DOLAR 8,1698
EURO 9,7149
ALTIN 452,94
BIST 1.376
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Çok Bulutlu
İstanbul
16°C
Çok Bulutlu
Çar 17°C
Per 15°C
Cum 13°C
Cts 14°C

Grevdeki tutuklunun babası: Tecrit kalkmadan sorun çözülmez

20.03.2021
A+
A-

ANKARA – İzmir Şakran Yüksek Kapalı Cezaevi’nde oğlu açlık grevinde olan Hüseyin Şahin, “Kürt sorununun çözümü için İmralı’daki tecridin kaldırılması şart” dedi.  

İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması ve artan hak ihlallerini protesto etmek amacıyla cezaevlerinde 27 Kasım’da başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevleri 114’üncü gününde devam ediyor. Haymana’da yaşayan ve oğlu İzmir Şakran Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Hüseyin Şahin, oğlu nezdinde cezaevindeki tutukluların yaşadığı hak ihlallerini ve tecride dair konuştu.
 
DAHA ÖNCE DE AÇLIK GREVİNDEYDİ
 
2014 yılında tutuklanan oğlu Serkan Şahin’in daha önceki yıllarda da açlık grevlerine katıldığını anlatan Şahin, “Oğlum 3’üncü defa açlık grevinde. İlki yaklaşık 60 gün açlık gün, ikincisinde Kasım 2018’deki Leyla Güven’in de katıldığı açlık grevlerinde 160 gün kadar açlık grevinde kaldı. İkinci açlık grevi çok uzun sürdü. Grevden sonra ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Bizler de güçle bir şekilde ses getirmemiz, alanlara çıkmamız gerekiyor” dedi.
 
Şahin, “Cezaevinde olanlara destek olmak için örgütlü olarak destek olmalıyız. Beslenme konusu çok önemli ama her şey yasak diye içeriye bir şey alınmıyor. Geçenlerde bir battaniye gönderdim ‘yasak’ diyerek geri gönderdiler” diye konuştu.  
 
SALGIN TECRİDİN BAHANESİ OLDU
 
Şahin, pandemi gerekçesiyle cezaevlerindeki yakınlarıyla düzenli iletişimi sağlayamadıklarını belirtti. Şahin, şöyle anlattı: “Açık görüş yok, sadece telefonla konuşabiliyoruz. İçerden sağlıklı bir haber alamıyoruz. Telefonları dinlendiği için her şeyi söyleyemiyorlar. Mesela hasta olduklarında revire çıkamıyorlar. Salgından dolayı korkuları da var ve bu yüzden tedavi dahi olamıyorlar. Salgını bahane edilerek, cezaevlerinde tam bir tecrit yaşıyorlar. Baskı olduğu için çocuğumuza zarar gelmesin diye; ceza üstüne ceza alırlar diye bir şey de soramıyoruz. Sadece ‘Nasılsın?’, ‘İyi misin?’ gibi şeyler sorabiliyoruz. İyi olmasa bile ‘İyiyim’ diyor. Hasta tutsaklar var cezaevlerinde tedavi olamıyorlar. Benim oğlumun da bir zom hastalığı olduğu için vücudunda yaralar çıkıyor.”
 
‘TECRİT KALDIRILMADAN ÇÖZÜLEMEZ’
 
Kürt sorununun çözümü için İmralı’daki tecridin kaldırılması gerektiğinin altını çizen Şahin, “Öcalan olmadan bu sorun çözülemez. Kürt sorununun çözümü için illaki tecrit kaldırılmalıdır. Onunla görüş yapılmalı ve bu görüş doğrultusunda çözüm sağlanmalı. Tecrit kaldırılmasa çözüm olamaz. Bu kandırmacalarla bir yere varılamaz. Önce tecrit kaldırılmalı sonra da Öcalan’la görüşme yapılmalı. Devletin muhatabı Öcalan’dır” dedi.
 
Devletin baskısıyla bugün birçok vekilin ve yöneticinin cezaevlerinde olduğunu hatırlatan Şahin, “Cezaevlerinde 10 binin üzerinde siyasi tutsak var. Yalan beyanlarla insanları içeri atıyorlar. Böyle bir şey olamaz. Lafa gelince Kürt kardeşleri oluyoruz ama eğer ben görüşümü söyleyemiyorsam böyle kardeşlik olmaz” şeklinde ifade etti.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.