DOLAR 5,7062
EURO 6,3151
ALTIN 269,4
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sisli

Gezi’nin 6’ncı yılında Taksim’e yürüyenler engellendi

31.05.2019
A+
A-
İSTANBUL – Gezi direnişinin 6’ncı yılında Taksim Meydanı’na yürümek isteyeler, polisler tarafından engellendi. Polis barikatlarının önünde açıklama yapan Taksim Dayanışması, “Gezi umuttur, umut bitmez. Karanlık gider Gezi kalır” dedi.  
 
Taksim Dayanışması, Gezi direnişinin yıldönümünde Taksim’de bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makine Mühendisleri Odası önünde bir araya gelerek, Taksim Meydanı’na yürümek istedi. Gezi’de yaşamını yitirenlerin aileleri, Gezi direnişinde yaşamını yitirenler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sedat Şenoğlu ile yüzlerce kişi yürüyüşe katıldı. Kitle yürüyüşte, “Gezi umuttur, umut bitmez. Karanlık gider Gezi kalır” pankartı açtı. “Gezi Silivri’ye sığmaz”, “Hepimiz Gezi’deydik”, “Gezi’yi savunuyoruz” ve “Gezi yargılanamaz” dövizlerinin taşındığı yürüyüşte, sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Biz Gezi’ciyiz siz gidici”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Gezi umuttur yargılanamaz” ve “Gezi şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı. Karanfillerin taşındığı yürüyüşte, Gezi’de çocuklarını kaybeden aileler yürüyüşün en önünde yürüdü.
 
‘ADALETSİZLİK ÇOK UZUN SÜRMEZ’
 
Kitle, İstiklal Caddesine çıkmak istediği sırada polisin barikatı ile karşılaştı. Sokağı barikatlarla kapatan polisler, kitlenin geçişine izin vermedi. Burada kısa bir konuşma yapan Gezi Dayanışması’ndan Avukat Can Atalay, “Adına beka dediklerini şey için Taksim’e karanfil bırakamayacağımızı söylüyorlar. Türkiye’nin her yeri Gezi’dir her yeri direniş yeridir. Gezi’de çocuklarımızın ölmesini emrini veren polisler ya cezaevinde ya da yurt dışında. Emri verenler hesap vermemiş olabilir, Gezi’de bu ülkenin umudu olanlar burada, direniş bayrağını yükseltiyorlar. Bir ülkede herkes adalet istiyorsa o ülkede adalet yerin dibine batmıştır. Adaletsizlik çok uzun sürmez” dedi.
 
‘GEZİ UMUTTUR’
 
Atalay’ın ardından Taksim Dayanışması adına basın açıklamasını Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen yaptı. “Gezi umuttur, umut bitmez… Karanlık gider Gezi kalır” diyen Köymen, “Taksim Gezi parkında başlayıp 80 ile yayılan, ülkemizin en kitlesel ve en barışçıl hareketinin, Haziran direnişinin; Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in ve Ahmet’in hayatları pahasına öne atıldıkları Gezi’nin üzerinden 6 yıl geçmiş. Biber gazı ve polis şiddeti ile gözlerini kaybeden, büyük bedensel travmalar yaşayan arkadaşlarımızın yeni yeni iyileşip, hayata dönebildikleri koskoca 6 yıl. Ölümlere ve yaralanmalara yol açan polis şiddetinin açılmayan soruşturma dosyalarında, takipsizlik kararlarında, hafifletilen cezalandırmalarında yaşanan büyük adaletsizliklere rağmen; anıları hep taze” diye belirtti. 
 
‘BİR KAÇ OY DAHA FAZLA ALMAK İÇİN…’ 
 
Gezi direnişinin 6’ncı yıl dönümü olduğunu hatırlatan Köymen, “Çok kısa ve çok uzun bir 6 yıl. Berkin’in ömrünün neredeyse yarısı kadar uzun! Ülkemizin yüzlerce yıllık özgürlük ve eşitlik mücadelesi için kısacık bir zaman dilimi… Geçen bu 6 yıl en açık biçimiyle göstermiştir ki, Gezi direnişinde cisimleşen değerlerden ne kadar uzaklaşılıyorsa, ülkemiz o kadar karanlığa gömülüyor. Gezi’nin değerlerinden uzaklaşılan her an ve uzaklaştıran, her tutum ülkedeki loşluğu zifiri karanlığa doğru evriltiyor. Kibir ile özverinin, şatafat ile sefaletin, öfke ile sevginin ülke aynasındaki yansıması büyük bir tezata doğru yol alıyor. Ekonomik kriz; sosyal, siyasal ve kültürel bir krize dönüşürken, ortaya çıkan yoksulluk; işçilerin, emekçilerin en çok da yoksul evlerindeki kadınların sırtına biniyor. Birkaç oy daha fazla almak için hukuku, adaleti, demokrasiyi, hatta vicdanı ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir anlayış, toplumun dokusuna nüfuz etmeye devam ediyor” diye konuştu.
 
‘MÜEBBET HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILMIŞ’ 
 
Ülkenin Gezi direnişinin yaratıcılığından, enerjisinden, duygusundan ne kadar uzaklaşıyorsa o kadar karanlık, dipsiz bir kuyuya doğru yol aldığını sözlerine ekleyen Köymen, “Ölümcül biber gazı fişeklerinin ülkede yarattığı boğucu sisin dağılması için ne yazık ki sadece zamana değil büyük bir mücadeleye de ihtiyaç var. Bencillik, çıkarcılık, güçlüden yana olmak; sömürüye, hukuksuzluğa, adaletsizliğe sessiz kalmak meşru ve olağan hale getirildi. Ülkenin kaynaklarını talan etmek, geleceğine ipotek koymak, üretmemek, paylaşmamak ve talan düzeninden yana olmak doğal bir tutum olarak algılanır oldu. Anayasal haklarını, demokratik ve barışçıl gösteri haklarını kullanan binlerce insanı yargılamak, yüzlercesine ceza vermek yetmemiş olacak ki, daha önce mahkeme kararı ile beraat etmiş olan Taksim Dayanışması’na bir kez daha ve bu defa müebbet hapis istemiyle dava açılmış durumda” ifadelerini kulandı. 
 
‘EMRİ VERENLER GİDER’
 
“Öncesindeki onlarca davada olduğu gibi olmayan suçlar yaratılıp olmayan delillerle cezalandırma hazırlığı yapılıyor” diyen Köymen, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Taksim Dayanışmasını, daha doğrusu bu ülkenin özgürlük umudu Gezi’yi suç kapsamına sokup, bundan sonra hiç kimsenin muhalefet etmeye cüret edememesi murat ediliyor. Oysa herkesin, hepimizin çok iyi bildiği gibi, Gezi umuttur, umut bitmez! Şehir meydanındaki tek parkı AVM’li kışla yapmak isteyen doğa ve kent talancısı zihniyet gider. Sömürüye dayalı sermaye düzeni Kapitalizm gider. Yalancılık, çıkarcılık, riyakarlık gider. Hırsızlık ve uğursuzluk gider. Savaş çığırtkanları gider. Gericilik, mezhepçilik, ırkçılık gider. Kadın düşmanları, Göçmen karşıtları, Homofobikler gider. Fetva veren şeyhler, hacamatçılar ve sülükçüler gider. Karanlık sokaklardaki palalı, sopalı saldırganlar gider. Ankara’nın meydanında, Gülsuyumun, Lice’nin sokaklarında kurşun sıkan katiller gider. Otobanlarda arabaları öldüresiye kullananlar gider. Antakya’nın Armutlu’sunda biber fişekleri ile gençleri öldüren caniler gider. Emirleri uygulayan İçişleri Bakanları, valileri, emniyet müdürleri gider. Ve herkes bilsin ki emri ben verdim diyenler de gider… Ama Gezi kalır! Tüm bu kötülüklerin, şiddetin ve hukuksuzluğun hesabını soracak, yargılanmalarını sağlayacak olan Gezi kalır. Çünkü Gezi umuttur, umut kalır… Dayanışma kalır. Paylaşma kalır, emek kalır.”
 
DAVAYA ÇAĞRI YAPILDI
 
Köymen, taleplerini bir kez daha dillendirmek ve savunmak için herkesi 24-25 Haziran’da Silivri’de görülecek olan Gezi davasına beklediklerini kaydetti. 
 
Açıklama, Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak son buldu.
 
Yapılan açıklamanın ardından kitle, İstiklal Caddesine girmeden, TMMOB binasına yürüyüş halinde geri döndü.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.