DOLAR 8,7076
EURO 10,4094
ALTIN 497,76
BIST 1.411
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
28°C
Sağanak Yağışlı
Cts 29°C
Paz 30°C
Pts 29°C
Sal 29°C

Güven’den Şenyaşar’a Anneler Günü mektubu

08.05.2021
A+
A-

DİYARBAKIR – Tutuklu DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, “adalet” nöbetinin 61’inci gününde olan Emine Şenyaşar’a Anneler Günü dolayasıyla gönderdiği mektupta, tüm annelere onurlu bir barış sözü verdi.

Elazığ Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari eski Milletvekili Leyla Güven, kızı Sabiha Temizkan aracılığıyla gönderdiği mektupta, AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu 2018 yılında eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar’ın Anneler Günü’nü kutladı. 
 
Jinnews’te yer alan mektup şöyle: 
 
“Yüreği cesur Ana,
 
Suruç ovasının narçiçekleri ile bezeli topraklarında doğurmuştun çocuklarını. Bin bir emekle büyütüp ‘onların ayağına değecek taş benim gözüme değsin’ derdin her zaman. Bir gün evlatlarının tabutlarının yan yana dizileceğini asla düşünemezdin. Çünkü bu yaşamın da ölümün de doğal akışına aykırı düşen bir acıydı. Oysa sen onları Nemrut’un zulmüne karşı direnen İbrahim’in hikayesiyle büyüttün. Onların öz değerleri ile büyümesini insani olmanın temel bilinci ile sağladın. Dinen de ahlaken de aslını inkar eden haramzadedir denilir. Ve işte aslını inkar edenler kıydılar senin sevdiklerine. Ateşe atanların zihniyeti ile linç edenlerin zihniyeti aynıdır.
 
Emine anne. Sana yazmak istediğimde bir kez daha anladım ki senin acını tarif edecek söz bulmak imkansız. Cizreli Mehmet Tunç ve Orhan Tunç’un annesi Esmer anne iki oğlunun tabutlarının arasında durup her bir elini bir tabutun üzerine koyarak seslenmişti bu zulmü uygulayanlara. Sakine (Arat) anne 5 evladının acısını yüreğinin derinliklerinde hep canlı tutarak devam etti mücadelesine. Senin de evlatlarından ikisini mezara birini cezaevine gönderirken çektiğin acının tarifini yapmak olanaksız olsa da yaşadığın sürece sana güç verecek olanın yine bu acı olduğunu söylemek de yanlış olmaz maalesef. Hani bir kabus görürsün, bir kuyunun dibindesin, bağırıyorsun, çağırıyorsun ama hiç kimse sesini duymuyor. Kan ter içinde uyandığında attığın çığlıkları senden başkasının duymasını, hissetmesini beklemiyorsun ama senin sesini, yürek yakan havarını herkes duyuyor. Duymadığını söyleyenler acını inkar edenlerdir. Senin adalet arayışın kutsal ve meşrudur. Çünkü sen insanlığın doğuşuna tanıklık etmiş, kadim bir coğrafyanın inkarı için çabalayanların hedefi haline gelmekten çekinmeden tüm varlığınla bir mücadele veriyorsun. Dün “7 Ermeni öldüren cennete gider” diyenlerin bugün de “En iyi Kürt ölü Kürt” anlayışıyla öldürdükleri Kürtlere “zaten teröristti” diyebiliyorlar. Bu fütursuzluk, bu aymazlık ondandır. Bu ülkede Kürdü öldürmenin cezasının olmadığını çok iyi biliyoruz. Emin ol Emine Anne, Uğur Kaymaz’ın, Ceylan Önkol’un Şerzan Kurt’un, Medeni Yıldırım’ın ve daha binlerce evladını toprağa veren annenin acısı seninkiyle aynıdır. Eğer hiçbirinin faili yargılanmıyorsa bu muktedirler tarafından tercih edilen bir yöntem olduğundandır. Katliamcı zihniyet cesaretini buradan alıyor.
 
Bugünlerde annelerin ağlamasına en çok sebep olanlar hamasi nutuklarla Anneler Günü mesajları verecekler. “Anneler başımızın tacıdır”, “Cennet anaların ayaklarının altındadır” diyerek annelerin duygularını suistimal edecekler. En çok da biz biliyoruz ki kapitalist modernitenin topluma sunduğu özel günler acıların tazelenmesi dışında bir işleve sahip değil. Biz yıllardır diyoruz ki annelere vereceğiniz en güzel hediye, barış, huzur, istikrar ve özgür bir yaşamdır.
 
Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri’nin karşısına Diyarbakır Anneleri’ni çıkartarak bu sorunu çözemezsiniz. Annelerin acılarını yarıştırmaktan vazgeçin. Cumartesi Anneleri ile Barış Anneleri’nin talepleri karşılanmadığı sürece, sahte Anneler Günü mesajları bizim için hiçbir anlam ifade etmeyecektir.
 
Sen yüreğini ferah tut fedakar Emine Ana, bu günler de geçer elbet. Sizin evlatlarınıza kıyanlar mutlaka ama mutlaka hesap verecekler. Sen de biliyorsun ki tarihten günümüze hiçbir hakikat karanlıkta kalmamıştır. Çünkü hakikat güneş gibidir, illa ki doğar. Sana ve bütün annelere sözümüzdür, içeride ve dışarıda, yaşamın her alanında sizlere layık olacak kalıcı ve onurlu bir barışı getireceğiz.
 
Emine Anne, ben Elazığ Cezaevi’nde bulunan arkadaşlarım adına senin acılı yüreğinden öpüyor, saygılarımı sunuyorum.”
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.