Hakkımızda

KARANLIKTAN AYDINLIĞA BİR MANŞET…

Türkiye’de, her alanda olduğu gibi gazetecilik alanında da karanlık bir dönem yaşanıyor. Yüzlerce meslektaşımız, halkın haber alma hakkı çerçevesinde hakikatin yanında oldukları için cezaevlerinde. Dünya’da en fazla gazetecinin tutuklu bulunduğu ülke Türkiye… Basın özgürlüğünün geldiği nokta, ülkenin uçurumun kenarında olduğunun kanıtı niteliğinde.

Ve bizler… Bizler de yıllarca sokaklarda, alanlarda tek işi gazetecilik olan muhabirler olarak; tutuklanma ve baskılara karşı ülkeyi terk etmek zorunda kalan gazeteciler olarak yola çıktık. Bu karanlık tabloya bir mum yakmak, gazetecilik mesleğini yapmaktan alıkonulan meslektaşlarımıza omuz vermek, diasporada yaşamak zorunda bırakılan gazetecilerle dayanışmak için yola çıktık.

Her daim susturulmaya çalışılan, hapse atılan, sürgüne zorlanan bizleri yine susturamasınlar diye, işte yine birlikteyiz. Her zaman bir yolunu bulup doğruları yazmaya devam ettik. İçerde ve dışarda yürütülen savaş politikalarına, ötekileştirmelere, asimilasyona, yok saymaya, doğanın talanına, kadının tutsak edilmiş hayatına, çocukların karartılan geleceğine, işçinin-emekçinin çalınan alın terine karşı sessiz kalmadık, bundan sonra da kalmayacağız.

Yeri geldi işsiz kaldık, yeri geldi kendimizi ifade edecek mecra bulamadık ama biz gerçeğin peşinde olmayı her zaman başardık. Gazete yoksa internete, internet yoksa duvarlara yazdık ama asla pes etmedik. Çünkü biz gazeteciliği maddi kaygılarla ya da bir yerlere yaranmak için değil, kamu yararına ve halkın haber alma hakkına ulaşması için yaptık.

Türkiye medyasının tamamen tekelleştiği ve muhalif basına nefes aldırılmadığı bir dönemde mücadeleye omuz vermek istiyoruz. “Biz varız ve var olmaya devam edeceğiz” diyerek manşetlerimizi özgürce atmak istiyoruz. Basın etiği ve ilkeleri dışında hiçbir baskı ve denetim mekanizmasına bağlı olmadan gazetecilik yapmayı önümüze koyduk ve bu inançla hareket ediyoruz.

Bizler, medyanın büyük karteller aracılığı ile tekelleştirilmek istenmesine karşı, bizden öncekiler gibi halkların çıkarını gözetmeye devam edeceğiz. Ötekinin, hor görülenin, haksızlığa uğrayanın, zulme maruz kalanın sesi olmayı sürdüreceğiz.

Tarafsız değil, doğrudan taraf olmak, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak temel ilkesi ile haberciliği esas aldık. Gazetecilik temel ilkelerinden taviz vermeden, halkın haber alma hakkını koruyarak, kimseden icazet almadan, toplumun sesinin daha gür çıkmasını amaç edinerek geliyoruz…

Kendimize Robin Hood’lar demediğimiz gibi kurtarıcılarınız da değiliz. Sadece bir gerçeği bile karanlıktan çıkarıp size ulaştırabilmeyi başarırsak, özgür geleceğe birlikte bir adım daha yaklaşacağımıza inanıyoruz.

Bu temelde; sizleri de aramıza bekliyoruz. “Karanlıktan aydınlığa bir manşet” sloganı ile çıktığımız bu yolda; kamu yararını ilke edinen herkes haber gönderebilir, haber önerebilir, muhabir veya yazar olabilir.

Dirençle…
Umutla…
Dayanışmayla…