DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

Hakkari’de ot biçme zamanı

30.06.2019
A+
A-
HAKKARİ – Havaların ısınmaya başladığı Hakkari’de yurttaşlar kış hazırlığı için ot biçimeye başladı. Yağışların azlığından verimin düşmesinden kaynaklı kışın hayvancılık yapanların zorlanabileceği belirtiliyor.
 
Hakkari bölgesinde yaşayan köylüler yazın gelişiyle birlikte köylerde ot biçmeye başladı. Köylerde yaşayanların yanı sıra Hakkari ve Van’da kent merkezinde yaşayanlar da köylerine gelerek ot biçimine başladı. 
 
KIŞA HAZIRLIK ŞİMDİDEN BAŞLADI
 
Özellikle yağışların zayıf olduğu bölgede geçen yıllara göre otlak ve meralarda yetişen otlar bu sene oldukça az. Ot biçen köylüler hayvan besiciliği yapanlar açısından önümüzdeki kışın çok sıkıntılı bir dönem olacağına dikkat çekti. Hakkari merkeze bağlı Lêwin mıntıkasında bulunan Kaval (Qewal) köyünde ikamet edenler, tarlalarındaki otların bir kısmını biçerlerle bir kısmını da tırpanla biçiyor.  Köylüler otlarını biçerken köydeki gençlerde büyüklerinin biçtiği otları dirgen (şine) yardımı ile toplayıp kurumaya bırakıyor. Otların birkaç gün güneşte tutulmasının ardından köylüler kolektif bir şekilde otları bağ haline getirip kış için istifliyor. 
 
‘1990’LI YILLARDA KÖYLERİMİZDEN KOPARILDIK’
 
Hakkari merkezde ikamet eden ve Kaval (Qewal) köyünde arazileri bulunan Süleyman Kanat, ailesiyle birlikte köye gelerek tarlalarındaki otları biçmeye başladı. Köylerinin verimli olduğunu ancak devlet tarafından yürütülen politikalar sonucunda buraya pek gelemediklerini dile getiren Kanat, bu nedenle sürekli bir ekonomik sıkıntı içinde olduklarını ifade etti. Kanat, “Bizler 90’lı yıllarda köylerden koparıldık ve kent merkezinde yaşamak zorunda bırakıldık. Ama daha sonra köylerimize dönme şansı bulunca bizlerde zaman zaman köylerimize dönüyoruz. Bu yılda baharın gelişiyle birlikte köydeki arazilerimizdeki otlarımızı biçmek için geldik” diye konuştu. 
 
TOP ATIŞLARI YAŞAMI SINIRLIYOR
 
Köylerin bulunduğu yerlerde büyük dere yataklarının olduğunu ancak bundan faydalanamadıklarını söyleyen Kanat, mevcut derelerden meralarına su götürebilme imkanları olması halinde otlarının daha gür çıkabileceğini söyledi. Bölgenin en stratejik yerlerinde karakolların olduğunu ve bu yüzden de köyden çıkmaya korktuklarını belirten Kanat, “Gördüğünüz gibi köyün karşısındaki tepede Meskan Karakolu bulunmaktadır. Bizler bu yüzden köyden çıkmaya korkuyoruz. Çünkü bu karakoldan zaman zaman arkamızdaki Kato dağına top atışları yapılıyor. O dağın yamaçlarında bizlerin meraları var. Ve birçok alan bizim ot biçtiğimiz yerlerdi. Ancak maalesef bu nedenden dolayı buralara artık gidemiyoruz” ifadesinde bulundu.
 
Devletin insanları açlıkla terbiye etmeye çalışma gibi bir politikasının olduğunu söyleyen Kanat, önceden köy civarında çıkan Karî, Rêvas (Işkın), Hegedan, Mendê, Siyabo, Bîk, Catirk gibi otları toplayarak hem tükettiklerini hem de satışını yaptıklarını ancak karakolun izin vermesinden dolayı buna izin verilmediğini ifade etti.  
 
‘DEVLETE MUHTAÇ KÖYLÜ YARATILIYOR’
 
Kanat şöyle devam etti: “Yani anlayacağınız devlet politikası öyle bir hale getirildi ki köyde bile barınamayacak duruma geldik. Bizlere imkan sağlansaydı, bu köylerde her nebat yetişiyor ve bizler bunu yapabilirdik. Babalarımız ve atalarımız yüz yıllarca buralarda yaşadılar. Bunlar devletten maaş mı alıyorlardı? Hayır. Onlar bu tarlaları sürüp, ekip biçtiler. Ve çok da güzel yaşadılar. Bugün bize sunulan yaşamda; ‘İŞKUR önünde aylarca bekleyip acaba adım çıkacak mı ve birkaç aylığına bir iş imkanı bulacak mıyım?’ Benim 8 nüfusum var. İŞKUR’un bana birkaç aylığına vereceği iki bin lirayla bir yıl nasıl geçineyim? Neden kendimize yetebiliyorken devlet bizlere bu imkanları sağlamıyor?” 
 
MA / Hamza Gündüz

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.