DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,44
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 32°C

Göç İzleme Derneği: Milyonlarca mültecinin sorunları işçi sınıfının sorunudur

21.06.2021
A+
A-

İSTANBUL – Türkiye’de 3,5 milyonun üzerinde mülteci olduğunu söyleyen Göç İzleme Derneği Başkanı Kamile Kandal, kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırılan bu milyonlarca mültecinin sorunlarının aynı zamanda işçi sınıfının sorunları olduğunu belirtti.

Göç İzleme Derneği, 20 Haziran Dünya Mülteci Günü nedeniyle İstanbul’da Şişli Cami önünde basın açıklaması düzenledi. “Sınırsız, sömürüsüz nefretsiz bir dünya için göçmen mülteci ve zorla yerinden edilenlerin yanandayız” pankartının açıldığı açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Eşsözcüleri ile DİSK’e bağlı Limter-İş Sendika temsilcileri katıldı.
 
Burada konuşan HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, partilerinin İzmir İl binasına dönük gerçekleştirilen saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ı anarak sözlerine başladı.
 
Gülüm,  “Yerinden, yurdundan, yaşam alanları terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca insanın hakları için buradayız. Kendisi de bir mülteci olan 90’lı yıllarda Kürt halkına karşı yönetilen savaş politikaları sonucu köyünü terk etmek zorunda kaldı Deniz Poyraz. Mardin’den İzmir’e göç etmek zorunda kaldı. Bu ülkede iktidarın azmettiriciliği çerçevesinde iktidarın HDP’yi ve toplumsal muhalefeti hedef göstermesi doğrultusunda Deniz Poyraz arkadaşımız katledildi. Buradan Deniz Poyraz’a sözümüz mücadeleyi bıraktığı yerden devam ettirmek, onun yürüttüğü barış, adalet, eşitlik kimsenin mülteci olmak zorunda kalmadığı bir hayatı kurmak ona sözümüz olsun. Kimsenin yerinden yurdundan edilmediği, barış içinde bir dünya önceliğimiz” dedi.
 
 ‘MÜLTECİLİK TERCİH DEĞİL’
 
Limter-İş Sendikası Genel Başkanı Kamber Saygılı da yine Deniz Poyraz’ı anarak başladığı konuşmasında, göçmenlerin yaşadığı sorunlara değindi. 
 
“Mültecilik ya da göçmenlik bir tercih değil. Kapitalist, emperyalist sistemin bir sonucudur” diyen Saygılı, sözlerine şöyle devam etti: “Kimisi iç, kimisi açlıktan, yoksulluktan ya da faşist iktidarların zorundan kaçmak zorunda olan insanlarımız. Mültecilik işgalciliğini, sömürgeciliğin iç yüzünü gösteren bir durumdur. Mülteciliğe karşı mücadele aynı zamanda mülteci durumunda olan insanlarımızla kardeşçe yaşamak anlamına gelir. Mülteciler bugün siyasal iktidar tarafından bir rant olarak kullanılmaya çalışılıyor. Mülteciler bugün kurtlar sofrasında yem edilmeye çalışılıyor.” 
 
‘MÜLTECİ SORUNU İŞÇİ SINIFININ SORUNU’
 
Göç İzleme Derneği Başkanı Kamile Kandal ise, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon 600 bin kayıtlı Suriyeli mültecinin yanı sıra 330 bin diğer ülkelerden gelen mültecilerin bulunduğunu ifade etti. Kandal, “İster çalışmak için, ister yaşamak için, ister güvenlik amaçlı ister Avrupa’ya geçiş amaçlı olsun, son yıllarda en fazla göç alan ve binlerce milyonlarca mültecinin, sığınmacının geldiği yer haline gelmiştir bu coğrafya. Kayıtsız kalamayacağımız kadar çoğaldığını görüyoruz. Van, İran ve Afganistan üzerinden göç alırken; Hatay, Antep, Urfa, Suriye’den göç almakta. Bu da çok fazla emek sömürüsü, çok fazla iş ve yaşam güvencesizliği, çok fazla kayıt dışı çalışma demek. Kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırılan milyonlarca mültecinin sorunları işçi sınıfının sorunlarıdır” diye belirtti. 
 
‘ÇALIŞMALARIMIZIN ÖZNELERİDİR’
 
Ekonomik yoksulluk, hukuki hak kaybı, ekolojik yıkım, ülkelerin iç ve dış politik koşulları, dinsel, etnik, kültürel ya da cinsen tercihleri sebebiyle zorlu göç ettirilmiş tüm insanların çalışmalarının özneleri olduğuna vurgu yapan Kandal, “Dünyanın neresinde olursa olsun evrensel insan haklarının en temel konularının başında gelen yaşama ve barınma hakkını kullanamayan, kullanma talebi nedeniyle baskı ve zulme maruz kalanların mücadelesine omuz verip öncülük yapmayı öncelikli vasfımız olduğunu bilerek bu yol üzerinde yürüyeceğimizi belirtmek yerinde olur” şeklinde konuştu. 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.