DOLAR 6,8669
EURO 7,7560
ALTIN 398,86
BIST 8,6655
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Gülser Yıldırım’ın literatürde olmayan bir gerekçe ile tutukluluğu devam ettiriliyor

25.12.2018
A+
A-

Avukat Erdal Kuzu, 2 yılı aşkın bir süredir tutuklu bulunan HDP eski milletvekili Gülser Yıldırım davasının son duruşmasında tutukluluğa gerekçe olarak gösterilen Güncel İnfaz Kanunu’nun, İnfaz Hakimliği’nin sorumluluk alanına girdiğini belirterek, “Literatürde karşılığı olan bir şey değil” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin önceki dönem Milletvekili Gülser Yıldırım’a verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi tarafından bozulmasının ardından yargılama yeniden görülüyor. Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından şimdiye kadar 3 celsesi görülen davanın bir sonraki duruşması 8 Şubat 2019 tarihinde.Tutuksuz yargılanması yönünde yapılan taleplerin ret edildiği duruşmalarda, Yıldırım’ın tutukluluğuna ise her seferinde, “Üzerine atılı suçlamanın mahiyeti ve dosyadaki delil durumu” gerekçesi gösterildi.

Ancak, davanın son görülen duruşmasında tutukluluk gerekçesine, “Güncel İnfaz Kanunu dikkate alındığında” ifadesinin eklenmesi dikkat çekti.

‘MAHKEME KENDİNİ İNFAZ HAKİMLİĞİ’NİN YERİNE KOYDU’

Söz konusu tutukluluğa gerekçe gösterilen ifadeyi Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal‘a değerlendiren Yıldırım’ın avukatlarından Erdal Kuzu, İnfaz Hakimliği’nin sorumluluk alanına giren Güncel İnfaz Kanunu’nun, herhangi bir yargılama sonucunda hakkında verilen hükmün Yargıtay veya İstinaf Mahkemesi tarafından onanan kişilerle ilgili olduğunu aktardı.

Güncel İnfaz Kanunu’nun herhangi bir hukuksal karşılığı olmadığını söyleyen Kuzu, “Literatürde karşılığı olan bir şey değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) tutukluluk halinin devamına karar verilmesinde nelerin gerekçe olacağı belirtilmiştir. Ancak bu gerekçeler arasında Güncel İnfaz Kanunu yok. Mahkeme, CMK’ye göre Gülser Yıldırım’ın tutuklanmasını gerektirecek bir neden bulamadığından dolayı çok komik ve mizah niteliğinde bir gerekçe göstermiştir. Bu açıkça müvekkilimizin cezalandırılması üzerine kurgulanmış bir dava ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu, hakimin yargılamayı yapan mahkeme heyeti kimliğini bir kenarı bırakarak, kendisini İnfaz Hakimliği’nin yerine koyduğunun açık bir kanıtıdır” dedi.

‘ÇOKTAN TAHLİYE KARARI VERİLMELİYDİ’

Yıldırım’ın yargılandığı davayı, “Kürt seçilmişlerin yargılandığı tipik davalardan bir tanesi” şeklinde yorumlayan Kuzu, 2 yılı aşkın bir tutukluluk süresinin mevcut olduğunu ve yasal prosedüre göre müvekkili hakkında çoktan tahliye kararı verilmiş olması gerektiğine vurgu yaptı. Kuzu, “Ancak siyasal iktidarın etkisi ile oluşturulmuş ve yasada yazılı olmayan üretilmiş yeni gerekçelerle tutukluluk halinin devamına karar veriliyor. Her celsede de tutukluluk için yeni yeni yöntemler ve hukuksal gerekçeler üretilmektedir. Son yargılamada tutukluluk halinin açık bir şekilde infaza dönüştüğünü belgeleri ile ortaya koymuş olmamıza rağmen, Güncel İnfaz Kanunu gerekçe gösterilerek tutukluluk halinin devamına karar verildi” diye konuştu.

‘ÖZEL YARGISAL YÖNTEMLER KULLANILMAKTA’

Söz konusu yargılamanın mevcut siyasi iktidarın Kürtlere ve siyasetçilerine dönük politikalarından bağımsız ele alınmayacağının altını çizen Kuzu, şu değerlendirmede bulundu: “Seçilmiş Kürt siyasetçilerin yargılandığı davalarda özel yargısal yöntemler kullanılmakta. Bu yöntemlerin siyasal iktidarın istemlerine aykırı olduğunu söylemek mümkün değil. Bizatihi onların istekleri doğrultusunda uygulandığını düşünmekteyiz. Bu tür yargılamalarla bütün evrensel insan hakları ihlal edilmekte. Bu ihlaller sistematik hale getirilerek devam etmektedir. Bununla birlikte bu davaların konjonktürel davalar olduğu önümüzdeki süreçte daha net anlaşılacaktır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.