gerekli pek çok karar yok. Bir de FETÖ’cü savcıların yaptığı dinleme kayıtları kıymetlendiriliyor” ifadesinde bulundu.
 
12 Mart ve 12 Eylül döneminde de avukatlık yaptığını hatırlatan Kazan, “O dönemde bile böyle uçuk iddianameler görmedim. Bu iddianame akla ziyandır ve büyük bir ayıptır” dedi. Kazan, “İddianamede ‘Erdoğan’ı ve hükümetini yıpratmak’ gibi bir suç var. Bu nasıl bir suç? Bu suçsa ben de Erdoğan’ı yıpratmak istiyorum! Ben şahsen hükümeti yıpratmak istiyorum. Demokrasi zaten bu talebin dile getirilmesidir. Herhalde hükümeti devirmeye çalışanlar hükümetin istifa etmesini istemez, erken seçim istemez” diye konuştu. 
 
‘DAYATMA TEPKİ DOĞURUR’ 
 
Kazan, müvekkili Aksakoğlu’nun elinde tuvalet kağıdı ile ofisine girdiğini, savcılığın ise bunu “örgütsel faaliyet” olarak ele aldığını belirtti. Kazan, “Hukuk hiçbir zaman bu kadar ayaklar altına alınmadı. Dayatma hukukla, demokrasi ile bağdaşmaz. Dayatma tepki doğurur” dedi.
 
Toplu gösteri hakkının ifade özgürlüğünü en etkin kullanma biçimi olduğunu belirten Kazan, “AİHM’de, 2012 – 2016 yılları arasında Türkiye hakkında bu hak ihlal edildiği için 50’ye yakın dava açıldı” dedi. Taksim Dayanışması ve Çarşı taraftar grubu hakkında daha önce beraat kararı verildiğini belirten Kazan, “Bu dosyada ne varsa, Muammer Akkaş’ın hazırlamış olduğu ilk dosyada da o var. Gezi parkı ile ilgili tüm davalarda huzurdaki sanıkların bir kısmı hakkında da beraat kararı verilmiştir. Kararlarda da Gezi parkının meşru bir direniş olduğu dile getirilmiştir” diye konuştu. 
 
TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ
 
Avukat savunmaları ardından duruşma savcısı mütalaa verdi. Savcı mütalaasında Kavala ve Aksakoğlu’nun tutukluluğunun devamını, tutuksuz sanıklar için de adli kontrol hükümlerinin devamını talep etti.
 
Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya yarım saat ara verdi.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.